Dünya üzerinde yaşayan canlılar vahşi hayatta hayatta kalabilmek için evrimleşerek sürekli yeni teknikler geliştiriyorlar. Gerek avcı olsun gerek av olsun, canlılar hayatlarını devam ettirebilmek için değişen çevre şartlarına göre yeni teknikler geliştiriyorlar. Bu geliştirilen teknikler eğer başarılı olurlarsa gelecek nesillere içgüdüsel olarak bazen de genlerle aktarılabiliyor.
Bazen canlıların yeni teknikler geliştirmeleri veya geçirdikleri değişimler içgüdüden daha öteye, canlıların genlerine işlenebiliyor. Bu sayede canlılar yeni özellikler kazanabiliyor veya bazı özelliklerini zamanla kaybedebiliyorlar. DNA yapısında meydana gelen değişimler bazen alışılmadık yeteneklere sahip yeni türlerin türeyebilmesine olanak tanıyor.
Bugün bile bir canlıyı incelediğimiz zaman o canlıya ait yüzlerce farklı tür ortaya çıkabilir. Bazen çıkan sonuçlar insanı o kadar hayrete düşürür ki inanmak istemeyebiliriz. İlk gördüğümde beni hayrete düşüren bir canlı daha, bunu sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü alışık olduğumuzdan biraz daha farklı;
Örümcek Kuyruklu Engerek
Yanlış duymadınız, kulaklarınıza inanabilirsiniz. Öyle şey mi olur diyeceksiniz, ben de sizlere olur diyorum.
Bu canlı, yılan türleri arasında en nadide örneklerden biri. Bu canlının ana vatanı İran, doğada gözlemlemenin oldukça zor olduğu bu canı türü araştırmacılar tarafından bile gözlemlenmesi oldukça zor olduğu söyleniyor. İlk olarak İran'ın İlam bölgesinde avlanırken gözlemlenen bu canlı tam anlamıyla bir kamuflaj uzmanı. Genel olarak kayalık bölgelerde avlandığı için kayalık alanlarda deseni sayesinde mükemmel kamufle olabiliyor.
Aslına bakarsanız zaten tam olarak bir örümcek değil, engereğin zaman içerisinde evrimleşerek geliştirdiği bir avlanma tekniği, avlayacağı canlıları altetmesi için bir araç. Bu yılan türü sahip olduğu kuyrukla bir hayli dikkat çekiyor. Kuyruğundaki çıkıntılı pullar adeta bir örümceği andırıyor. Yılan deseniyle uyumlu olan kayalara mevzileniyor ve başlıyor kuyruğunu sağa sola hareket ettirmeye. Kuyruğundaki örümceği andıran uzun pullar o kadar gerçekçi ki bunu gören kuşlar ve bazı sürüngenler saldırdığı zaman yılanın zokasını yutmuş oluyorlar ve av olmaktan kurtulamıyorlar. Bu muhteşem av tekniğinin yanında üstelik bir o kadar da zehirli olan bu canlı avına çok kısa bir süre içerisinde saldırarak avını alt edebiliyor.
Durum aslında yılan için her zaman iç açıcı olmayabiliyor. Kuyruğu bazen yırtıcı kuşları da radarına soktuğu zaman eğer kaçamazsa yılanın kendisi de av konumuna düşebiliyor.
Bu canlı konusunda araştırmalar sürse de her şey tam olarak gün yüzüne çıkarılabilmiş değil. Türüne nadiren rastlanan bu canlının avlanma teknikleri sadece yetişkin bireyleri üzerinde gözlendiği için genç bireylerde de bu yeteneğin olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Bu neticede bilim insanları tarafında araştırmalar devam etmektedir.