Gerçekleştirilmiş Hayali Röportaj #5

tahirozgen(71)
Published in
#tr
Words
1282
Reading
6 min
Listen
Play
8y

araf (2).jpeg


Ey Ruh!

???

Yanlış giriş yaptım, devreler karışıyor. Baştan alalım.

Ey Steemit tr! Merhaba!

Ben yine röportaj derdine düştüm, hele bir de baktım ki damla@damla hayali olmayan röportajlar serisinde son sürat gidiyor, e ben niye kaplumbağa hızında gidiyorum ki dedim. Bazen kendi kendime bir şeyler diyorum ama bir kulağımdan giriyor.

Ne o yoksa öbür kulağımdan çıkmasını mı bekliyordunuz? Yo bir kulağımdan giren bir daha çıkmıyor. Sanırım problem de burada. Kulağımdan girip neler yaşıyor bilmiyorum ama kayboluyor. Kendi kendime konuşmalarımın nedense böyle bir olayı var, hâlbuki kaybolmayan sakız teknolojisini kendime ettiğim sözlere uygulamam gerektiğini de kendime çok söylemişliğim var ama işte onlar da kayboldular.

Her neyse, röportaj diyorduk. Kendime söyleme etkim olmasa da, memleketin her köşesinden steemiti dolduran yüzbinlerce Türk kullanıcının gönderdiği tam Yirmi üç bin beş yüz sekiz (23508) mesajı görmemezlikten gelemedim.

(Hmm bir dakika, her mesaj ile 0,001 steem geldiyse, toplamda 23,508 steem de gelmiş olmalı. Bir dahaki sefere mesajlarınızı 1 steem ile göderirseniz sevinirim. Hayır, 0,001 steem ile gelen birçok tanıtım ve reklam mesajıyla arada kaynamasın, dikkat çeksin diye diyorum. Sizlerin mesajlarını kaçırmak istemem.)

Lafı dolandırıyorum duruyorum ama neden dolandırıyorum bilmiyorsunuz. Sebebini şöyle açıklayayım; bugünkü röportajım çok büyük sürpriz. Heyecan artsın istiyorum. Ama görüyorum ki bazılarınız hemen aşağılara bakıp kim olduğunu görmüş bile.

Sahi kimmiş ya?



Merhaba sevgili arafs@arafs, bir gittin pir gittin, niye gittiğinden çok geri gelmeyecek misin sorusunu sana sormak istiyorum.

Öncelikle tüm steemit tr topluluğunu buradan selamlıyorum. Seni ise selamlayamıyorum, seni hiç sevemedim. Bu sebeple belki sen gidersen geri gelirim.

Ya ama bak şimdi, adama sormazlar mı, madem bu kadar sevmiyorsun neden röportajına geldin diye?

Sorarlar elbet sorarlar. Bu sebeple bana bu soruyu sorarak açıklama fırsatı verdiğin için çok memnun oldum. Ellerim bağlı, kafama silah dayalı beni zorla oturttun. Buradan kurtulunca ilk işim steemitte sevdiğim balina arkadaşlar aracılığıyla seni downvote manyağı yapmak olacak.

O konuda rahat ol zaten son zamanlarda eksik olmuyorlar. Bu arada söylediklerini ciddiye alanlar olacak ama belirtmek isterim, maşallah hayal gücün derya deniz. Ne silahı, ne el bağlaması. Kahvemizi yudumladığımız sıcacık bir kafe ortamındayız.

Neyse bırakalım ona okuyucular karar versin. Onlar kimin doğru söylediğini iyi bilir.

Sevgili okuyucu en iyisini bilir tabii. Her neyse ben tekrar diyorum ki, steemite yeni bir ilk adım atma zamanın geldi bence. Bu röportaj da senin ikinci ilk adımın olsun. Madem adım atmakta ısrarcısın hadi bize biraz kendinden bahset lütfen.

Bu işkenceden bir an önce kurtulmak adına hızlı hızlı cevap vereceğim. Ben arafs@arafs, beni bilen biliyor. Bilmeyenler ise bir sene önceki postlarımı okusunlar lütfen. Orada kendimden yeterince bahsetmişimdir.

Ya sen var ya çok hınzırsın, aah bak kahvelerimizin yanına kurabiyelerimiz de geldi. Afiyetle ye lütfen.

Ya asıl sen nasıl bir çakalsın. Okuyucuyu kandırmak için kurabiye falan uydurmalar.

Sevgili arafs@arafs lütfen üzerime oynama, zaten her röportajda dağıtıyorlar beni. Sen bari bu kadar uzun süre sonra gelmişsin, yapma böyle. Dur ben bir de ıslak mendil vereyim, sakalında kurabiye kırıntıları kalmış.

Kimseler yemez senin bu numaralarını.

Ama sen kurabiyeleri bayağı bir afiyetle yedin maşallah

sudefteri@sudefteri anlayacaktır neler olduğunu, hiç boşuna uğraşma.

Ah sudefteri@sudefteri demişken ve de bir yıl önceki paylaşımlarını okuyucularımıza önermişken bak aklıma ne geldi. Senin daha ilk yazıların, sudefteri@sudefteri geliyor ve sana #trliste yi önererek, etiketlerde kullanmanı öneriyor. Fakat sen o esnada sudefteri@sudefteri gibi güzide bir kişiliği hiç düşünmeden kırıyorsun ve ben öyle gruplara felan karşıyım diye tersliyorsun. Şimdi o günleri düşündüğünde için cız etmiyor mu?

Ahaha bak ya, neleri bulmuş da önüme çıkartıyor. O zaman daha sudefteri@sudefteri kimdir bilmiyordum, o da beni bilmiyordu. Kibar bir öneri de bulundu ve ben de kibarca fikrimi belirttim. Kimseyi kırmadım, terslemedim de. Zaten sonrasında trliste’ye de katıldım. sudefteri@sudefteri ile de on numara bir arkadaşlığımız oldu.

Senden böyle cevap alabilmek güzel. Bak limonatalarımız da geldi. Bir yandan içelim, bir yandan devam edelim. Sen steemit’e geldiğin zaman, çok hızlı bir şekilde sistemi araştırıp, öğrenip bir de insanlara öğrendiklerini anlatmışsın gördüğüm kadarıyla. Bu anlamda kullanıcılara kızdığın noktalarda olmuş. Biraz bunlardan bahsetmemiz de bir sakınca varmıdır?

Ben kullandığım sistemi her detayıyla bilmek zorunda hissediyorum kendimi. Bu sebeple de gece gündüz demeden bolca araştırma yapıp, okuyarak ve deneme yanılmalarla tecrübemi geliştiriyordum. Tespitlerimi de insanlara aktarıyordum ki, araştırma vakti olmayanlar en azından faydalansın ve yanlışım varsa da beni düzeltsinler istiyordum. İnsanlara kızmak değil de, sadece insanların araştırmamasına sitem ediyordum. Her şeyi hazır bekleyen ve kullandığı sistemi öğrenme arzusu bulunmayan insanların başarılı olacağını düşünmüyorum. Bu anlamda bir motivasyonlarının olması gerekiyor.

Ohh be limonata seni kendine getirdi gibi. Sen böyle anlat işte. Hatta geri gel steemite orada postlarla anlat yine.

Hala limonata diyor ya.

Daha mı istiyorsun, tabii sen yeter ki iste hemen geliyor. Buarada sıradaki soruma geçeyim. Peki neden steemit?

Şu anda steemit te olmadığımı bile bile böye aptal bir soruyu ancak sen sorabilirdin ve sordun. Tebrik ediyorum.

Ya arkadaşım hesabın orada duruyor, yazdıkların da duruyor. Demek ki hala steemit! Bırak şu inadı! Neyse, madem öyle neden steemit idi, hadi tamam gittin kabul ama niye gelmiştin?

Öf be, git ilk postumu oku o zaman tembel teneke! Ne demiştim ben orada;
“uzun lafın kısası yatırımımı burada da değerlendirmeye karar verdim. Hem yaklaşık 15 senedir internetten para kazanmak istiyordum, site blog falan uğraşmak zor geliyordu. Çünkü her bir detayıyla tek başına uğraşmak zorunda kalıyordun. Ben de zora gelemediğimden tam anlamıyla kendimi hiç veremedim o işlere, hevesle kaldı.”
Demiştim.

Demiştin ama gittin ya. O paragrafın sonunda zaten belli ediyorsun, “ umarım çabuk sıkılmam.” Diyerek. Çabuk sıkıldın demek ki.

Sıkıldım evet senin abuk kuşlarının ötüşleri benim canımı çok sıktı. Vik vik vik kafa ütülüyorsun yeter ya.

Bak şimdi senden bunları duymak beni derinden yaraladı. Ben bir ağlayıp geleceğim. Lütfen gitme bir yerlere

Otur şuraya ve bitir artık şu röportajı. Sonra nerede ağlamak istiyorsan git orada dök timsah gözyaşlarını.

Lütfen sakin olalım. Okuyucu bu tarz gerilimleri sevmez. Madem öyle; hızlıca bir iki soru daha sorayım. Şu an nerelerdesin? Neler yapıyorsun? Benim için değil, merak edenler için söyle lütfen.

Şu anda kripto paralarda öngördüğüm büyük yükseliş öncesinde al-sat yaparak elimdeki portföyü genişletiyorum. Çok çılgın paralar kazanıyorum ve dahasını da kazanacağım. Kazanınca da steemit’ten daha başarılı bir platform yapacağım ve benim sistemimde tr topluluğundan bir çok balina olabilecek.

Aman da aman hedefler şahane. Sen kafaya koyduysan yaparsın. Platformunun ilk üyelerinden olmak beni şereflendirir.

Üzgünüm, o platformun tek bir kuralı olacak, o da ; tahirozgenler giremez!

Yine üzdün beni. Bu röportaj sonrasında Arap Şükrüden “Bu şehir beni boğuyor” eşliğinde efkârın dibine vuracağım.

Vur tabii vur. Belki o efkârla senden tamamen kurtuluruz.

Yok efkar bana bir şey yapmaz, o benim her zaman üzerimde geziniyor. Bazen yorulup uyuyor o kadar. Alışığım yani ben, çok heveslenme.

Kötüye bir şey olmaz derler zaten.

Sen klişelere iyice bağlamak üzeresin, en iyisi ben sıradaki soruya geçeyim. Eline sinirli bir değnek geçse, ilk olarak ne yapmak isterdin?

Hahahaa, ya sinirli değnek ne ya. Sinirli değnekle tabiki de eşek sudan gelinceye kadar kafana vururdum.

Ha ney, dur olmadı ya. Dilim sürçmüş, sihirli olacaktı o. Gerçi senin eline sihirli değnek geçmese iyi olacak gibi. Pekâlâ bu soruyu da geçtim ve son soru ile seni kendimden kurtaracağım.

Oh be, haydi sor sor!

Çayda kahvaltıda yenir…ehem yok o şeydi…neyse soru bu değil. Soru şu ki; Steemit’te en sevdiğin yazar / hesap hangisi ya da hangisiydi? Ama sadece bir cevap lütfen.

Bu soruyu geçseydik ya keşke. Cevabı hiç söylemek istemiyorum ama yalan da söyleyemiyorum. Sorunun cevabı şey… şey işte anla canım… tahirozgen@tahirozgen .

Yuppiii! Sen var ya sen. Yalan söyleyebildiğini röportajın başında gördük ama bu soruya tüm dürüstlüğünle cevap vereceğini biliyordum. Değerli vaktin ve sondaki bu güzel cevabın için çok teşekkür ederim. Haydi kendine iyi bak. Ben taksi çağırmıştım, gelmiş bekletmeyeyim.

Heey dursana ya, beni çözmeden nereye gidiyorsun. Sana diyorum alooo abuk kuş. Çöz beni... Binme o taksiye…


Story & Image Copyright: OTahirZGN
ZAK000.png

Gerçekleştirilmiş Hayali Röportaj #5 | Ecency