Uzunca süren memleket ziyaretinden sonra yaklaşık 10 gün kadar önce Akçakoca'ya dönüş sağladım, Karadeniz ve Lüfergillerle hasret gidermeye başladık! İlk olarak birkaç kez levrek avı denememiz oldu fakat levrek fazlasıyla naz yapınca yemli çinekop lüfer avlarına başladım. Yemli avlar, spin avına göre biraz daha zahmetli ve de ele bolca balık kokusu siniyor olsa da eğer merada balık varsa oldukça zevkli...
Yemli avlarda, balık avı ile ilgili olmayanlarca dışarıdan bakıldığında belki de çok komik ve bir o kadar da garip bir görüntü oluşuyordur muhtemelen; adamın biri deniz kenarındaki kayalara oturmuş, gece karanlığında pür dikkat kamışın ucundaki fosforu izliyor! Bizlere iyi gelen de tam olarak bu aslında. Dünyayla tüm ilişiğiniz bir süreliğine de olsa kesiliyor ve dünyanın tüm stresinden geçici süreyle de olsa arınmış oluyorsunuz. Hele bir de balık varsa değmeyin keyfimize!
Bu takıma "mantarlı çinekop takımı" veya "hırsızlı çinekop takımı" da denilebiliyor balıkçılar arasında. Dalga durumuna göre 30-60 cm misina, ardından dışında hologramlı yapışkan bulunan bir mantar, son olarak ise iğneler. Uzun sap ve çapraz olması gereken bu iğneler isteğe göre iki veya üç adet olabilir. Üç iğneli takımlarda yemimiz biraz daha büyük olacağından eğer merada varsa daha iri balıkların yani lüferlerin de ilgisini cezbedecektir. Kendi yapmış olduğum bu çinekop takımına görüldüğü üzere yapay gözler de ekledim. Diğer takımlara göre daha avcı olduğunu da birçok kez tecrübe ettim. Elbette ki merada bol balık varsa çoğu takıma vuruyor ama bazen balık nazlı olabiliyor veya suda canlı yem varsa bu kez yem seçici olabiliyorlar. Bu gibi durumlarda da takımımıza yaptığımız bu modifiyeler verim almamızı sağlıyor.
Amatör balıkçılar arasında hamsinin diğer yemlere göre daha verimli olduğu söylenir ki gerçekten de öyledir. Daha parlak ve daha ağır bir kokusu olması sebebiyle hedef balığın daha çabuk ilgisini cezbedebiliyor hamsi ama gel gör ki yumuşak yapısı nedeniyle sert atışlar sonrası yemi iğnede tutmak biraz zordur. Hamsinin atış esnasında iğneden çıkmasını önlemek için ya yem ipi kullanılır ya da iğneler hamsinin sert kuyruk kısmından başlamak üzere kılçığına özenle batırılarak geçirilir. İstavrit ve zarganayı ise fileto yaparak kullanıyoruz. Bu arada her şekilde de yemlerimizin taze olması gerekiyor. Lüfer her zaman için taze olan yemi tercih eder. Yanınızdaki bir oltacı taze yemle çok iyi av yaparken siz nispeten bayat bir yemle boş boş beklerseniz bu çok can sıkıcı olabilir...
Bu takımı yemledikten sonra makinamızdan gelen misinaya bağlamış olduğumuz klipsli fırdöndüye takıyoruz. Bu arada takımın diğer tarafında yani klipse takacağımız kısmında da bir fırdöndü olursa bu hem takımın yani yemin daha hareketli olmasını sağlayarak verimi artırır hem de misinanın dolaşmasını engeller. Son olarak da yine dalga durumuna göre 50-100-150 gram kurşunu bir kurşun ipi vasıtasıyla yine klipse takıyoruz ve oltamızı suyla buluşturuyoruz.