Merhaba fotoğraf severler. Geçen hafta Türkiye geneli soğuk havalara esir oldu.
Havanın soğumasıyla birlikte bazı bölgelerde kar yağışı gerçekleşti.
Ben kış mevsimini sadece kar yağışı nedeniyle seven biriyim fakat benim bulunduğum bölgede bu yağış gerçekleşsede çok etkili olmadı.
Biraz çevresine göre alçakta kalan bir bölümde yer almam nedeniyle o günler karın tadını çıkaramadım.
Bu nedenle kar yağışının etkili olduğu yüksek kesimleri ziyaret etme gereği duydum.
Yayla adı verilen bölgeler de yapan karlar etkisini göstermiş ve bölgeyi bembeyaz bir örtüyle kaplamış.
Sizlere bu seyahatin sonucunda elde ettiğim bir kaç fotoğrafı sunmak istiyorum.
Kış mevsimi, soğukluğu nedeniyle pek sevilen bir mevsim değildir.
Ama kış mevsiminin de güzelliği belki de hiç bir mevsimde yoktur. Kar yağışıyla birlikte her bireyin içini küçük bir çoçuk gibi çoşku kaplar. Ayrı bir huzur, ayrı bir mutluluk yaşatır insana.
Lapa lapa yağan karların bembeyaz ve pamuk gibi oluşu soğuğa rağmen kış mevsimini sevmeye yeter de arta bile.
Sadece lapa lapa yağan kar ile mutlu olunmaz bu mevsimde. Yağan karların verdiği huzurdan sonra, etrafı bembeyaz kaplayışıyla tek renge dönüştürüp, etrafın kirini yok etmesi de güzel bir ayrıntı bence. Bu mevsim biz yetişkinler ne kadar mutlu ediyorsa, çoçukları on kat daha fazla mutlu ettiği doğrudur.
Kar yağmaya başlayınca, küçük çoçukların içini bir heyecan kaplar. Bunun nedeni karla oynamanın verdiği hazdandır.
Kar ile oynayan çoçuklar genelde bir kardan adam yapmadan durmazlar.
Karın üstünde kaymak ise farklı bir eğlencedir onlar için.
Belki de popüler kültürün son veremediği en temel oyunların başında gelmekte.
Evet belki çoçukların eğlencesi için yapılmış parklar, lunaparklar var. Burada bin bir türlü eğlence mümkün ama kar üzerinde kaymak her zaman keyfini, eğlencesini bir başka yapıya bırakmamıştır.
Belki legolarla her türlü insanı oluşturabilecek olanağa sahip çoçuklar var ama kardan adam yapmanın verdiği zevki, yaratıcılığı popüler kültürün oyuncaklarında bulmak çok zordur.