Dağlar belki de dünya üzerindeki en görkemli doğal oluşumlardan bir tanesidirler. Dağlar pek çok şekilde oluşabilmektedirler; kimisi tektonik faaliyetlerle kimisi de volkanik faaliyetlerle... Biliyoruz ki bugün dünya üzerindeki en yüksek dağ Everest Dağı'dır, genel olarak dünya üzerindeki en yüksek dağların dağılımı Asya Kıtası üzerinde yoğunluk göstermekle birlikte dünyadaki en geniş dağlar da Atlantik Okyanusu'nun tabanında bulunmaktadır.
Dağlar bazen üzerlerinde farklı ekosistemleri bir arada bulundurabilmektedir. Kimi zaman dağın eğimi el veriyorsa, dağ üzerinde ormanlar ve yer yer göller veya akar sular bulunabilmektedir. Bu ormanlar ve göller çeşitli canlıların bu bölgelerde yaşamasına izin vermektedirler. Bunların yanında yüksek dağların tepeleri genel olarak bitki örtüsüne sahip değillerdir ve bu bölgelere buzullar hakimdir. Ayrıca yüksek bölgeler daha soğuktur ve gaz yoğunluğu daha az olduğu için güneş ışınlarının yol açacağı zararlar daha fazla olabilir.
Dağlar tepelerinde bukundurdukları buzullar sayesinde birçok akarsuyun kaynağını oluşturmaktadırlar. Akarsuların beslenmesinde daha etkili olan yağış tipleri genel olarak kar yağışları ve dağlarda biriken buzullardır. Yağmur suları genel geçer yağış tipleri oldukları için akarsu seviyelerinde anlık yükselmelere neden olarak yer yer su baskınları oluşturabilmekte ve geçtikleri yerlerde tahribata yol açabilmektedirler. Kar ve buzulların erimeleri süreç aldığı için yağmur sularına nazaran daha fazla kullanılabilirlikleri vardır ve daha az tahribata yol açarlar.
Dağlar ve Oluşumları
Çevresine göre yükselmekte olan bir yeryüzü oluşumu, zirveye sahipse ve yamaçları da eğimliyse genel olarak bu oluşumlar dağ olarak nitelendirilirler. Dağlar dünyanın en dış tabakasından ya da yerkabuğunun altındaki tektonik tabakalardan oluşmaktadır. Yer kabuğunu oluşturan iki levha birbiriyle çarpıştığında levhanın biri diğerinin altına girerek yerkabuğunun yükselmesini sağlarlar.
Katlı Dağlar
Bu tür dağ oluşumları dünya üzerindeki dağ oluşumlarının büyük bölümünü oluşturmaktadırlar. Oluşumu sırasında iki tektonik plaka, plaka sınırından itibaren çarpışırlar ve katlanırlar. Geçmiş yüzyıllarda bu süreçle oluşan dağlar dünyadaki en uzun dağları oluşturmuşlardır. Örnek vermek gerekirse, Avrasya ve Hint Levhalarının çarpışması neticesinde oluşmuş olan Himalaya Dağları bu şekilde oluşmuştur. Bu tür dağların oluşumu sırasında plakalar sürekli hareket halinde olduğu için bu bölgelerde bazen depremler meydana gelebilmektedir.
Volkanik Dağlar
İsminden de tahmin edilebileceği gibi bu dağların oluşumunda volkanizma faaliyetleri görev almaktadır. Bir tektonik plaka diğer plakanın altına girdiğinde, plakanın altındaki magma boşluklardan basıncın da etkisiyle yüzeye itilir. Zamanla yüzeye çıkan lav soğuyup birikerek dağa dönüşür. Bu tür dağların yapısı lav yığınları ve kayalardan oluşur. Örnek vermek gerekirse dünya üzerindeki en bilindik örneklerine Japonya'daki Fuji Dağı ve Avrupa'da bulunan Etna Dağı verilebilir.
Blog Dağları
Yer kabuğundaki fay hareketlerinin bir sonucu olarak meydana gelirler. Fay hareketleri kayaların birbirleri ardına hareket etmesini sağlar, rifting olarak bilinir. Bu olay neticesinde hareket eden kayarın bir bölümü diğerlerine göre daha yüksekte kalırlar ve ayrıca bu neticede kayalar olmadan yükselen diğer bloklar dağları oluşturmak üzere kırılarak düşerler.
Yaylak Dağları
Bu dağlar erozyon aktivitesine bağlı olarak oluşan sahte dağlardırlar. Böyle dağların oluşumunda akarsular önemli rol oynamaktadır. Akarsular bu tür dağları birkaç yıl tahrip ederek kısa bir sürede uzun boylu dağların oluşmasını sağlarlar.