Bugün günlerden solucan delikleri!
1935 yılında Albert Einstein ve Nathan Rosan'ın genel görelilik kuramı yardımıyla ortaya attığı, teoride uzay-zaman içerisinde bir bölgeden başka bir bölgeye kısa yoldan ulaşılmasını sağlayan tehlikelerle dolu köprülere solucan delikleri ya da Einstein-Rosan Köprüleri deniliyor. Ancak bu teoriyi ilk olarak 1916 yılında Ludwig Flamm ortaya atmıştır.
Genellikle verilen örneği biz de verelim.
Eğer bir solucan, bir elmanın üzerinde seyahat ediyorsa elmanın etrafını dolaşmak yerine elmanın içinden geçerek hedefine oldukça kestirme bir yoldan ulaşabilir.
Solucan delikleri şu ana kadar gözlenebilmiş değildir. Ancak teoride bazı özellikleri hakkında varsayılan bilgiler mevcuttur.
Solucan deliklerinin giriş ve çıkışları küreseldir. Fotoğraflarda veya çizimlerde üç boyutlu gösterilemediği için çember şeklinde anlatılıyor. Bu giriş ve çıkışlardan biri kara delik ve bir diğeri de beyaz deliktir. Kara delik olan-giriş kısmı- cisimleri içine çekiyor ve cisimler silindir şeklinde olan boğazdan geçerek beyaz delikten-çıkış- dışarı fırlatılıyor.
Şu ana kadar gözlemlenememiş solucan deliklerinden teoride bile yola çıkmamıza engel birçok nedenden dolayı yolculuk pek mümkün görünmüyor arkadaşlar.
Birincisi, 1962 yılında John A. Wheeler'in de belirttiği gibi iki farklı bölgeyi, evreni birbirine bağlayan solucan delikleri oldukça kararsız bir durumda olacaktır. Bu uzay-zaman içindeki kestirme yollar, yolculuk sırasında kendi içine çökebilir ve yolculuğun sonunu görmemize izin vermeyebilir.
Ancak solucan deliklerini kararlı hale getirmeyi yani bu kestirme yolların açık kalmasını sağlayan bir madde var. Bu maddenin adı egzotik madde. Egzotik madde, çok fazla negatif enerji yoğunluğuna sahip parçacıklardır.
İkincisi, solucan deliklerinin sahip olduğu yüksek radyasyon kapasitesi. Yolculuk sırasında yüksek radyasyona maruz kalmayı kim göze alabilir ki?
Üçüncüsü, solucan deliklerinin boğazlarında yolculuk eden yabancı cisimler. Belki de yolculuk sırasında yüzlerce cisimle karşı karşıya gelinecek ve tehlikeli maddelerle temas halinde bulunma durumu ortaya çıkacaktır. Özellikle Einstein-Rosan köprülerindeki boğazların döngüsel olarak hareket etme ihtimalini de düşünürsek, yolculuk oldukça tehlikeli bir hâl alacaktır.
Eğer yolculuğa elverişli bir solucan deliği bulabilir ve bunu kararlı bir hale getirebilirsek Michael Marris, Kip Thorne ve Ulvi Yurtsever'in 1998 yılında yayımladıkları çalışmalarında belirttikleri gibi zamanda yolculuk da yapabiliriz. Ancak zamanda geçmişe dönmeye niyetlensek bile en iyi ihtimalle solucan deliğinin oluştuğu zamana gidebiliriz.
Sevgilerle...
Fotoğraflar: http://www.kozmikanafor.com https://pixabay.com https://www.onlinefizik.com