Eski bir alışkanlığımdan hiç vazgeçemedim..
Ne mi? Herhangi bir market alışverişinde kasa sırası beklerken, 'köprüden önce son çıkış misâli' sağa sola serpiştirilen şekerleme ve abur cuburları sepete atmaktan. :)
Sanki bedavaya veriyorlar yahut bir daha alma şansım yok. :)
Geçen gün de 'big babol' sakızıyla göz göze geldiğimde, minik bir kız çocuğuna dönüşüp, annem görmeden sepete attığım hâlimi gördüm kendimde. :)
Ne güzeldi çocukluğumuzdaki cıvıl cıvıl bakkallar.. Rengârenk şekerlemeler, sakızlar.. Hele ki birkaç arkadaşla gidildi mi şenlik gibi bir şeydi bizim için ama bakkal amca ne düşünür bilemem. :)
Hemen kasanın orada büyük, oval ve şeffaf olan kapların birinde rengârenk yılan jelibonlar olurdu, elimizi daldırıp bazen oracıkta alıp yerdik bakkal amcanın maşayla vermesini beklemeden..
Hemen yanında da çeşit çeşit sakızın olduğu buyük bir kap vardı, elimizi daldırıp deşerdik istediğimizi alana dek..
İçinden renkli dövmeler çıkan sakızlar da vardı, bazen kolumuza yapıştırır bazen de defterlerimizi süslerdik.. Birbirimizden de değiş tokuş yapmayı ihmâl etmezdik. :)
Ya sulugöze ne demeli;)
En sevdiğim de bir arkadaşımıza yedirip ağzının şekilden şekle girmesini izlemekti. :) Tabi sıra bana da gelirdi kahkalarla gülerdik. :))
Yumiyumları nasıl unuturum. :) O şeffaf kaplardan birinde de onlar al beni derdi resmen. :)
Cino gibi garip isimli yumuşacık kayısılı çikolatalar vardı, ne lezzetliydi.. Bir taneyle yetinmez nerdeyse kutuyla alırdık o kadar da ucuzdu.. Sonraları mahalle aralarında bulsam da eski tadından eser kalmamış olduğunu görmek hüzünlendirmişti beni. :(
Paketi, değişik çizgi film figürleriyle süslü olan janjanlı çokomeller de unutulmazlar arasındaydı. :) Özenle yırtmadan açılır ve elle düzeltildikten sonra nedense halı altına konurdu. :))
Patlayan şekerleri de umarım hatırlıyorsunuzdur. :) Tüm paketi açıp birden ağzına atanlara saygıyla bakardık:)
Tıpkı kolayı bir nefeste içenlere yaptığımız gibi. :)
Bir de futbolcu ve hugo kartları vardı. :) Hatta hiç unutmam annem bir gün, kardeşime ekmek alması için 50 lira vermiş, şimdinin 100tl'si gibi bir şey.. O da ekmek almış ama aklı koleksiyon yaptığımız, içinde incecik sakız olan hugo kartlarında olunca, geriye para üstü niyetine bir torba kart almış. :)
Eve gelince gözlerimiz parladı. :)) Hemen açıyoruz bakıyoruz aa bak bu kart çıkmış, bak tolga abi falan.. Annem içeri bi geldi aman aman halının üzeri komple kaplı. :)
Açılmayan kutuları tekrar poşete koyup yollamıştı kardeşimi bakkala, tabi fırçasını çektikten sonra. :)
Her şeyin tadı o zaman başkaydı, big babolları bile 3-4 tane birden atıp çiğner, kim daha büyük şişirecek diye yarışmalar yapardık. :)
Şu an bu satırları yazarken çiğniyorum ama sadece kokusu benziyor tadından eser kalmamış sanki. :|
Okuduğunuz için teşekkür ediyorum sizin de zihninizde canlanan bunlara benzer hatıralarınız varsa, yazarsanız okumak isterim. :)