Rüya Köprüsü

yasujizr(61)
Published in
#tr
Words
500
Reading
3 min
Listen
Play
8y

backyard.jpg



Ne zamandır uyuyamıyorum. Gece bir çorap gibi sökülüyor ellerimde, ipini çektikçe devamı geliyor ve ben seher vaktine kadar kovalıyorum uyku denen bu illeti. Yakalasam, bir gece karanlığı çöküyor üstüme. Ben yarı ölü, bir rüyanın arefesinde bekliyorum. Çoğu zaman bekleyerek uyanıyorum. Eksikliğim, eksik hissetmem bundan sanırım.

Rüya görsem, dün geceki gibi, başka bir dünyaya uyanıyorum. Rüyaya göre değişiyor bu. Rüyam bana göre değişiyor. Ben rüyaya göre. "Efendim, böyle olacaksa görmeyeyim sizi" de diyemiyorum. Diyemiyorum ki "bizi sıkıştırdığın şu kısır döngüyü bir kırsak. Kırsak da belki yarınlar olur hayatımızda, sen de gecenin içinde huzurla çözülürsün. Rahat bırakırız birbirimizi. Dün geceki gibi gelmesen karşıma. Saçma sapan, hafif melankolik, hafif bilim-kurgu. "

Hikaye gibi anlatacağım bunu çünkü kurtulmam gerek. Üzerinde önce uzun uzadıya düşüneceğim. Notlar alacağım. Birleştireceğim ve sileceğim. Belki yayınlayacak kadar güzel olmayacak, belki ben yayınlamak istemeyeceğim, çünkü tamamen bana ait bir hikaye olmayacak, ama benden çıkacak işte. Bir zehri atmış olacağım damarlarımdan.

Konumuz bu üstte anlattığım, ama konumuzdan uzaklaşmak istiyorum.

Bazen, burada okuduklarım garip geliyor bana. Fark etmişsinizdir, çoğunlukla kendimden bahsediyorum, başkasıyla yaşadıklarımı anlatsam, bir hakka girerim gibi geliyor, o yüzden ben diyorum hep. İnsanlar diyorum. İnsan diyorum kendime. Bu gece biraz farklı, kendimi baskılamasam epey yazacağım ve biliyorum ki bu sırf benimle ilgili olmayacak.

Aslında insan, salt kendisi midir diye de soruyorum. Diyorum ki sen, sen olana kadar neler yaşadın be abicim. Aynaya baktığında gördüğün kişinin üstünde kaç kişinin emeği var. Zihnini kaç insanın izdüşümü sarmışken sen, ben diyebiliyorsun hala? Klişe bir sorun bu.

Klişeleri seviyorum, insanları da seviyorum. Sanırım. İnsanları sevmek zor. Çok yazıldı burada bu. İnsanları seviyorum diyorum ben. Konuşmak için konuşmak gibi. Bir güzellik yarışmasındaki kızın Dünya Barış'ı dilekleri gibi. İnsanlar sevilecek gibi değil. İnsan sevilecek şey elbet ama ben, sevdiğim şeyleri nedense çok seviyorum. Bu yüzden bırakamıyorum bazen işte ve bu sevgimi genellemeyeceğim.

O yüzden sevginizi saklayın hanımlar beyler. Genel geçer bir sevgi olmasın ki karşınızdaki bilsin değerini. Sonra isterse çöpe atsın. Atsın ulan, ne olacak, sen sevdin mi? Şahit oldu mu yeryüzü sana, bir serçenin omuzlarına yükledin mi sen bunu. Serçe bir yere konsa ne, konmasa ne...

Siz sevginizin hakkını verin, sevgi karşınızdakiyle ilgili bir durum mu tam kestiremiyorum. Bir film vardı, Sevmek Zamanı, tam olarak öyle düşünüyorum ben bu konuda. İnsanlar sevilir, insanlar sevilmez ve bu dünya siyah beyaz bir film değildir.

Uzaklaşamadık.


Aşk acısı değil bu; böyle anlatınca, tekrar okuduğumda aşk acısı çekiyor gibi olmuşum. Bir zamanlar bir şey yazmıştım; "Sevdana toprak at ki kimse görmesin." Göstermem yani. Bir rüya görmüştüm, buralara geldik. Yaşadığım, gördüğüm rüya evet biraz ilintili bu konuyla ama bir acı değil oradaki durum, eh bir aşkta değil. Sonra belki yayınlarım onu da üstte bahsettiğim gibi. Şimdilik e-babil@e-babil 'in önerdiği şu şarkının da yazdıklarımda etkisi olduğunu bilmenizi istiyorum. Büyük ihtimal, böyle bir şarkı dinlemesem bu kadar uzamazdı bu konu.
Yazının fotoğrafı olarak şunu koymayı çok istiyordum. Ama malesef Copyright'a takılıyoruz sanırım. Sonra ararken, dedim bir Nuri Bilge'ye bakayım, zamanında babasını çok iyi çekmişti. Neticede ise üstteki fotoğraf'ı buldum. Tam istediğim değil ama idare eder.

Rüya Köprüsü | Ecency