NGC 3247
NGC 3247, Karina takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 5.046 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir açık yıldız kümesidir. İngiliz astronom John Herschel tarafından 1834 yılında 47,5 cm (18,7 inç) çaplı aynalı tip bir teleskopla keşfedilmiştir. Westerlund 2 olarak da bilinen NGC 3247, RCW 49 yıldız oluşum bölgesinin merkezinde yer almaktadır.
Source
Gökyüzüne baktığınız zaman kendinizden geçmeniz normaldir. Gözlerinizin algılamakta güçlük çektiği bir boşluk ve bu boşluk içerisinde sizlere gülümseyen ve göz kırpan yıldızlar vardır. Takım yıldızları, yalnız yıldızlar, gök cisimleri, galaksiler ve dahası...
Tüm bunlar bir arada ve tam karşınızda durur.
Milyonlarca ışık yılı uzakta olan ve sizlere doğru gelen bir ışıktı aslıdna. Şu anda yok olmuş olabilir oradaki yıldızlar. Sönmüş, patlamış olabilir.
Sizden şunu düşünmenizi isterim. Milyonlarca kilometre uzaklarda, hatta ışık yılları uzaklarda olan cisimler varken, buralarda hayat olma olasılığı nedir?
Burada olan gezegenler, hiç haberdar olmadığımız ve belki de olamayacağımı gezegenler var. Bir zamanlar var olmuş ve şu anda yok olmuş olabilirler. Evreni düşündüğümüz zaman, zaman kavramı gerçekten çok büyüktür ve algılamakta zorluk çekeriz.
Bu yazıda sizlerle paylaşmak istediğim şey ise, o kadar yıl geçmesine rağmen yeniden yıldızların, takım yıldızlarının ve hatta kara deliklerin keşiflerine devam ediliyor.
Bunun sonu yok.
Olmayacak da.
Bunu bir iş olarak düşünebilirsiniz belki. Ama biraz da bilimin içerisindeki felsefe olarak da düşünün. Önünüzde koskoca bir evren var ve ne olduğunu kimse bilmiyor.
Orada bir hayat var mı?
Var ise bu canlılar bizim kadar gelişmiş mi? Yoksa daha ilkel varlıklar mı?
Peki bize saldıracak kadar geliştiler mi? Teknolojileri bizi yakaladı mı ya da bizden daha üstünler mi?
Önce biz mi onlara gideceğiz yoksa onlar mı bize gelecekler?
Evrende yalnız mıyız?
Bir çok soru sormak mümkündür ve bilim de, bu sorulardan beslenerek merakımızı gidermek için çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Ne olacağını bilmemekle beraber, umarım ülkemizde de bu çalışmalara başlanır ve bir an önce dünyevi şeylerden vazgeçip, uzaya odaklanabiliriz. Arthur C. Clarke'ın da dediği gibi;
İki olasılık var: Ya evrende yalnızız, ya da evrende yalnız değiliz. İki olasılık da eşit derecede ürkütücü.
How Science Will Revolutionize the Twenty-First Century (1999), Michio Kaku, s. 295