Herkese merhaba!
Hepimizin bildiği gibi internet sayesinde dünya artık daha küresel bir yere dönüştü. Ülkeler ve diller arası hudutlar kalktı, herkes her bilgiye pek çok ölçüde ulaşabilir oldu. Steemit de bu dünyanın parçası ve bana göre çok büyük bir farkla en yaratıcı sosyal paylaşım sitesi. Burada verdiğiniz bilgilerin ve dahi edindiğiniz bilgilerin bir karşılığı var. Her şey para demek değil tabii ki ama bugüne kadar blog yazıp internette tutunmaya çalışan bloggerlardan birisi olarak Steemit'i duyduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Dahası bu platform insanı kaliteli içerikler üretmeye, üretirken de araştırmaya teşvik ediyor.
Ayrıca sevdiğimiz film ve dizilerden, hobilerimizden, gezip gördüğümüz yerlerden bahsetmek hiç bu kadar heyecanlı olmamıştı. Bugün ise tam da bununla alakalı bir konuyu ele alacağım: Amerikan ve Kore dizileri.
Dizilerin de hayatımıza bir şekilde dahil olduğunu düşününce iyi ki internet var diyorum doğrusu. Çünkü sadece evlerimizde televizyonla sınırlı kalıp Türk dizileri izliyor olmak son derece üzücü olurdu. Gerçi kendimden bahsedecek olursam yaklaşık 10 senedir televizyon izlemiyorum. En başta bu annemin koyduğu bir kuraldı, evdeki televizyonu babamın itirazlarına rağmen attı ve bize televizyon izlemek yerine başka uğraşlar edindirdi. Çoğu akranım o dizi senin bu dizi benim takip edip zaman öldürürken ben kitap okuyup, derslerime odaklanıyordum. Anneme de burada sizin huzurunuzda bir kere daha teşekkür ediyorum. Sonraki süreçte elbette dizi izlemeye başladım. Ama yaşım gereği daha bilinçli hareket ettiğimden bana hem dil konusunda hem de kültür konusunda katkı yapacağını düşündüğüm Amerikan dizilerine başladım. Muhakkak duymuşsunuzdur. İngilizce öğrenen birisine verilen tavsiyelerin başında dizi izlemek gelir, çünkü aslında farkında olmadan pek çok kelime öğreniyor dahası o dile aşina oluyorsunuz. Bu noktada da sevgili dayıma -o kendisini biliyor- teşekkür etmek isterim, çünkü yabancı dizi izleme konusunda en büyük destekçim oydu. Kültür konusuna gelecek olursak başka bir ülkenin kültürünü öğrenmek için yine diziler önem taşıyor, tabii hiç bir dizi o ülkede yaşamak kadar öğretici olamaz ama neyse. Konuşma tarzlarından tutun da olaylara verdikleri tepkilere kadar her şey o kadar değişiyor ki toplumdan topluma... Özetle derslerimden fırsat bulduğum zamanlarda yabancı dizileri izlemeye başladım. Bundan sonrası için de burada ara ara izlediğim dizilerden bahsedip, dizi önerilerinde bulunacağım. Eğer sizin de dizi tavsiyeniz varsa yorum olarak bırakırsanız çok mesut olurum :)
Amerikan dizileri ile tanışmamda dayımın payı büyük demiştim, Kore dizileri ile tanışmam ise lise arkadaşlarım sayesinde oldu. Eğer benden küçük bir kıyas duymak isterseniz Amerikan dizilerinin içi daha dolu, daha çeşitli türlere ayrılıyor, yetişkinlere daha çok hitap ediyor. Kore dizileri ise bir o kadar naif, romantik ve daha çok gençlere hitap ediyor. Yakın zamanda izlediğim bir Kore dizisi yok, o yüzden geçmişte izlediklerim hakkında post yazacağım ilerleyen günlerde. Ayrıca Korece duymaya hiç de alışık olmadığımız bir dil olduğu için ve kültürleri de biraz aşina olduğumuz Amerikan kültürüne oranla bize daha uzak olduğu için diziler izlenilesi hale geliyor.
Umarım bu dizi postları sizin de ilginizi çeker, ben yazarken son derece keyif alacağım çünkü ;)
Sevgiler.
Image from pexels.com, a website of free stock photos.