Küçük Scottla abisinin maceralarını anlatıyor gibi gözükse de ilk başta esas vermek istediği Amerika’da siyahlara yönelik ırkçılığın boyutudur. Evet kölelik kalkmıştır ama insanlar siyahları hala bir köle gibi görmektedir. Kitap savaşa beş kala zamanları anlatmaktadır. Bütün bunları beş yaşındaki küçük bir kız çocuğunun gözünden anlatması ise ayrı bir tat katmaktadır. Annesini çok küçükken kaybetmiş ve varlığını hatırlamayan saf saf olduğu kadar inatçı bir o kadar zeki bir kızdır Scott. Hareketleri ve sürekli abisiyle vakit geçirmesi ataerkil komşular ve akrabalar arasında hoş karşılanmasa da onun yanında olan pek çok insan vardır. Üstünü örten gizemli bir el vardır. Küçükken canavarlarla dolu bir evin önünden geçtiğini kim hayal etmez ki? Bu hayalin en sevimli temsilcisidir Scoot. Kitaptaki en etkileyici olaylar arasında avukat olan Scoot’un babası tecavüzle suçlanan bir zencinin davasını üstlenmiştir. Bu duruma herkes en ağır tepkileri vermiştir. Zamanımızdan bakıldığında dahi çok ağır bir hal olduğuna göre o zamanın şartları için tam bir felakettir. Ama doğru olan yapılmalıdır. Herkesin savunma hakkı vardır.
Bülbülü Öldürmek bize her bakımından ders verecek nitelikte bir kitap. Devamı olan Tesbih Ağacının Gölgesinde de muhakkak okunmalı ki okuyucuyu pek çok süprizler beklemektedir.