Önceki yazım 1999-2000 sezonu Galatasaray'ın altın sezonudur. Bir önceki sezon Şampiyonlar liginde kıl payı çeyrek finali kaçırmıştı. Aslında bu sezon Şampiyonlar ligi statüsü değişmişti.ilk 2 üst tura çıkıyor 3 üncüler ise UEFA kupasında yoluna devam ediyordu. Bu zamana kadar gidebildiğim Ali Sami Yen deki maçlara gitmiştim. Bu sene 4 şampiyonluğa giden efsane kadro oluşturulmuştu.Lig maçları artık bizim için çok kolaydı.İlk devrede Fenerbahçe ile Şükrü Saraçoğlu'nda karşılaşmış ve 2-1 yenmiştik. Aslında bu efsane sezonun en büyük trajedisi iki maçta yaşanacaktı. Feneri kendi evinde yenmiş ve efsane kadro hem avrupada hem de ligde dolu dizgin ilerliyordu. Maç Ali Sami Yen deydi. Herkes tarihi fark bekliyordu ve iki takım arasında kalite farkı çok fazlaydı Fenerbahçe deyim yerindeyse 11 kişi defans yapıyor bir türlü Galatasaray golü bulamıyordu. Maçın sonlarına doğru Samuel Johnson'un tesadüf golüyle Fener 1-0 yenmişti.Bu skora fenerliler bile inanamamıştı. Bu ufak hayal kırıklığı saymazsak muhteşem bir sezondu lig Şampiyonu olmuş ve Türkiye kupasını almıştık.
Şampiyonlar liginde ise iyi başlayamamıştık ilk 3 maçta sadece 1 puan toplayabilmiş ve İstanbul'da Chelsea ile karşılacaktık. İnanılmaz bir skorla 5-0 yenildik. Ama aslında bu maç Avrupa da kaybedeceğimiz son maç olduğunu kimse fark etmemişti. Herta Berlin maçı vardı Herta Berlin grupta Milan'nın da önünde 2 sıradaydı. ve Maç Berlin'deydi, muhteşem taraftar desteğiyle deplasmanda 4-1 kazanıyorduk.Rüya başlamıştı evet gruplardan çıkmayacaktık ama Uefa'da devam edebilrdik karşımızdaki rakip Dünya devi Milan'dı. Mucize gerçekleşiyor iki kere yenik düştüğü maçı 89 da kazandığımız penaltıyla 3-2 kazanıyorduk. Uefa macerası başlıyordu.