We don't eat, we don't sleep, we don't actually live. We experience pangs of conscience while we eat and sleep in our warm beds. No one can work efficiently. People forgot to laugh. They await the news of the survival of the survivors on television. Every life is precious. There are hundreds of painful stories in the earthquake zone. If I watch these destruction scenes in a Hollywood-made movie; I would say it is a very "exaggerated and ridiculous movie". But the worst scenario came true. The death toll continues to rise every minute. As the hours pass, hope dwindles. People's psychology is broken. Everyone is trying to do something right now. They put blankets and earthquake bags in cars for fear of earthquakes. There is a fear that there will be new earthquakes.
Every image and story in the earthquake turns me off from life. It makes you question the meaning of life. The father, who did not let go of the hand of his daughter who died under the dent, was the biggest trauma. How little do we tell our loved ones that we love them. Or can we make them feel that we love them enough? I hug my daughter tighter now. As the poet Behçet Necatigil says in the poem, "You were hoping for large times.
It was ugly to say a love in tight times" It's always nice to say you love. Tomorrow may be late. Or tomorrow may not be at all.
The people who experienced the earthquake also had plans for tomorrow. But it was all a lie. Some would go to school. Most of them would go to work. Young people were dreaming of university. Maybe there were those who had a wedding that day. Maybe someone had an argument with his family and got offended. For example, I did not call my mother. I also had unfinished business. I realized how trivial things actually are. We always have an excuse. I'll do it tomorrow. Will it be tomorrow? We work for our loved ones. But how much time do we devote to them?
I know in a few days these will be forgotten. After a month, everyone will move on with their lives. The earthquake victims will be left alone with their own fate. But I will try not to forget that there is no tomorrow. My feelings are so mixed. My thoughts are so blurry. Words come out of nowhere.
Duygularım karma karışık.
Ünlü şarkıcı Ahmet Kaya'nın da dediği gibi "Bana bir şeyler anlat canım çok sıkılıyor." bir şarkı sözleri ne kadar gerçek olabilir? Ülkemin kaderi de şu anda o kadar gerçek. Tüm ülkemin içinde ölen biri var.
Yemiyoruz, uyumuyoruz aslında yaşamıyoruz. Yemek yerken ve sıcak yataklarımızda uyurken vicdan azabı çekiyoruz. Kimse verimli çalışamıyorum. İnsanlar gülmeyi unuttu. Televizyon da göçük altından kalanların sağ çıkma haberlerini bekliyorlar. Her can değerlidir. Deprem bölgesinde yüzlerce acı hikaye var. Hollywood yapımı bir filmde bu yıkım sahnelerini izlesem; çok "abartılı ve saçma bir film" derdim. Ama en kötü seneryo gerçek oldu. Ölüm sayısı her dakika artmaya devam ediyor. Saatler ilerledikçe umutlar azalıyor. İnsanların psikolojileri bozuldu. Şuan da herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Deprem korkusuyla arabalara battaniye ve deprem çantası koyuyorlar. Yeni depremler olacak korkusu var.
Depremde ki her görüntü ve hikâye beni yaşamdan soğutuyor. Yada yaşamın anlamını sorgulatıyor. Göçük altında ölen kızının elini bırakmayan baba en büyük tramvam oldu. Sevdiklerimize onları sevdiğimizi ne kadar az söylüyoruz. Yada yeteri kadar onları sevdiğimizi hissettirebiliyor muyuz? Kızıma sarılırken artık daha sıkı sarılıyorum. Sair Behçet Necatigil' in şiirin söylediği gibi " Siz geniş zamanlar umuyordunuz.
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek" Sevdiğinizi söylemek her zaman güzeldir. Yarın geç olabilir. Yada yarın hiç olmayabilir.
Depremi yaşayan insanların da yarın için planları vardı. Ama hepsi yalan oldu. Bazısı okula gidecekti. Çoğu işe gidecekti.Gençler üniversite hayalleri kuruyordu. Belki o gün düğünü olanlar vardı. Belki birileri ailesiyle tartışmış ve küsmüştü. Mesela ben annemi aramamıştım. Benim de bitmeyen işlerim vardı. Aslında ne kadar önemsiz işler olduğunu anladım. Hep bir bahenemiz var. Yarın olsun yaparım. Yarın olacak mı? Sevdiklerimiz için çalışıyoruz. Ama onlara ne kadar zaman ayırıyoruz.
Biliyorum bir kaç gün sonra bunlar unutulacak. Bir ay sonra herkes hayatına devam edecek. Deprem zedeler kendi kaderleriyle baş başa kalacak. Ama ben yarının olmadığını unutmamaya çalışacağım. Duygularım çok karışık. Düşüncelerim çok bulanık. Kelimeler yatersiz geliyor.