Herşeyi unutma, erteleme hatta vazgeçme gibi klasik alışkanlıklarım var. Buraya Ursula'nın okuma alışkanlığıma, hayatıma etkisine dair bir yazı gelecek. Belki bunu yazarsam utanır editlerim diye düşündüm. Zekice bir karar mı göreceğiz. Yukardaki görsel üniversite eğitimim ilk senelerinden galiba. Konusu De stijl akımına dair sunum yapmak ve bir adet poster hazırlamaktı. De stijl akımını isterseniz başka zaman aktarırım ama renk bloklarının kullanımı bana hep arkasında başka bir şey yattığını,sınırları ve labirentleri çağrıştırırdı. Ursula'nın Mülksüzlerin daha ilk sayfasında kurduğu "bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı." cümlesi gibi. Aynı anlamı çağrıştıran şeyleri birleştirmek doğru gelmişti. Bu kadar yazdığıma göre bu entry işe yarar ben bunu editlerim. <3
I can forget, procrastinate and even give up from anything. I'm gonna write here how Ursula change my reading habit, way of seeing or living my life. I think if I'm post it I can make my self to edit this and write. We gonna see how it work though. The graphic at the top is one of my works at university. The assignment given to us is make presentation and an poster for DeStijl. If you want I can tell some info for Destijl. But now it's Ursula time. The colour usage at Destijl (which always had bold blue, red, yellow with bold black lines) always made me think like it has boundries, secret passage for something and a maze. At the same way, the first paragraph of the 'The dispossessed' she wrote "Like all walls it was ambiguous, two-faced. What was inside it and what was outside it depended upon which side of it you were on." is a recall for my mind. So I have combined them. O, I have already write a lot, I think It's gonna work for me. I'm gonna edit this.