Türk Ceza Kanununda, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında, 4 tane suç listelenmiştir. Bu yazı çocukların cinsel istismarı üzerine olacak olsa da öncelikle bu 4 suçu bir tanıyalım;
Kanun 15 ile 18 yaş arasındaki çocuklarda bir ayrıma gitmiştir;
Suçla ilgili genel bilgileri verdikten sonra gelelim gerçek hayatta neler yaşandığına...
Özellikle sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel suçlarda delil elde etmek bakımından ciddi problemler vardır. Ortada tanık yoksa, herhangi bir ses veya görüntü kaydı yoksa bu suçun işlendiğini kanıtlamak oldukça zordur.
Yazıya devam etmeden önce hepberaber ir günah çıkaralım; Evet haklısınız ‘Adalet sistemimiz kusurlu’, evet haklısınız ‘yargı içerisinde iyi yetişmiş eleman azlığı var’, evet haklısınız ‘gerçek suçlular hak ettikleri cezayı çoğu zaman alamıyorlar’. Bunların hepsini kabul ediyorum. Ama sizlere işin başka bir boyutunu göstermek istiyorum.
Yukarıda dediğim gibi; kamuoyunun cinsel suçlar üzerine çok büyük bir ilgisi vardır. Eminim ki hayatınızda bolca ‘Tecavüzcüler serbest kalıyor’ ‘Bunları hadım etmeli/idam etmeli’ benzeri cümleler duymuşsunuzdur. Hatta insanlar beğenmediği kararları veren hakimleri bile tecavüzcülerle bir tutmaya başladılar. Önemli konularda insanların tepkisini göstermesi tabiki de doğru birşeydir. Fakat bunun bir de negatif etkileri var.
Hakimler artık bu baskıyı üzerilerinde çok sert hissetmeye başladı. Artık olayda delil olmasa bile sadece mağdur çocuğun ifadesine bakarak hüküm kurmaya başladılar. Ve toplum buna oh olsun diyor. Cinsel bir suçtan, değil ceza almak, sadece yargılanmak bile insanları toplum karşısında rezil eden birşeydir. Hem rezil olma korkusu, hem hakimlerin kolay hüküm kuruyor olması, hem de cezaların çok ağır olması yeni bir sektörün doğmasına neden oldu.
Bazı rezil aileler küçük çocuklarını bu işe alet etmeye başladılar. Bu durumu somutlaştırarak anlatayım:
Bir gün komşunuz sizi çağırıyor. Bir yere kadar gideceğini çocuğuna göz kulak olmanızı istiyor. Siz eve giriyorsunuz ve çocuk ağlamaya başlıyor. Önceden ailesi bir güzel korkutmuş çocuğu, birkaç cümle ezberletmiş vesaire... Olaylar çıkıyor, yaygaralar kopuyor, mahalle birbirine giriyor. Sonra aileden biri sessizce sizi kenara çekiyor ‘X miktar para vermezsen şikayet edeceğiz seni’ diye. Olur mu öyle şey vesaire derken şikayet ediliyorsunuz ve hemen tutuklu olarak yargılanmaya başlıyorsunuz. Öyle ya da böyle el altından ödetiyorlar size o parayı. Sonra ifade değiştirme, şikayeti geri çekme vesaire serbest bırakıyorlar sizi. O rezil aile de başka bir mahallede devam ediyor tezgahına.
Bu olay Türkiyede bir sefer iki sefer yaşanmadı. Her yıl yüzlerce benzer versiyonu yaşanıyor bu olayın. Bu şekilde dolandırılan insanların hakkında hüküm kurulmadığı için ve kimse de cinsel istismardan yargılanmış olduğunu açığa çıkartmak istemediği için, pek fazla bilinmiyor.
Her olay bu şekilde oluyor demiyorum. Ama bundan sonra bir İnternet haberi okurken bu anekdot da aklınızın bir köşesinde olsun. Bir olayın iç yüzünü bilmeden, kulaktan dolma bilgilerle ve birkaç duygusal sosyal medya paylaşımına bakarak göstermeyin tepkinizi
Son olarak; hukukta ‘açık yargılama ilkesi’ denilen bir şey vardır. Yani istediğiniz mahkemeye gidip istediğiniz dosyayı inceleyebilirsiniz(gizlilik kararı olan dosyalar hariç/örnek alamaz veya fotoğrafını çekemezsiniz.). Aynı zamanda istediğiniz davayı da gidip izleyebilirsiniz. Gidin merak ettiğiniz bir olayın dosyasını okuyun inceleyin. Fikrinizi sosyal medyayla değil, gerçek belgelerle oluşturun.