Too Much Modesty

hknyasar(63)
Published in
#blog
Words
885
Reading
4 min
Listen
Play
9y


image source


"For years I've wanted to live according to everyone's morality, I've been forced to live like everyone else, like everyone else, and even when I feel apart myself, I have to act like that to integrate. But at the end of all this, the disaster came...

Now I am walking through the remains, being dull, hesitating, alone and accepting it, I have submitted to one form and flaws. After I have lived all my life in a kind of lie, I have to create a truth."

An excerpt from the book entitled "Notebooks" compiled from notes held between 1935 and 1951 by Albert Camus. We're all like each other. There is also the pride that I hear deeply in a place when I have an elderly person in the car. I know. We will be as humble as ever before when we need to behave modestly. Why? The secret inside is to feed me. To wipe out our hesitations, which remain deep in other times. Because somewhere in our soul there is always the feeling that we are flawed against something, and they never go there.


image source


In Camus's words: "So it is true that we rarely rely on those of us who are better than ourselves, rather we escape from their society, on the contrary, we often open ourselves to those who resemble ourselves and share our weak side. we need to be convicted of being imperfect."

And we are nerds at the funeral of our neighbor, whom we have never talked about to bring this flawless self to perfection. Or, when we notice a person who does not see the eyes on the street, we go straight in and go across. We will take something that a woman drops at once and give it to her with a smile that we know best. Giving our place to someone who is more hasty than us causes it to pass happily. To get a couple to sit together in the theater, to get out of our place, to catch cars waiting in the rainy weather on the sidewalk... We have the opportunity to do these and we have sweet pleasures from them.

We are generous. It is flat. We gave it a lot more than ourselves. Some enjoy enjoying it aside from pain or suffering when they need to be deprived of an individual or a piece of money. If a friend comes to stop you, mumbles that you can not pay for anything you do for him in the world, in response it is very natural, you can say that everybody can do it, you even offer him a help for the difficult times ahead, touch your back for it and believe that you will cut it there, my dear sincerity, you go up higher than ordinary people, and the virtue is now only reaching that highest point where you feed yourself. Here comes our generosity, benevolence, modesty and all our subtle behavior. We want to reach that secret lump and feed it.

Turkish

"Yıllar boyunca herkesin ahlakına göre yaşamayı istedim. Kendimi herkes gibi yaşamaya, herkese benzemeye zorladım. Kendimi ayrı düşmüş hissettiğim zaman bile, bütünleşmek için böyle davranmak gerektiğini söyledim. Ama bütün bunların sonunda felâket geldi...


image source


Şimdi kalıntılar arasında dolaşıyorum, kuralsızım, tereddütler içindeyim, yalnızım ve bunu kabullenerek, tek oluşuma ve kusurlarıma boyun eğdim. Tüm yaşamımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra, bir doğru yaratmak zorundayım."

Albert Camus' un 1935-1951 yılları arasında tuttuğu notlardan derlenen "Defterler" adlı kitaptan bir alıntı. Hepimiz birbirimize benziyoruz aslında. Otobüste herhangi bir yaşlıya yer verirken içimde derinlerde bir yerde duyduğum gurur sende de var. Biliyorum. Mütevazı davranmak gerektiği zamanlarda dibine kadar mütevazı oluruz. Niye? İçimizdeki gizli beni doyurmak için. Başka zamanlardan kalan ta derinlerde duran tereddütlerimizi silmek için. Çünkü ruhumuzun bir yerlerinde bir şeylere karşı kusurlu olduğumuz hissi hep vardır ve oradan hiç gitmez.

Camus' un deyişiyle: "Öylesine doğru ki bu, biz kendimizden iyi olanlara nadir olarak bel bağlarız. Daha çok onların toplumundan kaçarız. Tersine, çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanımızı paylaşan kimselere açarız içimizi. Demek ki kendimizi düzeltmeyi ya da iyileştirmeyi istemeyiz: önce kusurlu diye hüküm giymemiz gerekir."

Ve bu kusurlu kendimizi kusursuz düzeye çıkarmak için hiç konuşmadığımız komşumuzun cenazesinde ağlarız. Ya da sokakta gözleri görmeyen birini farkettiğimizde hemen koluna girip karşıya geçiririz. Bir kadının yere düşürdüğü bir şeyi hemen alıp iyi bildiğimiz bir gülümsemeyle ona veririz. Bizden daha acelesi olan birine sırada yerimizi vermek, o günümüzün mutlu geçmesine sebep olur. Tiyatroda bir çiftin beraber oturmasını sağlamak için yerimizden kalkmak, yağmurlu havada kaldırımda bekleyenleri arabamıza almak... Bunları yapma fırsatını kollarız ve tatlı zevkler alırız bunlardan.

Cömert de sayılırız. Öyleyizdir. Kendimizden çok vermişizdir. Bazıları bir eşyadan ya da bir miktar paradan yoksun kalmaları gerektiğinde acı duymak bir yana, bundan zevk alır. Bir arkadaşınızın gelip sizi durdurması, onun için yaptıklarınızı dünyada hiçbir şeyin ödeyemeyeceğini mırıldanması, ona yanıt olarak bunun çok doğal olduğunu, herkesin bunu yapabileceğini söylemeniz, hatta ona ilerideki zor günleri için bir yardım önermeniz, sonra da onun içini boşaltmasını kısa kesmek ve bunu tam dozunda bırakmak için onun sırtına dokunmanız ve işi orada kesmeniz inanın bana azizim, hırslı sıradan insanlardan daha yükseğe çıkmanız ve erdemin artık yalnızca kendisiyle beslendiği o en yüce noktaya ulaşmanız demektir. İşte bizim cömertliğimiz, yardımseverliğimiz, mütevazılığımız ve tüm ince davranışlarımız buradan gelir. O gizli bene ulaşmak ve onu doyurmak isteriz.




Too Much Modesty | Ecency