Zürafalar yeryüzünün en yüksek hayvanlarıdırlar. İlk bakışta insanların dikkatini çeken en belirgin özellikleri şüphesiz boylarıdır. Boyları 4 ila 6 metre arasında değişebilmekte olup ortalama 5 metre dolaylarında seyretmektedir. Sahip oldukları uzun boy yerine göre avantaj veya dezavantaj sağlayabilmektedir. Size komik gelir mi, bilmiyorum ama Afrika savanlarında dolaşırken yağmurlu havalarda zürafalara yıldırım düştüğü şahit olunmuş olaylar arasındadır. Ayrıca su ihtiyaçlarını karşılamak istediklerinde su içmek için zahmete katlanıp eğilmek zorunda kalırlar.
Yaşam Tarzları, Davranışları, Dış Görünüşleri
Zürafalar gruplar halinde yaşayan canlılardır. 35 bireyi bulan gruplarda yaşayan bu canlılar grupça yaşamanın verdiği güvenin oldukça farkındalar. Söz konusu güvenlik olunca her zaman tetikte, her sese karşı duyarlı ve bir o kadar da keskin görüşlüdürler. Öylesine yüksek bir boyun üzerinde bir çift göz adeta savanın gözcü kuleleri gibidir. Düşmanları sezdikleri zaman kuyruk hareketleri ile diğerlerini uyarırlar ve grup alarm pozisyonuna geçer.
Kuyruk önemli bir iletişim aracı olmasının yanında zürafalara üşüşen böcekleri kovmada etkili bir silahtır.
Ayrıca zürafaların tehlikeye karşı sürekli tetikte oluşları diğer hayvanlar için de güvenli bir liman oluşturmaktadır. Antilop ve ceylan gibi diğer memeliler zürafalara yakın durarak beklenmedik saldırılara karşı daha tedbirli olurlar.
Bu canlılar görkemli görünüşlerinin aksine son derece uysal hayvanlardır. Lakin tehlikeyi sezdiğinde olabildiğince hızlı kaçar ama kaçamayacağını anladığı vakit düşmanını uzun bacakları ile tekmeleyebilir. Belirtmeliyim ki bu tekmeler hafife alınacak cinsten değildir, zürafaları avlamak isteyen bazı yırtıcılar bu şekilde hayatlarını kaybettikleri olmaktadır.
Bu canlılar geviş getiren hayvanlardır, beslenmediği vakitlerde bile ağzı boş durmaz ve sürekli geviş getirir. Bu canlıların en çok dikkatleri çeken bir diğer özellikleri ise sahip oldukları desenlerdir. Bu desenler, zürafaları inceleyen bilim insanların açıklamalarına göre her bir zürafada farklılık gösteriyor olup hiçbir zürafanın deseni aynı değildir. Ayrıca desenlerin şekli yaşamları boyunca değişmez. Sahip olunan bu desenlerin renkleri yaşa ve yaşanılan coğrafyaya göre farklılıklar göstermektedir. Zürafalarda bireyler yaşlandıkça desenlerdeki beneklerin renkleri daha çok siyaha kaymakta olup bu durum erkek bireylerde daha net gözlenmektedir. Ayrıca çöl bölgelerinde yaşayan zürafalarda desen renkleri oldukça açıktır.
Ortalama ömürleri 25 yıl olan bu canlılar ömürleri süresince çok eşli olarak yaşarlar. Bir erkeğin bir dişiye sahip olabilmesi o kadar basite indirgenecek bir durum değildir. Zürafalar kafalarında bir çift boynuza sahiptirler ve erkekler soyunu sürdürebilme hakkı kazanmak amacıyla rakibini, uzun boynunun ucundaki sert boynuzları ile vurarak dize getirmeye çalışır. Bu dövüşler bazen ölümle bile sonuçlanabilir, böyle olunca bu durum zürafalar açısından ölüm kalım meselesi olabilmektedir.
Kalpleri
Ayrıca zürafalar büyük bir kalbe sahiptirler, bazen bir metreden daha uzun olabilen boyunlarının üzerindeki kafalarına kan götürebilmek için güçlü bir kalbe sahip olmaları gerekir. Normalde birçok memelinin toplardamarlarında kanın geri yönlü akmasını engellemek amacıyla bazı kapakçıklar bulunmaktadır fakat zürafaların hem toplardamarlarında hem de atardamarlarında bu kapakçıklardan bulunmaktadır. Söz konusu beyne kanı taşımak olunca atardamarlarda da kapakçıkların bulunması gereklidir. Aksine bulunmasaydı beyne kan taşımak oldukça zor olurdu.
Beslenme Şekilleri
Zürafaların beslenme alışkanlıklarına gelince; zürafalar genelde ağaçların yeşil yapraklarıyla beslenirler ama ara sıra çalılıklarla da beslendikleri bilinmektedir. Zürafaların yemeyi sevdikleri besinler arasında kaktüsler ve ölmüş canlıların kemikleri yer alır. Kaktüsler dikenli olmasına karşın zürafalar bunu aldırmaz ve bol sulu kaktüs kabuklarını iştahla yerler. Kemik olayına gelince de, aslında kemiği yemezler. Kemiklerin daha çok üzerindeki yenilebilecek kısımlarını sıyırılar ve genel olarak kemikleri yalarlar. Bakıldığı zaman garip gibi görünse de bu durum son derece olağan bir durumdur.
Osteofaji olarak bilinen bu olay, zürafa bireylerine göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin uzun boylu zürafalar, kısa boylulara nazaran daha fazla kemiklerle beslenirler.
Bir zürafa bir kemikle besleniyorsa bilmeliyiz ki ihtiyacı olan kalsiyum ve fosforu kemik yardımıyla karşılamaya çalışmaktadır.
Zürafaların Boyları Neden Uzundur
Eminim bu soruyla hayatta bir kez de olsa karşılaşmışsınızdır. Soruyorum sizlere, zürafaların boyları neden uzundur?
Bu tartışmalı bir konudur, tartışmalı olmasının sebebi ise henüz tam olarak açıklık kazanmamış olmasından kaynaklanır. Aslında bu konuda birbiri ile yarışan ama birinin yanlış bir anlaşılamadan kaynaklandığı iki görüş söz konusudur.
1)Lamarck ve Darwin Olayı
Zürafaların boynunun uzun olmasının sebebinin besinlerin şartlarına bağlandığı bu ilk görüş Lamarck tarafından ortaya atılmış olup kaynaklarda,
Zürafa toprağın hemen her zaman kurak olduğu bölgelerde yaşadığı için ağaçların üst dallarındaki yapraklara ulaşmak için sürekli çaba göstermesi gerekiyordu. Bu alışkanlığı kuşaklar boyunca sürdüren zürafanın ön bacakları arkadakilerden daha da uzadığı gibi boynu da uzadı.
şeklinde yer bulmuştur. Bu açıklamaya göre zürafaların boyları nesillerce aktarılan genlerle birlikte kalıtımın etkisi ile anlatılmıştır.
Şansa bakın, Darwin de zürafaların boylarının uzunluğunu beslenme şartlarına bağlanmaktaydı ve hatta,
Azametli yapısı, uzun boynu, ön bacakları, kafası ve diliyle zürafa, ağaçların üst dallarındaki yapraklara ulaşacak şekilde bütün vücudunda iyi bir adaptasyona uğramıştır.
açıklamasını bile yapmıştır. Darwin Lamarck'ın aksine zürafaların boylarını uzun olmasını ekstra bir doğal seleksiyona bağlamaktaydı. Buna göre zor koşullarda uzun boyunlu zürafaların daha iyi uyum sağlaması gerekiyordu ve uzun boyunlu olanların genleri gelecek nesillere kaldığı için zamanla kısa olanlar devamlılığını sürdürememiştir. Zamanla Darwin'in bu konuda haklı olduğu anlaşılmıştır. Ne yazık ki doğal seleksiyon olayının zürafa üzerinden anlatılmış olması insanlarda yanlış bir izlenim yaratmış ve zürafaların boyları beslenmeye bağlanmıştır. Aslen bu görüşle ilgili pek de sağlam deliller yoktur. Tam olarak beslenmeyle açıklanamaz.
2)Çiftleşmede Rekabet
Bir diğer görüş de çiftleşme amacıyla yapılan dövüşlerde dövüşü kazananın, genlerini sonraki nesiller aktarmasına dayanır. Daha önce de bahsettiğim gibi zürafalar dişilere sahip olabilmek amacıyla kıyasıya kavgalara tutuşuyorlardı ve kazanan genlerini sonraki nesillere aktarma fırsatı buluyordu.
Bu görüşte kavgalarda daha güçlü olan uzun boylu zürafalar baskın olmaları nedeniyle sürekli olarak genlerini sonraki nesillere aktarmışlardır ve zamanla genlerini aktaramayan kısa boylu bireylerin sayılarında azalmalar görülmüş ve en sonunda da yok olmuşlardır. Ne yazık ki bu görüş de tam olarak açıklayamamaktadır. Günümüzde zürafaların kökenleri ile ilgili araştırmalar halen sürmektedir. Daha net bilgiler ele geçirildikçe bilgiler açıklığa kavuşacaktır. Aslında bugün bulunan kalıntılarda, bir zamanlar, zürafagiller ailesinde günümüz zürafalarından çok daha uzunları olduğu ortaya çıkmıştır.
Bilim adına paylaşımlar yapmak isteyen herkesi #turkcebilim etiketi altında paylaşım yapmaya davet ediyorum. Ayrıca buradan discord kanalımıza katılmak isteyen herkesi bekleriz.