Orta doğu, Balkan, Ermeni, Kürt kültürleri gibi birçok kültürü içinde barındıran Anadolu coğrafyası çok çeşitli sanat dallarında da kendini kanıtlamıştır. Sanat ülkemizde gereken ilgiyi hakkettiği kadar görememiş, birçok alanda kendini dünya çapında tanıtmış sanatçılarımız kendi ülkelerinde kitleler tarafından tanınmayı bile başaramamıştır. Bu durumdan önde etkilenen sanat dallarımızdan biride hak verirsiniz ki müziktir. Ülkemizde doğup büyümüş, kültüründen etkilenmiş nice grup ve sanatçı biz daha adını duyamadan ya bu coğrafyayı terk ediyorlar ya ikinci sınıf barlarda kaybolup gidiyorlar yada bu gezegenden ayrılıyorlar.
- SİYA SİYABEND
Yani anlayacağımız diliyle Gölgenin Gölgesi...
Bizon Murat'ın solistliğini yaptığı, İstanbul sokaklarında tanınan grup, insanın ruhunu büyüsü altına alan doğaçlama ezgileriyle kendi hayran kitlelerine sahip olsalar da asıl hakkettikleri değeri görememişlerdir. Bizon Murat ve Dede’nin karşılıklı oturup o anın atmosferini, şarkının sözlerini ve aralarındaki can yoldaşlığını tabiatta aynı noktada eritmeleri ile oluşturdukları eserler o kadar saf ve gerçek ki bir çok müzisyenin yapmak istediği her şeyi şeyi yapıyorlar. Özellikle Siya Siyabend benim hayatımda tarif edilemez bir yer kaplamakta. Onlar İstanbul’un sokaklarına "hem zeminler" artık. Dede kayıplarda, Bizon Murat’sa arada çıkar elindeki cdlerini cüzi bir fiyata satar. Kim bilir belki bir gün Beyoğlu'nda bir ara sokakta işitirsiniz seslerini…
-Crossing The Bridge: The Sound Of İstanbul (Hayyam & Ela Gözlerini)-
- GRUP ABDAL
Anadolu deyince akıllara direk ozanlar ve türküler gelir. Türk Halk Müziği kültürü dünyanın en zengin kültürlerinden biridir. Bizde onun içinde büyüdüğümüzden dolayı çok zor beğeniriz halk müziğini coverlayan grupları. Çünkü bizim için onlar hiç bir zaman aslını yaşatamazlar. Bu topraklarda insan bazı konulara objektif yakalaşamıyor ne yazık ki.
Grup Abdal'sa bunu çok güzel aşabilecek bir grup aslında ve yaptığı coverlar dinlenen kitle tarafından beğeniyi kazanmış ve diğerlerinden farklı olduğunu bir kısım insana kanıtlamıştır. 2011 yılında Ali Ekber Kayış ile Haluk Tolga İlhanın kurduğu grubun amacı yeni bir müzikal varoluş çabası ve arayışıdır. Tolga İlhan’lı 2 albüm ve o ayrıldıktan sonrası yaptıkları işler bir bence şansı hakkediyor.
-Ervah-ı Ezelde-
- KARA GÜNEŞ
Kalan Müzik desteğiyle tanınmış olan grup yolculuklarına tam anlamıyla sokak müzisyenliği yaparak başlamışlardır. Grup bir çok ülkeyi gezerek sokak müziği yapıp, halk müziği namelerini kendi tarzlarıyla ve farklı enstrümanlarıyla seslendirmektedir. Türkiye’de sokak müzisyenlerine gösterilen tavırlardan dolayı şu sıralar İtalyada sokak müziği yapmaktadırlar. Grup sokaktan sahnelere taşınmak amacını değil müziğin sokakta insanlarla iç içe yapılması gerektiğini savunuyor.
-Dam Başında Sarı Çiçek (Feridem)-
- KIRIKA
Bir duyuma göre isimlerini kırıktan alıyorlar. Grubun her üyesi farklı bir kökenden olmakla birlikte hepsi aslında bir ötelenmişliğin sesi olarak çıkmışlardır ortaya. Grup küçük bir kültür karmaşasının ve zıtlığının sonucunun güzelliğini kanıtlıyor. Yaptıkları müzik tam olarak ülkemize yakışan şekilde, kültürlerin harmanını aynı zamanda bir hüznü benimsemektedir.
-Cigara-
- GEVENDE
Eskişehir ‘den çıkan ve diğer gruplar gibi ayrı bir havası olan grup bir çok insan tarafından takip edilmektedir. Hatta bu grubun hatırı sayılır bir hayran kitlesi var bile diyebiliriz. Bu grubun bu içerikte olmasının nedenlerinden biri bir çok insanın bunu okurken Gevende kim demesidir. Caz ve psychedelik folk yapan grup Türkiye sınırları da dahil bir çok ülkede tanınması gereken bir servet değerindedir bence.
-Sanki-
image: orhancemcetin.wordpress.com