Bu yazıyı yazarken, onca işimin gücümün üzerine, bazı sıkıntıları bir kenara bırakıp çok düşündüm. Bazen hayata dair konuları düşünmek bana iyi geliyor. Kendimin farkına vardığım yaşlardan beri hayatı sorgulayan, her zaman sorulmaya çekinilen sorulara cevap arayan biri olmuşumdur. İlk defa bir balinanın iskelet yapısına baktığım zamanı hatırlıyorum. Denizde yaşayan bir canlının her ne kadar o gün memeli bir hayvan olduğunu bilsem de görünüş itibari ile balıkvari olmasından sanırım, gördüğüm şeye tahmin ettiğimden çok şaşırmıştım. Balinanın yüzgeçlerinin içinde beş adet parmak ve kemikleri vardı.
Kendi elime çok benziyordu. Bu şokla ve hissettiğim heyecanla başka hayvanların da iskeletlerini incelemeye başladım. Bu cılız nehir beni ucu bucağı olmayan bir bilgi denizine ulaştırdı. Tabiki konu evrim olduğunda bilgi kirliliği de kaçınılmaz. Türkçe yapılan aramaların hepsinde mutlaka bilimle ters düşen iddiaların olduğu yazılara rastlıyordum. Konuyu araştırdıkça antropoloji arkeoloji tarih gibi bilimlere olan ilgim daha da arttı haliyle. Zaten aklımda olan soruların hepsi "nerden geliyoruz" a çıkıyordu.
Bu konuda heralde ilk defa okurken çok keyif aldığım bir kitap var. Bu konu derken direkt olarak evrim değil ama insanlık tarihinin kısa bir özeti sayılabilecek, avcı toplayıcılıktan modern şehir insanına olan yolculuğu çok akıcı bir dille anlatan yuval hararinin sapiens kitabından başkası değil bu. Okudukça açlığım gidecek sanarken daha fazla bilgi edinmek üzere denizleri de aştım okyanuslara açıldım. Ikinci olarak internetteki tavsiyelere uyarak tüfek mikrop ve çelik kitabını okudum.
Bu kitap ise aynı konuya daha geniş pencereden bakarken tüfek mikrop ve çeliğin 11 bin yıllık insanlık tarihini nasıl yönlendirdiğini anlatıyordu. Aynı zamanda hepimizin aklında olabilecek sorulara da cevap vermeye çalışıyordu. Neden Avrupalılar hakim millet oldu da Papua yeni gine deki insanlar olamadı gibi.
Kitaplardan biraz bahsetmişken, asıl bu yazıyı yazma sebebime geleyim. Burada görevimi* yaparken 8 tane kitap okudum. - boş kaldıkça yapacak en mantıklı şey buydu sanırım - okuduğum son kitabı bana sevgili dostum Oğuzhan gönderdi. Çok sevdiğim birsürü insanın da tatlı notlarıyla geldi. Oyüzden daha kitabın ilk sayfasını açmamla çok değerli bir yer edindi benim gönlümde.
Kitap ünlü yazar Dan Brown un Başlangıç kitabı. Gerçek anlamda kendi düşüncelerimle paralel şeyler okurken şaşırdığım bir Alamut kitabı var Hassan sabahın hayata bakışı bir de Başlangıç kitabındaki futurist Edmond un hayata bakışı. Edmond kitapta iki temel soruya cevap bulduğunu iddia ederek başlıyor. Gerçekten de kimsenin bugüne kadar şuan gerçek dünyada bile cevap veremediğimiz bu sorulara net cevaplar bulduğunu iddia eden biri olsa hepimiz öğrenmek isterdik.
Kitap da o yüzden okuması çok keyifli elinizden bırakasınız gelmiyor. Edmond önce önde gelen din adamlarına anlatıyor buluşunu sunum olarak. Çünkü dinleri temelden sarsacağına inanıyor.
Okumak isteyenler için çok ayrıntı vermeyeceğim, ama kitabın nerden geliyoruz sorusundan çok nereye gidiyoruz sorusuna verdiği cevaplar beni etkiledi. Entropi yasasından, abiogenez teorisine, evrimden biyolojiye ordan teknolojiye ve yapay zekaya kitabın içinde günümüz dünyasının biraz ilerisinde bulmayı umacağınız herşey var. Vaktiniz varsa mutlaka okuyun. Keyifli okumalar.