Dün televizyonla ilgili, geçmişi de göz önünde bulundurarak yapmış olduğum yorum ağırlıklı yazıma bugün de devam ediyorum.
1944 te söylenen o sözü bir hatırlayalım. “Televizyon en geç 6 ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez” Bu sözü söyleyen kişi, bence o zamanlarda şöyle bir şey düşünmüştü. İnsan aklı esaret altındaymış gibi, saatlerce bir çerçeveye bakmayı kabullenemez.
Buna birkaç örnek verelim. Mesela yıl diyelim 2000. Şehirler arası yolculuklarda mutlaka televizyon olmazsa olmaz, her 6 koltukta bir tavanda televizyon olur, toplamda 3 adet. Berbere gidersiniz, her iki berber koltuğunun arasında bir televizyon vardır.
Market ve bakkalda da durum aynıdır, kola dolabının üzerinde girişi kontrol eder gibi, başköşeye yerleştirilmiştir. Vapurda seyahat edersiniz, tavanlarda mutlaka televizyon vardır ve mutlaka haber açıktır. Kırtasiyeye gitseniz de durum aynıdır, Lastikçiye gitseniz de.
Hadi kahvede olmasını bir nebze anlarım da, lokantalarda, restoranlarda niye olur ki. İşin tuhaf tarafı bulunduğu ortamlarda en çok onun sesi çıkardı.
Yolculuk yaptığımız araçlar, zamana ve teknolojiye yenik düşüp daha iyileri ile, daha hızlıları ile değiştirilir ya, insanında seyirlik araçları her daim değişiklik gösterir.
Nasıl ki, bir zamanlar televizyondu, şimdi ise internet. Yarın devam ederiz.