Kuan benim için göz yaşı döktürmeden ağlatan bir gruptur. Acılarını yenememiş, depresyona meyilli ruh halime şarkılarıyla öpücükler konduruyor. Erkek arkadaşımla huzur dolu dakikalar geçirdiğimiz bir gün 'Al Cenneti Çal Başına' şarkısını açtı. Acı çekmekten zevk alan bir insan değilim. Acılarını sinirli ruh hali ile maskeleyen bir yapım vardır. Sosyal yaşantımı olumsuz etkileyen bu maskeden kurtulmaya çalışıyorum 8 küsür yıldır. O şarkıyı açtığı an büyülendim. Kalp kırmayan bir sitem ve acı çeken sözler vardı karşımda. Kesinlikle bir acı yaşanmalıysa bu şekilde yaşanmalıydı. Daha sonra bir kaç şarkısı ile tanışa tanışa hayranı olduğumu farkettim.
Neyzen TevfikKaynak |
|---|
Geçen ay bir ortamda yine Kuan'ın yorumladığını anında anladığım bir şarkı çalmaya başladı. Sözleri çok tanıdık gelmişti. Hemen arattım tabi ki bu kadar güzel yorumlanan mükemmel sözcükler Neyzen Tevfik'in sivri kaleminden çıkmıştı. Neyzen Tevfik'i bir çoğunuz küfürlü yazımlarından tanırsınız. Ben ise buna samimiyet diyorum. Şiirlerinde kızdığı, sevdiği, acı çektiği kısacası yaşadığı tüm duygularına samimiyet katmış. Aynı şeye kızar aynı şeye ağlarsınız mısralarında. Sanki yaşadığınız her şeyi sizden önce yaşayıp sizin için yazmış.
Öyle güzel küfür etmiş ki hakedene.
Hoşuma giden eserlerinden birisi ise Cafer.
Fabrika yaptı Sümerbank bez için,
Çok muazzam bir eser bu, lâf değil!
Dil işinde ehl-i dil tezden dedi,
Sıçtı Cafer, bez getirsin Başvekil.
Başvekil'in Sümerbank bez fabrikasını açtığı günlerde, Cafer Kırimi Bey'i konuşması üzerine söylemiştir bu dörtlüğünü. Kaynak linkinde hikayenin tamamını okuyabilirsiniz.
ÇOK ŞÜKÜR
Deli gönül, neyi özler durursun?
Acınacak dostun, cananın mı var?Dünya yansa yorganın yok içinde,
Harap olmuş evin, dükkânın mı var?Hatır, gönül bulamazsın birinde,
Dama dedi dişisinde, erinde,Vatan dedikleri yangın yerinde,
İnsanlığa hâlâ imanın mı var?Nene yetmez senin şu kuru kaval?
Pir aşkına sıkıldıkça durma, çal.Malta'daki kurnazlardan ibret al,
Paran mı var, bağın, bostanın mı var?Sana giren, çıkan nedir, be dürzü?
Be Allah'ın numunelik öküzü!Ben mi yuttum on dört bin okka düzü,
Bekri Mustafa'dan fermanın mı var?Ne uymazsın zamaneye be domuz?
Kırk senedir.... ne verdin omuz.Nâzır olmuş desem sana ıstakoz,
Reddedecek kılıç, kalkanın mı var?Çünkü neden? Dalyanın yok, ağın yok,
Bir tek hamsi kızartacak yağım yok.Ocağın yok, dalın yok, budağın yok,
Yoksa Gökalp gibi Turan'm mı var?Uyanmadın gitti, dalgın uykudan,
Sana ne be âlemdeki kaygudan?Dem vurursun siyasetten duygudan,
Beynelmilel bir imtihanın mı var?Feylesofum dedi herif, pap çıktı,
Nâzır oldu, saman sattı sap çıktı.Reçetede şurup yazdı, hap çıktı,
Yutmayacak yoksa, âyanın mı var?İspermeçet-zade, Kirpi, Pehlivan
Yanaşması, o bayraklı Kahraman.Sadrazamlar içinde en düztaban”
İmzacılar başı Mervan'm mı yar?Çal nayını, ferahnakte ver karar.
...n nazır...rın müsteşar.Kumda oyna çöp batmasın aşikâr
Düşünecek senin zamanın mı var?Kendi cihanında bak sen keyfine,
Kulak asma halkın hayfa-hayfine.Tanburuna, kemanına, define
Sen de katıl, neyde noksanın mı var?Şu kırk yıldır senin daran alındı,
Suratına yüz bin kara çalındı,Nasıl olsa şu bokluğa dalındı
Neyzen’den de büyük isyanın mı yar?
Neyzen Tevfik