Sokağın solu-sağı

Words
429
Reading
2 min
8y
Listen to this post
~3 min
Hayatımın bir kısmı kenar mahallelerde bir kısmı ise elit semtlerde geçti. İki tarafta bulunan bir insan olduğum için arkadaşlarım bazen bana "hadi şunlar gibi konuşsana" falan diye yüklenir. Hatta hadi şöyle konuş cümlesinden sonra kamera açan da oldu. Ne yapıyorsun diye sorduğumda "kardeşimi korkutacağım" yanıtı almışlığım var :) Tabi bunlar çok samimi ortamlarda oluyor. Size itici gelmesini istemem.

Bazı arkadaşlarım iki ruh taşıdığımı iddia ederlerdi. Yu-Gi-Oh çizgi filmindeki karaktere benzetirlerdi:) Tabi iki farklı kültürle çok fazla etkileşen tek insan ben değilim. Fakat genelde insanlar birini özümseyip diğerinden uzaklaşıyor. Ben ikisinin de güzel yanları olduğuna ve utanılacak bir tarafı olmadığına inanıyorum.


Politik davanışlar göstermek zorunda kaldığım da oldu. Fakat herkese her şeyi gösteremediğimden kaynaklandı bunların hepsi. Yani karşı tarafın anlayamayacağını düşündüğüm noktalarda hep yalan söylemiş ya da farklı davranmışımdır. Bu yüzden kendimi hiç suçlamadım. Alacağım tepkileri biliyor ve gerekçelerini izah edemeyeceğimi düşünüyorsam yalan söylemekten pek çekinmem. Çünkü karşı tarafın suçu olduğuna inanırım. Aynı çocuklarını çok kısıtlayan ailelerin yalan dinlemeye mahkum olması gibi.

Gelelim farklarına

Samimiyet anlayışları epey farklılık gösteriyor. Elit dünyada samimiyet ne kadar çok şey paylaştığınla kıyaslanırken ghetto diyebileceğimiz dünyada beraber ne kadar çok şey yaşadığın baz alınıyor. Birinde samimiyet ne kadar derin şeyleri paylaştığına bakarken diğerinde karşındaki için nelerden vazgeçtiğine ya da neleri göze aldığına bakıyor. Açıkçası kenar mahallelerde derin paylaşımlara pek rastlamadım. İnsanlar (gençler) nasıl bir insan olduğunu çok sorgulamıyor. Geldikleri noktada dürüst olmaları onlar için yeterli bir seviye. Neyi daha iyi yaparım kaygısı çok somut noktalar etrafında dönüyor. Daha katı kurallar var kenar mahallelerde. Doğru ve yanlış keskin çizgilerden oluşur. O nedenle yeri geldiğinde politik davranmak zorunda kalırım. Fakat iki dünyada da birinci kıstasım her zaman samimiyet olmuştur.

Kenar mahallelerde entelektüel birikiminizi nasıl sunduğunuz çok önemlidir. Bu birikim sizi kahraman da yapabilir alay konusu da. Sevdiği insanları çok severler. Hatta biraz gözünüzü bile korkutabilir bu yaklaşımları. Fakat tahmin ediyorum: aç kalmak, zor durumlara düşmek bu yüzden o insanları daha az etkiler. Çünkü ne yaptıkları değil kiminle yaptıkları önemlidir. Elit dünyada ise kişiler, davranışları nedeniyle daha kolay vazgeçilebilir durumdadır.

Bu iki kültür birbirlerine biraz rahatsız edici bakar açıkçası. Bilgisizliğin verdiği bir durumdur. Ukala olmayan insanlar için konuşuyorum, iki taraf da birbirlerini komik bulur. Bir taraf diğerinin farkındalığı düşük insanlardan oluştuğunu düşünür. Aslında nispeten haklıdır. Fakat bu yorumu yaparken karşı tarafın gündelik hayatlarını bilmez. Sadece kesiştikleri noktadan yorum yaparlar. Aynı şekilde diğer taraf da karşısını "aptal kaygıları olan insan topluluğu" olarak görür. Onlara göre elit insanlar gerçek yaşamın tadına bakmamıştır.

Belki daha sonra devam ederim. Şimdilik bu kadar. Tamamen kişisel gözlemlerimdir. Kızabilir ya da aksini söyleyebilirsiniz. Fakat yorumlarınıza dikkat edin kenar mahallelerden çok arkadaşım var :)

Kaynak Kaynak

doc-son.png

Sokağın solu-sağı | Ecency