Merhabalar,
Ben Kenan Ayten ve bu benim buradaki ilk blog yazım.
Elektrik-Elektronik mühendisiyim ve şuanda Ege üniversitesinde alanımda yüksek lisans eğitimime devam etmekteyim. Akademik kariyer düşünüyorum, hedefim ileride çalışmalarıyla bilinen ityi bir bilim adamı olabilmek.
Fakat Türkiyedeki akademinin durumu içler acısı. Açılan araştırma görevlisi kadroları genelde öğretim üyelerinin öğrencileri tarafından dolduruluyor yada belli makam ve mevkideki kişilerin referasınsa sahip kişilerin tanıdıkları tarafından dolduruluyor. Cemaatlere hiç girmiyeceğim özellikle bazı üniversitelerde cemaatlerin kadrolaşmaları çok büyük tehlike arz ediyor.
Her neyse benim asıl kızdığım nokta şurası, hocalarım madem çalıştığın yl yada dr öürencisine gelir kapısı oluşturmak istiyorsunuz proje yapın, tübitak projeler BAP projeleri, AB projeleri. Projenin bütçesinden asgari ücretten çok daha yüksek miktarlarda burs verebiliyorlar. Ama tabi çoğu hoca memur kafasında olduğu için proje yapmak işlerine gelmiyor.
Madem kendi öğrencinizi alacaksınız kadro ilanını ona göre açınki kodroya biz başvurmayalım, en azında ümitlenmemiş oluruz veya mülakatlara gitmek için zaman ve para kaybetmemiş oluruz.
Bu şekilde kadroya girenlere hakkımı helal etmiyorum. Zaten artık akademide bu tarz memur kafasında insanlar oldukça onlardan öğrenebileceğim pek fala birşey olduğunuda düşünmüyorum. Tabiki çok kıymetli hocalarımı bunlardan ayrı tutuyorum.