Neden kendimizi alkışlayalım değil mi? Biz bunu hak ediyoruz gerçekten. Aslında keşke hiç hak etmesek kendimizi alkışlamayı.
Televizyonda film izlerken, dizileri izlerken ya da, tiyatroya veya sinemaya gittiğimizde oyuncuları izlerken ne kadar hayran kalıyoruz öyle değil mi? Gerçekten çok başarılılar hayranlıkla izliyoruz oyunculuklarını.
Peki hiç düşündünüz mü? Asıl gerçek oyuncular bizleriz. Farkında bile olmadan bu tiyatro sahnesinde en büyük oyunculuğu bizler sergiliyoruz. Olmak istediğimiz insan degil, olmamızı istedikleri kişi rolüne bürünüp bu rolden de bir türlü çıkamıyoruz. Belki bu yazdıklarıma karşı çıkan olabilir, saygı duyarım tabi ki.
Sabahtan akşama kadar birlikte çalıştığınız insanlar, ya da sürekli görmek zorunda kaldığınız kişiler, ve daha birçok ortamlar. Aslında gerçekten siz misiniz? Tebessüm etmek zorunda kalıyorsunuz birçoğuna, evet haklısınız demek zorunda kalıyorsunuz ya da onlarla eğlenmek zorunda kalıyorsun. İstemeye istemeye....
Resmen oyun oynuyorsun işte kendin olamıyorsun. Kendin olmana izin vermiyorlar çünkü. Belki de dişlerini sıka sıka gülüyorsun o insanlara. Öyle olmak zorunda ya
Ama artık yeter bu rollerden çıkıp kendimiz olmanın vakti çoktan gelmedi mi? Aslında hep kendimiz olmalıydık. Bilinç altımıza bu böyle işlendi maalesef. Hani o "ayıp" ya da "o senin büyüğün" "öyle konuşulur mu"bunlara benzer cümlelerle kelimelerle büyütülmedik mi? Yeter ama artık. Hiç olmazsa bizden sonraki nesiller kendileri olsun. Yapmak istemedikleri şeyleri yapmasın, görüsmek istemedikleriyle görüşmesin, gülmek istemediğine gülmesin kim olmak istiyorsa o olsun.
Ben artık çevremde bu ışıği görmeye başladım bundan da mutluluk duyuyorum. Artık insanlar kendi olmak istiyorlar yaptıklarıyla yargılanmak istemiyorlar, neyi niye yaptığını açıklama zorunluluğu hissetmek istemiyorlar. Neysem oyum diyorlar. Topluca bilinçlenme diyorum ben bu konuda. Bu aralar kiminle konuşsam ya da tanışsam gözlemlediğim; ben buyum, benim bir de kendimi anlatacak zamanım yok, bugün böyle düşünüyorum, bu duygu içindeyim belki yarın başka duygularda olacağım.Karşımda ki kişi veya kişiler benim hakkımda ne düşündü diye bir de buna kafa yoramam. Diyenlerle doldu. Ben bu aralar tanıdık tanımadık birçok insanın da bu şekilde düşündüğüne inanıyorum.
Düşünün, arkadaş dediklerinle bir arada olacaksın ve yanlış mı konuştum, beni yanlış mı anladılar, ne dediler benim için, keşke söylemeseydim. Böyle bir ortamda olmak istemezsiniz sanırım. Hiç görüşme daha iyi. Sizi siz olarak kabul gören, sizi yanlış anlamayan, yargılamayan kişilerle olmak istersiniz değil mi? Öyle de yapın.
Ben öyle yapıyorum:)
Mutluluk sizin içinizde, hayatı siz olarak mutlu yaşayın...
Picture source: https://pixabay.com/tr/kad%C4%B1n-mutluluk-sunrise-siluet-570883/