This Wednesday, my walk was a little different because I did most of it at the gym. I usually enjoy walking outside and taking photos of the streets, trees, flowers, and cats around me. But walking on the treadmill also has a special place in my fitness routine. This time, I walked for almost forty minutes. Seeing the time, distance, and calories on the screen keeps me motivated. Every minute feels like a small step toward becoming stronger and healthier.
Bu çarşamba yürüyüşüm biraz farklıydı çünkü yürüyüşümün büyük kısmını spor salonunda yaptım. Genellikle dışarıda yürümeyi ve sokakların, ağaçların, çiçeklerin ve etrafımdaki kedilerin fotoğraflarını çekmeyi seviyorum. Fakat koşu bandında yürümek de spor rutinimde özel bir yere sahip. Bu kez yaklaşık kırk dakika yürüdüm. Ekranda süreyi, mesafeyi ve yaktığım kalorileri görmek beni motive ediyor. Her dakika, daha güçlü ve daha sağlıklı olmaya doğru attığım küçük bir adım gibi geliyor.
While walking, I slowly increase the incline of the treadmill. Walking uphill is much harder than walking on a flat surface, but it also helps me burn more calories. When the incline becomes higher, my legs start to feel tired, and sometimes I want to slow down. Still, I try to continue for a little longer. When I finish, I feel proud because I know I did not stop when it became difficult. Watching the number of burned calories rise on the screen gives me extra energy.
Yürürken koşu bandının eğimini yavaş yavaş artırıyorum. Yokuş yukarı yürümek düz bir zeminde yürümekten çok daha zor fakat daha fazla kalori yakmama da yardımcı oluyor. Eğim yükseldiğinde bacaklarım yorulmaya başlıyor ve bazen hızımı azaltmak istiyorum. Yine de biraz daha devam etmeye çalışıyorum. Bitirdiğimde kendimle gurur duyuyorum çünkü zorlaştığı anda bırakmadığımı biliyorum. Ekranda yakılan kalori miktarının arttığını görmek bana ekstra enerji veriyor.
This also changes the way I think about food during the day. When I want to eat something unhealthy, I remember the difficult minutes on the treadmill. I think about the hill I climbed, the calories I burned, and how tired I felt while doing it. Of course, I do not want to stop enjoying food, but exercise helps me make more careful choices. It reminds me that every choice is part of the same journey. Sometimes remembering the hard workout is enough to help me say no to something I do not really need.
Bu durum gün içinde yemekler hakkında düşünme şeklimi de değiştiriyor. Sağlıksız bir şey yemek istediğimde koşu bandındaki zor dakikaları hatırlıyorum. Çıktığım yokuşu, yaktığım kalorileri ve spor yaparken ne kadar yorulduğumu düşünüyorum. Elbette yemeklerden keyif almayı bırakmak istemiyorum fakat spor yapmak daha dikkatli seçimler yapmama yardımcı oluyor. Her seçimin aynı yolculuğun bir parçası olduğunu bana hatırlatıyor. Bazen o zor antrenmanı hatırlamak, aslında ihtiyacım olmayan bir yiyeceğe hayır demem için yeterli oluyor.
My total time at the gym is about one and a half hours. After forty minutes of cardio, I continue with exercises for my arms and legs. Then I do some abdominal exercises. I am still working on becoming stronger, so some movements are difficult for me. But I can already feel a difference compared with my first weeks. I can continue longer, and I do not become tired as quickly as before. Progress does not always happen very fast, but small changes are still very important.
Spor salonunda toplam geçirdiğim süre yaklaşık bir buçuk saat. Kırk dakikalık kardiyodan sonra kol ve bacak hareketleriyle devam ediyorum. Daha sonra da mekik ve karın egzersizleri yapıyorum. Hâlâ güçlenmeye çalıştığım için bazı hareketler benim için zor olabiliyor. Fakat ilk haftalarımla karşılaştırdığımda şimdiden fark hissedebiliyorum. Daha uzun süre devam edebiliyorum ve eskisi kadar çabuk yorulmuyorum. Gelişim her zaman çok hızlı gerçekleşmiyor ama küçük değişimler de çok önemli.
At the end of my workout, I jump rope for ten minutes. Jumping rope is one of the exercises that makes me feel very active and energetic. It is tiring, but it also feels fun. Sometimes I need to stop for a few seconds, take a breath, and start again. I try not to think only about doing everything perfectly. My main goal is to keep moving. When those ten minutes are over, I feel that I have truly completed my workout.
Antrenmanımın sonunda on dakika ip atlıyorum. İp atlamak beni çok hareketli ve enerjik hissettiren egzersizlerden biri. Yorucu ama aynı zamanda eğlenceli geliyor. Bazen birkaç saniye durup nefes almam ve yeniden başlamam gerekiyor. Her şeyi kusursuz yapmaya odaklanmamaya çalışıyorum. Benim asıl hedefim hareket etmeye devam etmek. O on dakika bittiğinde antrenmanımı gerçekten tamamlamış gibi hissediyorum.
The journey to the gym is also an important part of my Wednesday routine. Even in this hot weather, I still see beautiful flowers growing beside the roads and garden fences. Some of them are large and colorful, while others are very small and easy to miss. Seeing flowers open under the strong summer sun makes me happy. They remind me that beauty can appear even in difficult conditions. I stopped several times to photograph them because I wanted to share these small details with you too.
Spor salonuna giden yol da çarşamba rutinimin önemli bir parçası. Bu sıcak havaya rağmen yolların ve bahçe çitlerinin kenarında açan güzel çiçekleri hâlâ görebiliyorum. Bazıları büyük ve renkli, bazıları ise çok küçük ve fark edilmesi zor. Güçlü yaz güneşinin altında açan çiçekleri görmek beni mutlu ediyor. Zor şartlarda bile güzelliğin ortaya çıkabileceğini hatırlatıyorlar. Bu küçük ayrıntıları sizinle de paylaşmak istediğim için birkaç kez durup fotoğraflarını çektim.
Of course, I also met some of Istanbul’s famous cats on the way. They are everywhere: sleeping on benches, resting under trees, sitting beside the road, or waiting near shops. One small cat was sleeping peacefully on a wooden bench, and another orange cat was resting near some food. They looked so comfortable that I did not want to disturb them. I only took their photos quietly and continued walking. Istanbul would not feel the same without its cats. They are a sweet and natural part of daily life in this city.
Elbette yolda İstanbul’un meşhur kedileriyle de karşılaştım. Her yerdeler: banklarda uyuyor, ağaçların altında dinleniyor, yol kenarında oturuyor ya da dükkânların yakınında bekliyorlar. Küçük bir kedi ahşap bir bankın üzerinde huzurla uyuyordu. Turuncu başka bir kedi ise bırakılan mamaların yakınında dinleniyordu. O kadar rahat görünüyorlardı ki onları rahatsız etmek istemedim. Sadece sessizce fotoğraflarını çekip yürümeye devam ettim. Kediler olmadan İstanbul aynı şehir gibi hissettirmezdi. Onlar bu şehirdeki günlük hayatın sevimli ve doğal bir parçası.
After finishing my workout, I stopped at a bakery to buy fresh bread for a nice breakfast at home. The bakery was full of cakes, cookies, pastries, and many colorful desserts. Everything looked very tempting, especially after a long workout. But no, I did not buy any of the sweets you can see in the photo! I remembered my forty-minute uphill walk and chose only fresh bread. Then I went home feeling tired but happy. This routine helps me feel more disciplined, peaceful, and proud of myself. How is your exercise routine going? Do you prefer walking outside, training at the gym, swimming, or doing something completely different?
Sporumu bitirdikten sonra evde güzel bir kahvaltı yapmak için taze ekmek almak üzere fırına uğradım. Fırın kekler, kurabiyeler, hamur işleri ve birbirinden renkli tatlılarla doluydu. Özellikle uzun bir antrenmandan sonra hepsi çok çekici görünüyordu. Fakat hayır, fotoğrafta gördüğünüz tatlıların hiçbirinden almadım! Kırk dakikalık yokuş yürüyüşümü hatırladım ve yalnızca taze ekmeğimi aldım. Daha sonra yorgun ama mutlu bir şekilde eve döndüm. Bu rutin kendimi daha disiplinli, huzurlu ve kendimle gurur duyan biri gibi hissetmeme yardımcı oluyor. Sizin spor rutininiz nasıl geçiyor? Dışarıda yürümeyi, spor salonunda çalışmayı, yüzmeyi ya da tamamen farklı bir aktivite yapmayı mı tercih ediyorsunuz?