Kısa bir Pazar Yazısı

junostar(51)
Published in
#tr
Words
243
Reading
2 min
Listen
Play
8y

Günlerden pazar olduğu için uzun uzadıya bir yazı yazmak içimden gelmedi. Sizlere çocukluğumda yaşadığım bir anıdan bahsetmek istedim. Benim çocukluğum İstanbul’da geçti. İstanbul o zamanlar oldukça yeşildi. Şimdiki kadar bina yığını ve plazalar yoktu. Hatta bazı mahallerine köy de diyebilirdiniz. Ben boğaz kenarında oldukça güzel bir semtte büyüdüm. Evimizin bulunduğu yerin etrafı da oldukça yeşildi. Çimenlik dediğimiz kısımda devamlı çiçek toplar, koşardık.

Bizim apartmanın hemen yanında ilkokul arkadaşlarımın da oturduğu evler vardı. Sıcak ve samimi bir mahalle düşünün, herkes birbirini tanıyor ve çocuklar sokakta güvenle oynuyorlar.
Yine bir gün arkadaşımın bahçesinde oyuna dalmışız. Hatırladığım kadarıyla saklambaç oynuyorduk. Ben de evin arkasına dolandım bahçede ağaçların arasında kuytu bir yer buldum saklandım.

Fakat saklandığım yer konusunda oldukça yanıldığımı sonradan acı bir tecrübeyle anlayacaktım. Oyun bitti beni buldular. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum kafamdan bir ses gelmeye başladı. O zaman saçlarımda oldukça uzundu.

Panikledim, sesler kesilmiyor.
Kafamda bir şeyler dolanıyor.

Saçlarımı sallıyorum devamlı. Arkadaşlarım da panik oldu. Saçlarımın arasında bir şey var. Koşuyorum bir sağa, bir sola deliler gibi. Sonra bir acı. Kafamı bir şey soktu. Ben 3. katta oturan arkadaşımın annesine nasıl çıktım bilmiyorum. Bağırıyorum, ağlıyorum.

Kadıncağız elindeki süpürgenin sapıyla kafama vuruyor.

Meğerse bahçedeki arı kovanının yanında saklanmışım,saçlarımın arasına kocaman bir arı girmiş. Beni bir güzel şişlemiş. Kafama yediğim süpürge sapı da cabası oldu. Arı itinayla öldürüldü. Kafama amonyak sürüldü. Dikkatsizliğim sebebiyle annemden iyi bir azar yedim. Arı korkum da yanıma kar kaldı.

Saklambaç oynarken nereye saklandığımız önemliymiş. Bunu da iyi anladım.

Mutlu pazarlar,
JUNOSTAR

Kısa bir Pazar Yazısı | Ecency