Uzun zamandır aklımda olan bir düşünceydi eski cezaevinin müzeye çevrilmiş halini gezip görmek, kısmet bugüneymiş.
Ulucanlar Cezaevi 1925 yılında genç cumhuriyetin ilk cezaevi olarak inşa edilmiş. 2006 yılında kapatılıncaya kadar bir çoğu hepimizin bildiği, acılarını yüreğimizde hissettiğimiz isimleri gönülsüzce misafir etmiştir. Bu acımasız ev sahibi kapatıldıktan sonra restore edilerek 15 haziran 2011 yılında kapılarını bu sefer tarihe tanıklık etmek isteyen ziyaretçileri için açmıştır.
Türk siyaset ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinin bir zamanlar yolunun Ulucanlar’ a düştüğünü bilerek daracık koridorlardan gezimize başlıyoruz.
Bazılarının girerken görebildiği, çıkma şansını bulamadıkları dar, karanlık, soğuk duvarlar.
Koridor sizi “Hilton “ adı verilen Ankara manzaralı daha çok siyasi ve edebiyat dünyasından isimlerin kaldığı bir koğuşa ulaştırıyor.
Bülent Ecevit, Muhsin Yazıcıoğlu, Osman Yüksel Serdengeçti, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, ,Muharrem Şemsek,
Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Sami Cebeci, Yılmaz Güney, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Peker, Oral Çalışlar, İpek Çalışlar, Beyhan Cenkçi Adnan Cemgil, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Toker gibi isimlerin kaldığı koğuşlar artık boş.
Yıllar acıların, yalnızlığın çaresizliğin, izlerini silememiş.
Koğuşlara ilave mutfak, banyo ve tuvalet kısımları şartların acımasızlığını gözlerinizin önüne seriyor.
Mutfağı banyodan ayıran doku sadece kullanılan eşyalar gibi.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan’ın idam yaftaları, iskilipli Atıf Hoca, Bülent Ecevit, Necip Fazıl Kısakürek gibi birçok ünlü mahkumun kişisel eşyaları bu koğuşlarda sergileniyor. Hüseyin İnan’ın idam edilmesinden sonra kesilerek çıkarılan fanilası
Mahkumların boynuna takılan boyunduruk en çarpıcı olanlarından.
Yine koğuş duvarından etkileyici bir kare
Çoğu yakının görüşmeyi bırak haber dahi alamadığı bu cezaevinin şanslı mahkumları için kapalı görüş alanı.
Görüş alanın hemen yanı başında , İçiniz buruk, hangi taraftan olduğunun zerre önemi olmayan canlara kıyan dar ağacını demir parmaklıkların arkasında görebiliyorsunuz. İnsanın insana ettiğinin faturasının kesildiği üç tahta parçasını.
Fethi Gürcan, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu, Erdal Eren, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, iskilipli Mehmet Atıf Hoca, Ali Rıza Hoca, Nail Bey, Cavit Bey, Nazım Bey, Hilmi Bey, Abdülkadir Bey Ulucanlar Cezaevinde kayıtlı infazı gerçekleştirilen isimler. Ya kayıtsızlar?
81 yıllık tarihi boyunca isyana, işkenceye, infaza, kayıplara tanık olan, zindanlı, tek kişilik hücreli, soğuk avlulu bu yapıyı terkederken bir daha böyle bir dönemin yaşanmamasını diliyorsunuz.