Pokemon Dünyasında Yaşamak

Words
1393
Reading
7 min
4y
Listen to this post
~9 min

Soğuk, puslu ve gri bir Ankara sabahından merhaba #HiveTR ailem. 🙋‍♀️

İlk defa böyle hitap ediyorum galiba. Hiç görmesem de buradaki bazı arkadaşlarla aile gibi olduğumu hissediyorum. Bazen bir şey izlerken kesin o da severdi, bir şey tadarken onun damak tadına da uyardı, heyecanla okuduğum metni duysaydı eğer devamını merak ederdi diyorum.
Bir mekânı gördüğümde aklıma hücum edenler oluyor. Oranın taşıyla, toprağıyla ve doğasıyla özdeşleşmiş sanki. Alelâde bir yerde olunca bile onun gözleriyle etrafa dikkatlice baktığım arkadaşlarım var burada. O olsa burayı nasıl anlatırdı, nasıl fotoğraflardı, hangi kareyi ön planda sunardı diye düşündüğüm de oluyor. Onunla burada ne muhabbetler ederdik diye hayal kurduğum da. Radyoda çıkan şarkıya eşlik ederken 'keşke o da bu melodiyi dinleyebilseydi' deyip içimden armağan ettiklerim de yok değil hani. 🙆‍♀️
İçtiğim kahvenin her yudumunda, kafamın içinde şöyle bir ses yankılanıyor mesela: "Şekersiz içseydin şimdi o listedeydin." diye. ☕

Çay severleri gördükçe ve buradaki sayıları arttıkça yalnızlık duymuyorum. Bir demlik çayla bir sahil kenarında oturup sohbet ediyormuş hissine kapılıyorum. Daha önceden bildiğim ve sevdiğim bir yemeği yerken; sayfasında bundan çokça söz etmiş ve beğenisini dile getirmiş olan arkadaş geliyor aklıma. Onun için de bir kaşık alıyorum o zaman.
Sokakta yanından geçtiğim bir kedi, minik dostlarımızdan bahsettiğimiz etkinliğimizi hatırlatıyor. Renkleri ne kadar da benziyor ona. Tek bir fark var, bakışı.. Sıcak bir elin, sevgi dolu bir kucağın hasretini barındırıyor o bakış. Umarım sokaktaki her can gerçek yuvasına kavuşur bir gün.

Hayvanlar ile insanların arasındaki dostluk ne muhteşem değil mi? Karşısındakinin dilini bilmeden anlaşabilmek ve birbirini sevebilmek çok güzel.
Bu duyguyu eylül ayında yeniden izlediğim Pokemon serisinde daha iyi anladım diyebilirim. #Trliste etkinliğinde sorduğum, "Hangi dizi/film evreninde yaşamak isterdiniz?" sorusuna o an cevap verememiştim ama Pokemon dünyasında yaşamak isteyeceğimden eminim şimdi. Eğitmenleriyle aralarındaki o görünmez bağ çok etkiledi beni. 🙇‍♀️

Ash_and_Friends.jpg

Kaynak

Diziye ilk başladığımda çok küçüktüm ve bu duyguyu tam olarak hissedebildiğimi sanmıyorum. Basit bir çizgi film olarak gördüğüm ve kafa yormayarak zaman geçirdiğim bir diziydi sadece. Sonra bir çocuk, kendini Pikachu sanarak yedinci kattan atladığında ülkemizde gösterimi yasaklanmıştı. O zamanlar buna bir anlam verememiştim ve o çocuğa da için için kızmıştım. İsmini bile unutmamış; yıllar sonra haber sitelerine konu olduğunda, şimdi ne yapıyor acaba diye bakmıştım. Onun yüzünden senelerce izleyememiştim sevdiğim filmi. :(

Ash_Pikachu_Running.png

Kaynak

Şimdi ilk bölümünden itibaren yeniden seyretmeye başladım. Tıpkı o günlerdeki halime bürünüp hem de. 🙆‍♀️
Ash ve Pikachu'nun yağmurda, bisikletin üzerinde hastaneye yetişme sahnesinde yine gözyaşlarına boğuldum. :'(
Pikachu sevildiğinin ve gerçekten değer verildiğinin farkına o an varmıştı. O da ilk defa bir insana güvenmiş ve saygı duymuştu. Sevmeye başlamıştı, duyguları vardı. Aralarındaki bağın temelleri o zaman atılmıştı. Ash, sadece bakışından, ses tonundan ve Pika Pika demesinden bile ne demek istediğini şıp diye çözüyordu artık. :d

Ash_Charmander.png

Kaynak

Aynı şekilde Charmander da sahibinin terk ettiği kayanın üstünde umutsuzca onu bekliyordu. Soğuğa, fırtınaya ve yağmura direnerek; kuyruğundaki o küçücük alevin sönmesinin hayatına mâl olacağını bilmesine rağmen hem de. Sırf güçsüz ve işe yaramaz olduğu düşünüldüğü için terk edildiğini nereden bilecekti? Ash ve arkadaşları ona kıymet veriyor, sadece var olduğu için onu seviyordu. Maç kazanması veya kaybetmesi umurlarında değildi.
Hastanede tedavi edildikten sonra karşılıksız sevginin ne olduğunu anladı Charmander. Geç de olsa gücünün farkına varan eğitmeni yerine Ash'in yanında olmayı tercih etmesi ne güzeldi. 🎈

Snow_Way_Out.png

Kaynak

Hepsi bize bir şeyler anlatıyor aslında. Daha küçücük bedenlere doğru düşünmeyi ve kalbin sesini dinlemeyi öğütlüyor. Kalp yanılmıyor hiçbir zaman. Biz onun sesini duymak istemediğimiz zaman o kadar kısık çıkıyor ki. Ama ona inandığımızda olanca gür sesiyle haykırıyor doğruları. Yanıltmıyor, pişman etmiyor. Sadece kalbin incelmesi gerekiyor galiba..

💓 💓 💓

1997 yapımı olan Pokemon Indigo League'nin 52 bölümünü büyük bir keyifle izledim. Çocukluğuma dönmüştüm. Tasolarını hayal meyal hatırlıyorum. Arkadaşlarımızla geç saatlere kadar sokakta oynardık. Fakat bir tane bile taso kalmadı elimde. Annem taşınırken her şey gibi onları da atmış haberimiz olmadan. Şimdi o konulara girmek istemiyorum, yeni bölüm başladı bile. :)

Squirtle_Squad.png

Kaynak

Squirtle ile ilk karşılaşmalarını düşünmek gülümsetiyor beni. Bir çeteye liderlik ediyordu, sulu şakalar yaptıkları insanları bıktırmışlardı. :) Yangın felaketi sırasında halkla nasıl da el ele verip kurtarmışlardı koca bir ormanı. Siyah gözlüklü serseri hâli çok karizmatikti. 🙆‍♀️
Sonra Ash ve ekibinin en değerli üyelerinden biri oldu.
Bulbasaur ise kuvvetli ve çok merhametliydi. Anaç bir yapısı da vardı. Yaralı ve terk edilmiş bitki pokemonlarının hâmisiydi adeta. Kendini onlara adamıştı, tüm kötü insanlardan korumaya çalışıyordu. Fakat Ash ile tanışınca bu maceralı yolculuğa ortak olmak istedi. Tabi ki dostlarının güvende olduğunu bildikten sonra.

Misty.png

Kaynak

Yolculardan olan Brock ve Misty'den bahsetmeden geçemezdim. Bir su pokemonu eğitmeni olan ve tatlı mı tatlı, şirin mi şirin diye bize yansıtılan Misty ise hiç göründüğü gibi değildi bana göre. Psyduck'a çok kötü ve gaddarca davrandığı neden göze batmıyor, hayret ediyorum. Onu pataklayıp dövdüğünü, tekmelediğini ve alenen aşağıladığını görmek beni üzüyor. Bir eğitmene hiç yakışmayacak hareketleri olduğu için ona gıcık oluyorum. Evet söylüyorum Misty, 'asıl işe yaramaz sendin ve kız kardeşlerin senden daha iyiydi her anlamda.' 👻
Can sıkıcı baş ağrılarıyla uğraşan zavallı Psyduck ne kadar masumdu ve aslında ne kadar da güçlü. Çok da sevimliydi ayrıca. 😽

20221205_125654.png

Kaynak

Brock ise memur Jenny ve hemşire Joy'lara olan hayranlığından hiç ödün vermeyip peşlerinde koşmaktan ve şansını denemekten hiç vazgeçmeyen bir profil. Herhangi bir dişi gördüğünde gözlerinden kalpler fışkırıyor. :) Yalnızlığına son verecek birisi karşısına çıkmıştır umarım.
Lezzetli pokemon yiyecekleri yapan bir aşçı olarak yeri bende ayrı. Hatta izlerken ekrana elimi uzatınca alıp o şahane yemeklerden yiyebilirmişim gibi geliyor. Belki ileride teknoloji o kadar gelişir. İşte o zaman bir onların bir de Heidi'nin pofuduk ekmeklerinin tadına bakacağım günü iple çekiyorum.

Team_Rocket2.png

Kaynak

Roket Takımı'na değinmeyeceğimi düşünmediniz değil mi? :) Tahmin etmek zor değil aslında ama yine de söylüyorum, ben onları tutuyordum. 🙆‍♀️ Jessie ve James, Miyav (Meowth) ile çok eğlenceli bir ekip. Kötü gibi görünseler de altın gibi kalpleri olduğuna inanıyorum. Hatta bazı bölümlerde bizim yumurcaklardan daha fazla iyilikleri dokunmuştu pokemonlara. Onlar olmasaydı bir şeyler eksik kalırdı.

Team-Rocket-team-rocket-19632372-1024-768.jpg

Kaynak

Bir bölümde söyledikleri cümle hâlâ aklımda. Yola hendek kazıp üzerini çalılarla kapatmalarına rağmen düşen olmuyordu pek. Fakat solucan pokemonlar yollara çukur açtıklarında hepsine tek tek düşmüşlerdi. James sinirlenip şöyle demişti: "Bizim çukurlara kimse düşmüyor ama biz başkalarının bütün tuzaklarına düşüyoruz." bu sözler uzun süre düşündürmüştü. Bazen de kazdıkları kuyuyu unutup kendilerini çukurun dibinde buluverirlerdi. 🙊

Roket Takımı sahneye çıktığında şöyle söylüyordu:

Belaya hazır olun, hem de çifte belaya
Yıldızların ötesine ulaşmak için
(...)
Roket Takımı her zaman ışık hızıyla hareket eder, ya teslim olun ya da savaşa hazır olun
Roket Takımı

Böylesine tiyatrovari bir girişe, süslü laflara rağmen bölümün sonunda kocaman bir patlamayla gökyüzüne uçarak gözden kaybolurlardı. 🤷‍♀️
Bu arada isimlerinin ünlü haydut ve çete lideri olan Jesse James'i çağrıştırdığını yakın zamanda fark ettim.

Jigglypuff_anime.png

Kaynak

Benim en sevdiğim pokemon Jigglypuff idi. Sevimli şirin yüzü, kocaman gözleri ve sinirlendiğinde şişen suratıyla çok tatlı değil mi sizce de? 🎈
Söylediği şarkı ezberimde. Rahatlatan tınının etkisiyle uyuyakalan dinleyiciler de ayıp ediyorlar yani. Jigglypuff'ın kızarak elindeki kalemle onların yüzlerini boyaması çok normal. Niye dinlemiyorsunuz ki? Sahne ışıkları altında ne güzel de söylüyor cık cık cık. 🙆‍♀️
Buraya o muhteşem şarkısını ekliyorum. 🎶🎶🎶
Sakın sözlerimin sonuna gelmeden uyumayın, yoksa bozuşuruz. :D

Sonrasında 2021 yapımı Pokemon Yolculukları'nın 48 bölümünü ve 2022 yapımı Pokemon Ustası Yolculukları'nın 42 bölümünü seyrettim. Yetmeyip üç uzun filmini de izleyerek seriyi şimdilik tamamladım. Eylül ayının yarısı eğlenceli geçmişti ve diğerlerinden başka bir yazımda bahsederim belki.

O diyarda uzun süre vakit geçirdikten sonra bir şeyi fark ettim. Yeni yapımlar eskinin sıcaklığını verememişti. Sanki 97'de çekilenin solgun renkli görüntüleri daha sahiciydi. Dostluklar da daha etkileyici. Belki de ona küçükken baktığım için öyle hissediyorumdur bilemiyorum.

Yenilerden aklımda kalan ise Sobble'ın hikâyesiydi. Küçük, korkak ve ürkek olup insanlardan gizlenen su kertenkelesinin gelişim evrelerine şahitlik etmek çok hoşuma gitti. Evrimleşmiş hâli olan Inteleon, bir yıldızdı. Dedektif rolünde oynayan bir aktördü. Sobble, kendisini tıpkı onun gibi hayranlık uyandıran biri olarak hayal ediyordu. Sonunda emeline de ulaştı ve bu kez o başkalarına örnek oldu. Onun azminden ve kararlılığından alacağımız nice dersler vardı. Zaten genel olarak pokemonlardan öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum.

Saatlerce bu konu üzerinde konuşabilir, hiç bıkmadan onlardan ve etkileyici hikâyelerinden bahsedebilirim. Arkadaşlık, dostluk, güven, azim, inanç, sahiplenme duygusu, her koşulda iyilik etme, sevdiği kişiyi koruma ve sevgisine layık olabilmeyi hepimize bir kez daha hatırlatıyor.
Güzel bir nostalji oldu bu yazı benim için de. Bu satırların vesilesiyle yeniden canlandı her bir kare. Özlemişim. Yeniden izleyeceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. Uyuyakalmayıp okuyan arkadaşlarıma şimdiden teşekkür ederim. 💐
Peki sizin en sevdiğiniz pokemon hangisiydi?


🎠 🎠 🎠

Buradan sevgili damla@damla'ya tekrar teşekkür ederim. 🌼
Sayesinde tüm görselleri editleyip sorun çıkarmayacak bir siteden yeniden yükledim.


2 Aralık 2022

Pokemon Dünyasında Yaşamak | Ecency