Delikanlı yorgun...Delikanlı boşlukta...Saçını başının orta yerinden iki tarafa doğru taramış, elinde fırından daha yeni çıkmış ekmek...Soğuğa karşı koyan taze, sıcak ekmekten çıksa çıksa bir nebze duman çıkar. Onu da içine çekmekle meşgul delikanlı...Dereboyu mahallesinin arka sokaklarında faili meçhuller gibi köşeden köşeden yürüyor. Gün doğumunun güzelliğini, evlerin penceresine çarpan güneş ışınlarıyla fark ediyor. Güneş bu sonbahar ayının son demi..Artık vakti geldi. Zamanında delikanlının kendini karanlığa bıraktığı gibi, güneşinde kendini kara bulutlara teslimiyet vakti geldi.
Delikanlı bir ses duydu uzaktan. Tanıdık bir sesti. Masmavi gözleriyle, bukle bukle saçlarıyla, her türlü umutsuzluğun içinde bile ayın 14'ü gibi parlak yüzüyle, delikanlının karşısında duran küçük abla...Sabah yorgunluğu mudur, nedir bilinmez amma bir ateşli hastalık gibi yorgun görünen vücut...Oysa daha çok küçük...Küçüklerin yüzlerinde güller açmalı, hareketleriyle neşe saçmalı etraflarına...Küçük abla da nerde o haller... Anasız babasız büyümenin ne kötü olduğunu bir küçük abla bilir, bir de sırlarının tek sahibi Yarar Osman..
Bu Yarar Osman bir elle dirsek mesafesi boyunda, suratında Mona Lisa tablosu gibi anlam verilemeyen bir ifadeye sahip, vücudunun bir tarafı siyah diğer tarafı beyaz oyuncak bir ayı...Yarar Osman adını takmış küçük abla...Sebebi çok basit... Bir kaç gün önce bir kadının oğluna şımarıyor diye yaramaz demesi ve okkalı bir tokat çakmasıyla, çocuğun birden gözlerinden durmaksızın gözyaşlarının akması...Küçük Ablamız ne kadar küçük olsa da, hayat ya bu...Yaşa bakmaz...Ağlamanın kötülüğünü elbet öğretir. Neyse almış karşısına ayıcığı küçük abla;
- Sen hiç ağlama emi...Sen ağlamayasın diye bak adını Yarar koyuyorum.Benim babamda hiç ağlamamış.Onunda adı Osmandı. O yüzden sana Yarar Osman diyeceğim.
Bu Yarar Osman'ın tüylerinin bir tarafının siyah olmasıda arabaların altında ezilmekten gelir. Bembeyaz tüyleri artık lastik izlerinden siyaha dönmüştür. Küçük abla ne bilsin. Zaten bilse ne yapacak. Onu dinleyecek başka arkadaşı mı var sanki?
source