Replik
‘’ Ölüm onların annesi, onlar ölümün çocukları.’’
Savaşın yarattığı nefretten fedakâr bir dostluğa uzanan film. Sanatın doğayla, doğanın müzikle, müziğin insanla anlam kazandığı sezgiselliği derin ve manalı bir film. Bütün varlığın dışında bir mananın bir ruhun olduğunu narin ve nazik bir şekilde veren film. Mandalinalar, ismi de dile güzel geliyor. Neden gelmesin ki doğanın içinde sonbahar mevsimine düşen o yeşil dallar arasında insanın gözüne akan turuncu renkli tatlı/ekşi bir meyvenin kendisi. Sonbaharda çekilen 2013 yılının en muhteşem filmlerinden. Bir müzik ancak bu kadar anlam bulabilirdi. Bir dostluk ancak bu kadar anlam bulabilirdi. Bir nefret ancak bu kadar anlam bulabilirdi. Ve bir melek ancak bu kadar iyi olabilirdi. Cephede kimse kimseyi tanımaz, acılar, hüzünler, dertler bazen de olsa mutluluklar bazen de olsa derin bir gülümseme cephede hiçbir zaman görülmez başkası tarafından. Görülse savaş olmaz olmuşsa orada biter. Ama cephe arkasına geçtiğimizde ahhh insanlık diyoruz. Bütün insanlar aynıymış, hepsi ağlamaya müsait, mutluluğa müsait, sevgiye müsait… Gürcistan-Abhazya savaşı son şiddetiyle sürmektedir. Savaşın ortasında kalan Estonyalıların yaşadığı bir köy var. Herkes köyden göçmüş iki arkadaş/yaşlı kalmıştır sadece. Ivo ile Margus geride kalarak mandalinaları kurtarabildikleri kadar kurtarmaya çalışıyorlar. Ivo marangoz Margus ise mandalina bahçesinin sahibi. Köyde çıkan bir çatışma sonucu iki asker yaralanır. Ivo ve Margus iyileşme süreçlerinde yardım ederler. Ivo’nun evine misafir olurlar ve böylece olay başlar. Bir yandan savaşın Ivo ve Margus üzerindeki etkisini görüyoruz diğer yandan da iki düşman askerin (Ahmed ‘’Abhazya/Çeken’’ / Niko ‘’Gürcü’’)) birbirleriyle olan olay ve durumları görüyoruz. Yönetmenliğini ve senaristliğini Zaza Urushadze’nin yaptığı muhteşem bir savaş, psikolojik ve dram filmi.