A Beautiful Autumn Evening With an Old Friend in Istanbul (eng-tr)
It had been a very long time since I saw one of my closest friends. We have known each other for years, and she is one of those people I can always feel comfortable with. She came from Boston, and we finally had the chance to meet in Istanbul. We decided to meet around Levent, near Kanyon. I was really happy because sometimes you do not realize how much you miss someone until you see them again.
En sevdiğim arkadaşlarımdan birini görmeyeli gerçekten çok uzun zaman olmuştu. Yıllardır tanışıyoruz ve yanında her zaman rahat hissettiğim insanlardan biri. Boston’dan geldi ve sonunda İstanbul’da görüşme fırsatı bulduk. Levent tarafında, Kanyon’un yakınında buluşmaya karar verdik. Gerçekten çok mutluydum çünkü bazen birini ne kadar özlediğinizi onu tekrar görene kadar fark etmiyorsunuz.
Before going to Kanyon, we visited a mosque nearby. I had been there once before, but I had never gone inside. This was my first time seeing the interior, and I was honestly very impressed. The mosque was very large, very clean, and very peaceful. The blue details, the lights, the windows, and the high ceiling were beautiful. I especially liked how calm the atmosphere felt inside.
Kanyon’a gitmeden önce yakınlardaki bir camiyi ziyaret ettik. Daha önce bir kez oraya gitmiştim ama içine hiç girmemiştim. İçini ilk kez gördüm ve gerçekten çok etkilendim. Cami çok büyük, çok temiz ve çok huzurluydu. Mavi detaylar, ışıklar, pencereler ve yüksek tavan çok güzeldi. Özellikle içerideki sakin atmosferi çok sevdim.
Even the practical parts of the mosque were very well designed. The women’s section was spacious and clean. There were lockers, places for clothes, elevators, and very clean restrooms. The whole place made me feel like I was inside a modern hotel because everything was so neat and well maintained. I think this made the visit even more comfortable.
Caminin kullanım alanları bile çok iyi düşünülmüştü. Kadınlar bölümü geniş ve temizdi. Dolaplar, kıyafetler için alanlar, asansörler ve çok temiz lavabolar vardı. Her şey o kadar düzenli ve bakımlıydı ki kendimi modern bir oteldeymişim gibi hissettim. Bence bu da ziyareti çok daha rahat hale getirdi.
We prayed the afternoon prayer together and then walked toward Kanyon. Kanyon is a shopping mall, and there is also another shopping mall called Özdilek Park right next to it. This area is always busy, but I like the modern feeling of Levent. There are tall buildings, offices, shopping centers, cafés, and many people moving around.
Arkadaşımla birlikte ikindi namazımızı kıldık ve sonra Kanyon tarafına yürüdük. Kanyon aslında bir alışveriş merkezi ve hemen yanında Özdilek Park diye başka bir AVM daha var. Bu bölge her zaman hareketli ama Levent’in modern havasını seviyorum. Yüksek binalar, ofisler, alışveriş merkezleri, kafeler ve sürekli hareket eden insanlar var.
After walking around for a while, we met my friend’s niece. My friend was staying with her during her visit. Her niece has just started university in Istanbul, so we talked a lot about university life. We shared some of our own experiences and gave her some advice. Of course, we also started remembering our old stories. Every time I meet this friend, we somehow tell the same funny memories again and laugh like it is the first time.
Biraz dolaştıktan sonra arkadaşımın yeğeniyle buluştuk. Arkadaşım İstanbul ziyaretinde onun yanında kalıyordu. Yeğeni burada üniversiteye yeni başladı. Bu yüzden üniversite hayatı hakkında bol bol konuştuk. Kendi tecrübelerimizden bahsettik ve ona bazı tavsiyeler verdik. Tabii ki sonra eski anılarımızı hatırlamaya başladık. Bu arkadaşımla her buluştuğumda aynı komik anıları tekrar anlatıyoruz ve sanki ilk kez anlatıyormuşuz gibi yine gülüyoruz.
Then we had a nice meal together. For me, meals with old friends are never only about the food. The best part is the conversation. We talked about life, work, the past, family, plans, and many small things. Time passed very quickly.
Sonra birlikte güzel bir yemek yedik. Benim için eski arkadaşlarla yemek yemek hiçbir zaman sadece yemekten ibaret değil. En güzel kısmı sohbet oluyor. Hayattan, işten, geçmişten, aileden, planlardan ve birçok küçük şeyden konuştuk. Zaman çok hızlı geçti.
After dinner, we went to a dessert place nearby. We had dessert and tea there. The weather was cool because autumn had already started, but we still chose to sit outside. Surprisingly, I did not feel cold. It was actually a very nice autumn evening. The air was fresh, we had hot tea in front of us, and we could continue talking without rushing.
Akşam yemeğinden sonra yakındaki bir tatlıcıya geçtik. Orada tatlımızı yedik ve çayımızı içtik. Sonbahar başladığı için hava serindi ama yine de dışarıda oturmayı tercih ettik. Şaşırtıcı bir şekilde hiç üşümedim. Gerçekten çok güzel bir sonbahar akşamıydı. Hava serindi, önümüzde sıcak çayımız vardı ve acele etmeden sohbet etmeye devam ettik.
At the end of the evening, my brother kindly came to pick me up. Getting home by metro from that area would take much longer because I would need to change several lines. Istanbul has a very large public transport system, but sometimes getting somewhere with only one line is almost impossible. Too many transfers can make a simple journey feel much longer.
Akşamın sonunda kardeşim sağ olsun gelip beni aldı. Çünkü o taraftan eve metroyla dönmek çok daha uzun sürecekti ve birkaç kez aktarma yapmam gerekecekti. İstanbul’da toplu taşıma ağı gerçekten çok geniş ama bazen tek araçla bir yere ulaşmak neredeyse imkânsız oluyor. Çok fazla aktarma basit bir yolculuğu bile uzatabiliyor.
Now, about a week later, I am writing this while walking on my way to swimming. Today the sun is finally out again after several cloudy days, so I am trying to enjoy it as much as possible. Maybe this is one of the things I love most about autumn. Some days are grey and rainy, and then suddenly the sun comes back and everything feels fresh again.
Şimdi yaklaşık bir hafta sonra, yüzmeye giderken yürüyüş yaptığım sırada bu yazıyı yazıyorum. Birkaç bulutlu günden sonra bugün sonunda güneş tekrar çıktı. Ben de güneşin tadını mümkün olduğunca çıkarmaya çalışıyorum. Belki de sonbaharda en sevdiğim şeylerden biri bu. Bazı günler gri ve yağmurlu oluyor, sonra birden güneş geri geliyor ve her şey yeniden taze hissettiriyor.
Days like this remind me how important old friendships are. You may not see each other for months or even years, but when you meet again, sometimes the conversation continues exactly where it stopped. I am grateful for friendships like this and for simple days filled with prayer, food, tea, dessert, laughter, and long conversations.
Böyle günler eski dostlukların ne kadar önemli olduğunu bana tekrar hatırlatıyor. Aylarca hatta yıllarca görüşmeyebilirsiniz ama tekrar buluştuğunuzda bazen sohbet kaldığı yerden devam ediyor. Böyle dostluklar için ve namaz, yemek, çay, tatlı, kahkaha ve uzun sohbetlerle geçen sade günler için gerçekten şükrediyorum.
I would love to know about you too. When you meet a friend you have not seen for a long time, what do you usually do together? Do you sit somewhere and talk for hours, go for a walk, eat something, or visit a favorite place?
Sizi de merak ediyorum. Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla buluştuğunuzda genelde birlikte ne yapıyorsunuz? Saatlerce oturup sohbet mi ediyorsunuz, yürüyüşe mi çıkıyorsunuz, bir şeyler mi yiyorsunuz, yoksa sevdiğiniz bir yere mi gidiyorsunuz?