[ENG-TR] Eid-al-Adha Holiday Second Day; Boyalık Public Beach and Sera Beach —||— Kurban Bayramı Tatili İkinci Gün; Boyalık Halk Plajı ve Sera Beach
Merhaba arkadaşlar. Tatil devam ediyor. Bugün tatilimizin 3. Günü, günlerden Pazartesi, fakat Bayramdan dolayı, sendrom, neşeye dönüşmüş halde. Ben bugün size dünden bahsedeceğim. Günler dolu dolu geçtiği için ertesi gün ancak fırsat bulabiliyorum. Deniz insanı gerçekten yoruyor. Bu tatlı ve sadece bedensel bir yorgunluk. Dün, tatilde olmanın getirdiği tembellikle, güne biraz geç başladık. 11:00 gibi uyanıp, kahvaltı yaptık. Bu bizim denize gidişimizi biraz erteledi. Onun için kaldığımız eve yakın olan Boyalık Halk Plajına gitmeye karar verdik. Boyalık Halk Plajı, Çeşme İlçesinin, Alaçatı il Çeşme arasında, orta noktalarda, şehir merkezine yakın bir yerde bulunuyor.
Boyalık uzun bir plaj. Bu bölgede bir sürü, Otel ve Plaj işletmesi var. Halk Plajı olan kısmına giriş, iki tane büyük otelin arasında, ortasında küçük Palmiye ağaçlarının olduğu dar bir yoldan sağlanıyor. Burada Park yeri yok. Yolun kenarındaki boşluklara aracınızı park edebiliyorsunuz. Çok kalabalık olduğu için, aracımızı park etmemiz biraz zaman aldı. Fakat şansımız yaver gittiği için biz yer ararken oradan ayrılmak üzere olan bir arabaya denk geldik. Arabadan indiğimizde, çok kuvvetli bir rüzgar vardı. Hava sıcak olduğu için sıcak esen bir rüzgar. Rüzgarın etkisiyle Deniz de dalgalıydı. Zaten burası açık Deniz. Önünde, yanında rüzgarı kesecek bir şey yok.
İki tarafta bulunan Otellerin yerleştirdiği, şezlong ve şemsiyelerin önündeki büyük kumsal alanda, kendi eşyalarınızı kullanarak oturabilirsiniz. Bunu yapan bir sürü insan vardı. Biz de yoğun rüzgarın şiddeti, küçük şemsiyemizi uçurmasın diye, Otellerden birisinin küçük bahçe duvarının dibine oturmak istedik. Sandalyelerimizi açıp, şemsiyemizi güzelce diktik. Fakat rüzgar o kadar şiddetliydi ki şemsiyemizin üst kısmını uçurdu. Su, dalgalı olmasına rağmen çok güzel görünüyordu. Zaten ben ilk Deniz tecrübemi, Karadeniz’de yaşamış bir insan olarak dalgayı çok önemsememiştim. Gene de şemsiyemiz uçtuktan sonra, burada oturmamaya karar verdik. Çünkü gene akşama kadar plajda kalmayı düşünüyorduk. Şemsiye olmadan bunu yaparsak, rüzgarın da etkisiyle, akşama kızarmış piliç gibi olacağımızdan korktuk. :))
Vakit azalmıştı. Yeni bir yer arayıp bulmak için çok geçti. Üstelik gideceğimiz yeni yerde, neyle karşılaşacağımızı da bilmiyorduk. Biz de bunun üzerine, bildiğimiz ve iki yanındaki, iki küçük tepecikle rüzgarı kestiğinden emin olduğumuz Sera Beach’e gitmeye karar verdik. Bu sefer geç kaldığımız için gittiğimizde epey kalabalık vardı. Burada da şansımız yaver gitti. Önceki gün aracımızı koyduğumuz, Beach’in girişine yakın olan park yerindeki araba, tam biz ordan geçerken çıkmaya hazırlanıyordu. Aracımızı oraya bırakıp, içeri girdik. İlk gün oturduğumuz yer çok kalabalıktı. Biz de diğer tarafta, uzayan tepeciğin başladığı yerde, ağaçların altına oturmaya karar verdik. Burada bulunan çalılık şeklindeki ağaç doğal bir şemsiye görevi görüyordu. Fakat, ağacın altında kumsal bir alan olmadığı için sandalyelerimizi ve masamızı, sığ olan suyun içerisine kurduk. Ayaklarımız suyun içerisinde, üzerimizde doğal bir şemsiye, önümüzde pırıl pırıl bir deniz, karşımızda pahalı yatlarla, paha biçilemez bir ortam yakaladık.
Burada oturmaya başladıktan yaklaşık yarım saat kadar sonra, bir duman kokusu gelmeye başladı. Bir süre sonra da duman açık bir şekilde görünüyordu. Plaja yakın bir yerde yangın çıkmış ve rüzgarın etkisiyle plaja doğru ilerliyordu. Biz zaten denizin içerisinde olduğumuz için bundan çok korkmadık. Fakat Emniyet görevlileri, yolun üzerinde bulunan aracımızı çekmemiz için anons ettiler. Çünkü itfaiye ve ambulans için yolun açık olması gerekiyor. Bu esnada plajda bulunanların yüzde doksanı Plajı terk etti. İnsanlar panik halinde ortalıkta koşuşturmaya başladı. Bu durum tabii ki bizi de tedirgin etti.
Ne yapacağımıza karar veremedik. Yoğun bir duman görünüyordu. Fakat ateş görünmüyordu. Karar vermeden önce, yolu açmak için aracımızı müsait bir yere park ettik. Daha sonra, itfaiye ve helikopter geldi. Bu araçları görmek içimizi rahatlattı. Biraz daha tedirgin bekleyişimiz sürdükten sonra, dumanın azalmaya başladığını fark ettik. Görevliler yangının söndüğünü, bir süre daha soğutma çalışması yapacaklarını fakat tehlikenin sona erdiğini söylemeleriyle, rahatladık ve oturmaya devam ettik. Bu arada bir sürü insan Plajı terk etmişti. Sakin bir şekilde akşama kadar denize girip çıkarak burada kaldık. Havanın kararmasıyla vaktin çok hızlı geçtiğini fark ettik. Fakat gene de oturmaya devam ettik. Hafif rüzgar, yüzmekten gelen yorgunlukla, bizi yerimize çiviledi resmen, kalktığımızda saat 23:00 a geliyordu. Bugün gene oraya gideceğiz. Çünkü gene geç kaldık ve risk alamayız. :))