Fırsat bulduğum bir zaman İstanbul'un Altınboynuz lakaplı Haliç'ini boydan boya dolaştım. Roma İmparatorluğu döneminde altın yüklü gemilerin geçişleri sırasında boynuz şeklindeki görüntüsünden dolayı Altınboynuz dedikleri Haliç’i, Eyüp Sultan çevresinden başlayarak dolaştım. Oralar genellikle turistik yerler olduğu için arabadan inmeden fotoğraf çekmek zor oldu ve bende bu yüzden fotoğraf çekemedim.
Bu tarihi yerlerde dolaşırken İstanbul'la birlikte yitip giden kaybolan canlar aklıma geldi, sonra Eminönü civarından geçerken galata köprüsü, Yeni Cami, az yukarıda Kapalı Çarşı ve Mısır çarşısının girişleri gözüme çarptı. Buralar buram buram tarih kokuyordu ve her şeye rağmen bu kokuyu almak hala mümkündü. Her şeye rağmen diyorum, çünkü tüm çarpık kentleşme ve yapılaşmaya rağmen.
Fotoğraf çekmemiş olsamda, güzel bir gün geçirdim ve tarihin tadını çıkardım.
Umarım sizde çıkarırsınız.