Dolduruşa Gelmek ya da Gelmemek

neokuduk(58)
Published in
#tr
Words
353
Reading
2 min
Listen
Play
9y

20180304_115710_0001.pngImage designed via Canva.com and background image is free to use from the inbuilt gallery.

Bu sözü duyduğumda üzerinde uzun uzun düşünülmesi ve tartışılması gerektiğini düşündüm. Bazen öyle zamanlar, öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki, aslı nedir, ne değildir araştırmadan o an aklımıza ilk gelen şeyi yapıveriyoruz. Bu gibi durumlar hayatımızda bazen çok az değişikliğe yol açarken bazen de geri dönülmez noktalara bizi getirebiliyor.

İnsanız hepimiz... Bazı zaaflarımız, kimseye göstermek istemediğimiz yanlarımız, bazen çocukluktan gelen ve hiç dolmayacakmış hissini de beraberinde getiren eksiklik duygusu, yüzleşmek istemediğimiz ve hatta bir başkasının eleştirmesine bile katlanamadığımız huylarımız var. Kim inkar edebilir?

Tüm bunlar beklenmedik bir olayda bizim tepkimizi belirliyor ve bazen kaybediyoruz bazense galip çıkıyoruz. Bu beklenmedik olaya verdiğimiz tepki ise "anlık"... Bir an içinde her şey tepetaklak olabiliyor yani. Bazı kimselerin dolduruşuna gelip maksadı aşan tepkiler vermek, önceliklerimizi ve geçmişten gelen/gelmesi gereken tecrübelerimizin aktardığı bilgiyi unutarak o an kafamıza estiği gibi davranmak, mantığımızın ve sağduyumuzun her türlü ikazını, alarm vermesini bir nevi, elimizin tersiyle itip yine ve malesef yeniden bizi boşuna oyalayacak işlere meyletmek, haksız olduğumuz konularda dürüst bedeller ödemek ve yolumuzu, düşüncemizi düzeltmek yerine anında inkara başvurmak, suçlayıcı ve tehditkar davranmak ya da gördüğümüzü görmemezlikten gelip güvenli zannettiğimiz alanları/kişileri körü körüne savunmak, bir anlık seçimdir.

20180304_122312_0001.pngImage designed via Canva.com and background image is free to use from the inbuilt gallery.

Bir anlık seçimlerimizin bedellerini tüm hayatımızla ödeyeceğimiz durumlarla da karşılaşabiliriz. Veya hayatımızda çok önemli birinin sevgisini ve güvenini sonsuza dek kaybedebiliriz. Öncelikle her şeyin telafisi yaptığımız hatayı fark etmekle başlamalı. Fark etmek, itiraf etmek ve yüzleşmek gerekir ki bunları çoğu zaman es geçip yolun tersine yürümeyi tercih edebiliyoruz. Bu da yukarıdaki alıntıda da okuyacağınız gibi bilmemek ve de en kötüsü bilme ihtiyacı hissetmemekten kaynaklanıyor. Bu noktadan geri dönüş ise daha çok çaba istiyor elbette...

İnsanız dedik, tüm bu hatalara düşüyoruz, düşmeye de devam edeceğiz. Yeter ki üzerinde biraz düşünelim ve hatalarımızdan geri dönebilelim. Düştüğümüz yerden kalkmamak ve hatta yerin daha da dibine inmek için çabalamak, kendimiz hariç herkesi suçlayarak daha da karanlığa batmak yerine durup bir dakika "ben ne yapıyorum?" diye düşünelim. Böylelikle hem kendi hayatımızın hem etrafımızdaki hayatların nasıl değiştiğine inanamayacaksınız. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Dolduruşa Gelmek ya da Gelmemek | Ecency