Old and New Holidays / Eski ve Yeni Bayramlar ( ENG-TR )

Words
1120
Reading
5 min
3y
Listen to this post
~7 min

Hello,

I am sure that you are among those who yearn for the old holidays like me. Let's go to the old holidays together today. According to Turkish traditions, let's relieve the longing of those who yearn for the past. Tomorrow, as the Turkish nation and Muslims, we will be living the first day of Eid al-Adha. I wish all the Islamic world a blessed Eid al-Adha, and I congratulate you all on Eid with my sincere wishes. I hope you have a peaceful, happy and a nice holiday with your loved ones.


khat

Let me tell you how the first day of the holiday was for my family. We all get up early in the morning. My mother goes to the kitchen and starts the breakfast preparations. My brother, father and I wear our most beautiful and cleanest clothes and go to the mosque near our neighborhood to perform the Eid prayer. After the mosque, everyone celebrates with each other. First, I kiss my father's hand and celebrate. Then we celebrate with my sister. If I see someone familiar around me, I also celebrate with those friends.

Especially in the villages, in the old days, there was a rush for the feast weeks in advance. Everyone used to start the holiday cleaning at home. The kitchens of the houses were festive. Water pastries were made and phyllo dough was rolled out. Walnut and pistachio baklava would be the best treat of the holidays. In the past, our families were very large. People would come and go more often. Everyone's door would be open, and he would go home with the ease of sincerity without asking permission. Hand kisses and greetings began. Everyone was trying to help each other. The elders would give money or candy to the little children who came to the house. Those who were offended were tried to be reconciled.

When we look at our society, extended families are now replaced by nuclear families, as they used to be. This situation also changes depending on the economic and social living conditions of the countries. Families living in villages have also begun to move to cities. As the rate of urbanization increased, the communication, visit and conversation of families with each other ceased. This inevitably
It also reflects on our holidays.

When we look at the old generations, everyone saw the holiday as a help, unity and pleasant conversation. We shared our feelings and thoughts by sharing our problems with each other. But the new generation looks at the holidays from a very different perspective. These new generations consider holidays more as holidays. As I mentioned above in the past, people serve their neighbors by cooking at home. They fed the guests who came to the house. They also gave gifts and money to children. Sweets were eaten by chatting at home. Tea was drunk. Even for the children, the holiday was very enjoyable and exciting. A child who was bought a holiday outfit by his family would look forward to the morning by hugging that holiday.

In the new holidays, people are far away from each other. There are many people who do not want to go because their families are far away and see the holiday as a holiday. I get very upset when people only message their elders and friends on social media in the form of stereotypes. In my opinion, if there are parents and the distance is far, I think they should definitely go. Frankly, I find it very worthless and ordinary to send canned messages from the phone. Instead, it is necessary to call and at least hear his voice, even go to him, hug and touch, that is, share the holiday.

Finally, those who spend the holiday with their family are much happier. I am very happy to spend this holiday with my family. I hope everyone has a happy and peaceful holiday with their loved ones and families.

Merhabalar,

Sizlerin de benim gibi eski bayramlara özlem duyanlar arasında olduğunuza eminim. Gelin bugün hep beraber, eski bayramlara doğru gidelim. Türk geleneklere göre, eskiye özlem duyanların hasretini bir nevi olsun giderelim. Yarın, Türk milleti ve Müslümanlar olarak Kurban Bayramının birinci gününü yaşıyor olacağız. Tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı'nın hayırlara vesile olmasını dilerek, hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Huzurlu, mutlu ve sevdiklerinizle beraber güzel bir bayram geçirmenizi umut ediyorum.


kaht

Bayramın birinci gününü kendi ailem açısından nasıl geçtiğini sizlere anlatayım. Sabahın erken saatlerinde hepimiz kalkarız. Annem mutfağa geçer, kahvaltı hazırlıklarına başlar. Abim, babam ve ben en güzel ve en temiz kıyafetlerimizi giyerek, bayram namazını kılmak için mahallemize yakın camiye gideriz. Cami çıkışı, herkes birbirleriyle bayramlaşır. Bende önce babamın elini öpüp bayramlaşırım. Sonra abimle bayramlaşırız. Eğer etrafımda tanıdık birilerini görürsem o arkadaşlarımla da bayramlaşırım.

Özellikle köylerde, çok eskilerde haftalar öncesinden bayram telaşına girilirdi. Herkes evinde bayram temizliğine başlardı. Evlerin mutfakları şenlenirdi. Su börekleri yapılır, yufkalar açılırdı. Cevizli ve fıstıklı baklavalar bayramların en güzel ikramı olurdu. Eskiden, ailelerimiz çok genişti. İnsanlar birbirlerine daha çok gelip giderdi. Herkesin kapısı açık olur, izin almadan samimiyetin vermiş olduğu rahatlıkla eve giderdi. El öpmeleri, selamlaşmalar başlardı. Herkes birbirine yardım etmeye çalışırdı. Eve gelen küçük çocuklara büyükler para veya şeker verirdi. Dargın olanlar barıştırılmaya çalışılırdı.

Toplumumuza baktığımızda eskiden olduğu gibi geniş aileler artık yerini çekirdek ailelere bıraktı. Bu durum ülkelerin ekonomik ve sosyal yaşam koşullarına bağlı olarak da değişiyor. Köyde yaşayan aileler de artık şehirlere taşınmaya başladı. Şehirleşme oranı artıkça ailelerin birbirleriyle olan iletişimi, ziyareti ve sohbeti de kalktı. Bu da ister istemez
bayramlarımıza da yansıyor.

Eski kuşaklara baktığımızda herkes bayramı bir yardımlaşma, birlik beraberlik ve hoş sohbetler olarak görüyordu. Birbirimize dertlerimiz paylaşarak duygu ve düşüncelerimize ortak oluyorduk. Ama yeni kuşak, bayramlara çok farklı gözle bakıyor. Bu yeni kuşaklar bayramları daha çok tatil olarak değerlendiriyorlar. Eskiden yukarıda da bahsettiğim gibi, insanlar evlerinde yemekler yaparak komşularını ikram ederler. Eve gelen misafirleri doyururlardı. Çocuklara da hediye ve para verirlerdi. Evde sohbetler yapılarak tatlılar yenirdi. Çaylar içilirdi. Hatta çocuklar için bayram çok keyifli ve heyecanlı geçerdi. Ailesi tarafından bayramlık kıyafet alınan bir çocuk, o bayramlığına sarılarak sabah olmasını dört gözle beklerdi.

Yeni bayramlar da insanlar, birbirlerinden çok uzaklar. Ailesi çok uzakta olduğu için gitmek istemeyen ve bayramı bir tatil olarak gören çok insan var. İnsanların büyüklerine ve arkadaşlarına basmakalıplar şeklinde sadece sosyal medyadan mesaj atmalarına çok üzülüyorum. Bence anne ve babası varsa ve mesafe de uzaksa mutlaka gidilmeli diye düşünüyorum. Açıkçası telefondan hazır mesaj gönderilmesini çok değersiz ve sıradan buluyorum. Bunun yerine telefon açıp en azından sesini duymak, hatta yanına gidip, sarılmak ve dokunmak yani bayramı paylaşmak gerekiyor.

Son olarak, bayramı ailesi ile birlikte geçirenler çok daha mutlu oluyorlar. Ben bu bayramı ailemle birlikte geçireceğim için çok mutluyum. Umarım herkes sevdikleriyle ve aileleriyle birlikte mutlu ve huzurlu bir bayram geçirir.

Old and New Holidays / Eski ve Yeni Bayramlar ( ENG-TR ) | Ecency