Bu yaşamdan nefret etme durumu kişiyi intihar etme isteğine kadar götürebilmektedir.
Roma döneminin seçkinleri arasında bu düşünce yaygındı. Yeryüzünde yaşayamamak ve insanın kendisine olan saygısını ve sevgisini kaybetme durumu çökmekte olan bu sistem içerisinde kişilerde yılgınlık ve bıkkınlık duygularıyla baş başa bırakıp özellikle saygın kesimde kendi istekleri dahilinde gerçekleşen ölümlerin bir nedeni olarak gösterilmiştir. ¹
Yıllar öncesinde karşılaştığımda ilgimi çekmiş olan ve ufak bir araştırmayla hakkında azda olsa bilgi sahibi olduğum bu terimle yakın zamanda okumuş olduğum bir kitap'da tekrar karşılaşınca beni tekrardan etkisi altına almayı başardı. Keza okumuş olduğum kitap da aynı şekilde kişileri sosyolojik açıdan bir takım sorgulamalar içerisine düşürüyor. İlgili kitap Hakan Günday'ın Kinyas ve Kayra'sı. Burada son zamanlarda okuyup çok beğendiğim bu kitabın belki incelemesini de yaparım ilerleyen günlerde.
Yazımı Oscar Wilde'ın şiiriyle sonlandıracağım çevirisi içinde paninormanperisi teşekkürler.
These things are less to me Than the thin foam that frets upon the sea, Less than the thistle-down of summer air Which hath no seed: better to stand aloof Far from these slanderous fools who mock my life Knowing me not, better the lowliest roof Fit for the meanest hind to sojourn in, Than to go back to that hoarse cave of strife Where my white soul first kissed the mouth of sin. ²