İşte Benim Stilim All Star Sezonu
Herkese kocccccaman bir merhabaaaa! Nasılsınız? Umarım siz de benim gibi iyi hissediyorsunuzdur. İyi hissediyorum ama pek de enerjik değilim diyorsanız doğru yerdesiniz. Çünkü durumlar benim için de böyle. Sıcak hava tüm ruhumu emiyor resmen. Güneşin tadını çıkaramıyoruz. O kadar sıcak ki herkes soğuk içeceklere ve dondurmaya sarılmış durumda. Dışarda dondurma yemeyen birini görmek imkansız gibi bir şey. Yaz gelsin diye çok bekledik. Ama şimdi de geldiğine pişman olduk gibi bir şey. Gerçi ben hiçbir zaman yaz gelsin ısrarında olmadım. Hep söylerim ben kış insanıyım diye. Kalın kalın kapüşonlular, montlar ve botlar. Bot giymeye bayılıyorum desem yeridir. Ekim ayından itibaren beni herhangi bir günde spor ayakkabı ile görmek aşırı zayıf bir ihtimal. Çizme dünyanın en güzel dış giyim ürünü bence.
E tabii ki bu kadar kış güzellemesinden sonra biraz o konudan uzaklaşmamız gerek. Çünkü topic kışın güzel yanları ya da kış hasreti değil. Bugün geç kalmış bir inceleme yazısını paylaşmak için buradayım. Biliyorsunuz daha önce Kısmetse Olur incelemesi yapmıştım. Ama bugün bundan daha detaylı bir program incelemesi yapacağım. Tahmin edeceğiniz üzere bahsedeceğimiz program İşte Benim Stilim. Genel bir İBS incelemesi yapmaktansa en popüler sezonu incelemek bence daha mantıklı. Hem biraz olaylardan hem de yarışmacılardan bahsetmiş oluruz.
Neden bu kadar gecikmiş bir inceleme yazıyorum onu da söylemek istiyorum. Bu yazı detaylı olsun istiyorum ve bu yüzden tüm sezonu baştan sona izledim. Ortalama 2,5 saat süren 102 bölüm. Göze biraz korkutucu geliyor olabilir. Ama ben programı sevdiğim ve ciddi bir fanı olduğum için güzel geçen bir zaman dilimiydi. Su gibi akıp gitti desem yeridir. Tüm gün izledim. Mutfakta iş yaparken programı açıp telefonu bir köşeye yasladım. Hem işimi yaptım hem programı izledim. Ya da oyun oynarken arka fonda hep İBS açıktı. Arka planda hep bir kaos takıntım var 😀.
Bilmeyenler için programın konseptini anlatayım hemen. Aslında kurallar diğer sezonlarda daha farklıydı. Ama ben bugün size All Star konseptinden bahsedeceğim. Yarışmacı kızlarımız ve jüri üyelerimiz var. Bir de olmazsa olmaz mikser sunucumuz Öykü Serter. Kızlarımız yapım ekibinden haftalık bir bütçe alıyorlar. Bu bütçeyle haftanın beş günü için kombin yapıyorlar. Ayrıca haftasonu gala günü var. Gala günü için de sahne şovu hazırlıyorlar. 2016 Yılı için bu bütçe 5000 liraydı.
Daha sonra kızlarımızın her biri sırayla podyumda bir tur yürüyorlar. Herkes kendi sırası gelince podyuma çıkıyor. Sunucumuz Öykü Hanım’ın yanına gelip konsept gereği nereye gittiklerini söylüyorlar. Daha sonra diğer yarışmacı arkadaşlarından yorum alıyorlar. Tabii ki en cafcaflı kısım burası. Çünkü diğer yarışmacılar podyumdaki yarışmacıyı adeta yerden yere vuruyorlar. Hele ki kıskanılan bir yarışmacıysa kan gövdeyi götürüyor desek yeridir. Bundan biraz sonra daha detaylı bahsedeceğim.
Yarışmacılar tarafından eleştirildikten sonra podyumdaki yarışmacımız jürinin karşısına geçiyor ve jüri tarafından kombinleri 1-10 aralığında puanlanıyor. Bu puanların pek bir önemi yok. Ama yarışmacılar arasında bir sınıf farkı oluşturmuyor değil. Yüksek puanlar alan yarışmacıların çenesi de bununla orantılı olarak açılıyor tabii ki. Basitlik ve bayağılığın tavan yaptığı sahnelerin temel sebebi de bu.
Hafta sonu için yarışmacılar galaya hazırlanıyor demiştik hemen ondan da bahsedelim ve yarışmacıları incelemeye geçelim. Her hafta gala için bir konsept belirleniyor. Retro, Pop Art, 80’ler 90’lar ilk akla gelen konseptler. Yarışmacılar sahne şovlarını hazırlıyorlar. Gecenin sonunda en yüksek puanı toplayan kişi 10.000 liralık çekin sahibi oluyor. Tabii ki bunu kazanan yarışmacıya bir sonraki hafta ekstra yükleniyorlar. Kazanan yarışmacımız “10.000’i aldın ama üstünde bir şey göremiyoruz. Kombinlerine biraz para harca. Ben 10.000’i alsaydım burda uçururdum” gibi cümleleri sıklıkla duyuyor.
Şimdi ilk elenenden son elenene doğru tüm yarışmacıları tek tek inceleyelim de kaosa biraz daha ortak olalım.
Maria Surina : 2.Sezon yarışmacılarından olan Maria oldukça rüküş biri. All Star’ın ilk haftasında ben kendi sezonumda kavga ediyordum ve burada öyle kaldım tarzında bir gafa imza attı. Haliyle zaten kötü giyiniyorken ilk haftadan elenen isim oldu.
Gizem Güler : İkinci haftanın eleneni nam-ı diğer “Rüküş Gizem” oldu. Bu lakap ona jüri üyeleri tarafından takılmıştı. Gizem’in en çok göze batan özelliği isyankarlığı. Her şeye karşı bir başkaldırısı vardı. Biraz atarlı biraz giderli bir yarışmacı. Podyuma imza attığı hiçbir özelliği yok.
Tuğçe Ergişi : “Hazımsızlık nedir? Kıskançlık nedir?” gibi sorulara cevap arıyorsanız doğru yerdesiniz demektir. Yarışmanın tartışmasız en kezban yarışmacısı. Herkese altı boş ve gereksiz saldırı yapma konusunda Ayşegül ile vs atabilecek biri. Özellikle Emel’e ben senden daha tarzım diye çok sitem etti. Çenesi kadar tarzı da işlemeyince de üçüncü haftada elendi. Yazık.
Nazlı Kayaaslan : Tüm sezonların kraliçesi desek yeridir. İkinci sezon yarışmacısı. İkinci sezonda yapılan kulis sonucunda elenmişti. Açık ara her zaman jürinin favorisi. Jüri bunu hep dile getirdi. Objektif olmak gerekirse doğru da. Hem kendi katıldığı sezonlarda hem diğer sezonlarda hep konuşuldu. Zaten yarışmadan sonra da styling işine girişti ve başarılı oldu. Ne yazık ki All Star sezonundan kendi isteği doğrultusunda ayrıldı. Sebep olarak ise evlenecek olmasını gösterdi. Yarışmanın taçsız kraliçesi desek yeridir.
Didem Ezgi Akın : 3.Sezon yarışmacılarından olan Didem atar gider kontenjanında yarışanlardan. Herkese ve her şeye verecek bir cevabı var. Ayşegül’ü bile susturduğunu varsayarsak konuşma işinde baya iyi. Ne yazık ki tarzı buna paralel değildi. E haliyle bayram haftasında katıldığı yarışmadan bir sonraki hafta elendi.
Melek Balkan : İlk sezonun beşinci haftasında elenen Melek All Star kadrosuna sonradan dahil oldu. İlk sezonda olduğu gibi bu sezonda da yarışmaya tutunamadı. Geldiği hafta elenerek geri gitti.
Nazlı Hamarat : Yarışma tarihine imza atmış yarışmacılardan biri Hamarat. Lakabı assolist. Ben şarkıcıyım dedi ama tek bir şarkısı vardı. Kendisinin magazine Pitbull ile düet yapacağına dair verdiği röportajları da mevcut. Tabii ki hepsi yalan oldu. All Star’a başlamadan hemen önce kocası vefat etti. O da kafası dağılsın diye yarışmaya katıldığını dile getirdi. Çünkü kocasından başka kimsesi yokmuş. O da vefat edince yalnız başına kalakalmış. İkinci sezonun finalistlerinden olmasına rağmen bu sezon pek başarılı bir grafik çizemedi ve elendi. Yine de bu yarışmadan bir Nazlı Hamarat geçti.
Sara Koçoğlu : Sara ilk sezon yarışmacılarından. All Star’a da sonradan dahil oldu. Kendi sezonunda daha iyi giyindiğini düşünüyorum. Bu yüzden de All Star’a fazla tutanamadı ve elendi.
Zeynep Öztürk : İkinci sezonun ikincisi olan Zeynep kendi sezonunda tek başına bir markaydı. Ama All Star’da varlık gösteremedi. Geldikten 2 hafta sonra elendi. Daha güçlü bir Zeynep izlemek isterdim açıkçası. Kendi sezonunda özellikle Nihal ve Özdenle ettiği kavgalar çok iyiydi. Kendisi “Arkadaşlar ben elenmek istiyorum. Ben bu varoşların içinde daha fazla kalmak istemiyorum” çıkışının sahibi. Ama sevdiğim bir karakterdi. Bence bu yarışın içinde olması güzeldi.
Ezgi Baylar : Şimdiki adıyla Ezgi Tüzün. İlk sezonun ikincisi olan Ezgi de programın iddialı isimlerinden. Birkaç kez eleme potasına girince tribe girip elenmek istediğini söyledi. Belki de başka sebepleri vardı kim bilir. Hal böyle olunca jüri ona 1 hafta daha düşünmesi için süre verdi. Çıktığı ilk potada Zeynep’i yendi ve bir hafta daha kaldı. Ama ertesi hafta çıktığı ikinci potada jürinin ortak kararıyla elendi.
İlbige Uzun : İkinci sezon yarışmacılarından olan İlbige biraz sıradışı bir tip. İmajı böyle olduğu için herkes ondan farklı tarzda kıyafetler bekledi. İstenileni veremeyince de hemen elendi. Bence çıktığı eleme potasında Sinem’den daha iyiydi ama eleniverdi.
Sinem Umaş : Üçüncü sezonun tartışmalı yarışmacılarından biri Sinem. Önceki hayatında farklı yarışmalara katıldığı için bu yarışmada da geçmişi sıklıkla önüne getirildi. Özellikle Nihal’in esprilerine çok maruz kaldı. Demagojiyi seven bir yarışmacımız kendisi. All Star’a sonradan katıldı. İlk haftadan eleme potasına kaldı ama arkadaşları tarafından kurtarıldı. Sonraki potasında da elendi.
Neda Poursaeid : Neda bence yarışmanın en güzel kadını. Ama ne kadar güzelse de bir o kadar kötü giyiniyordu. Üçüncü sezonda işini bırakıp yarışmaya katılmıştı. Hiçbir zaman vücuduna uygun giyinemedi. Bu yüzden de geldiği hafta elendi.
Emel Özkızıltaş : Artık sona doğru yaklaşırken elenen isimler daha da iddialı olmaya başlıyor. Sırada ikinci sezonun kraliçesi yani birincisi var. Yarışmanın en tartışmalı isimlerinden biri. Özellikle Ayşegülle çok fazla tartışmaya girdi. Yeri geldi çantasını yere fırlattı yeri geldi öldüresi var beni diyip ağlama krizlerine girdi. Yarışmanın en naif karakterlerinden biri. Elenişi de kendi gibi olaylı oldu. Ölüm potası denecek cinsten bir potada elendi.
Aycan – Nurcan Şencan : İlk sezonun kraliçeleri. İkiz olmalarından dolayı çok fazla sempati topladılar. Moda adına programda en çok çalışanlardan biriydiler. Gerçekten gustosu olan kızlardı. Tek problemleri sürekli uyumalarıydı. Özellikle Aycan hep uyudu. Yarışmanın ölüm potası denen haftasında Emel ile birlikte elendiler.
Gülay Hançer : İkinci sezon yarışmacılarından olan Gülay iyi giyinen bir isimdi. En azından ortalamaydı. All Star’a pek adapte olamadı. Ölüm potasından arkadaşları tarafından kurtarılan isimdi. Böylelikle Gülay potadan kurtarılınca Emel,İkizler ve Özden arasında bir eleme oldu. Adeta erken final. Sanırım Gülay hayattaki tüm şansını burada kullandı 😀. Yarışmaya sonradan dahil olan Gülay da finale yaklaştı ama finali göremedi.
Sima Şerafettinova : Yarışmanın en genç üyesi. Sürekli elbiselerin ona ne kadar yakıştığından, ne kadar zayıf ve ne kadar güzel olduğundan bahseder. Kendi gözünde adeta taçsız bir prenses. Ego savaşı vermeye bayılır. Özellikle kendi sezonunun şampiyonu olan Ezgi Ünal’a sataşmak en büyük hobisidir. Yarışmaya sonradan girdi ama finalden önceki son düzlükte elendi.
Ezgi Ünal : Üçüncü sezonun kraliçesi. Kraliçeler arasında en tartışmalı olanı. Emel’den daha tarz olmasına rağmen her zaman Ezgi’nin birinciliği tartışıldı. Buna pek anlam veremedim. Çok wow bir tarzı yoktu ama bence birçok kişiden iyi giyindi. Jüri ve arkadaşları tarafından her zaman fiziği övüldü. Senin fiziğin bende olsaydı neler giyerdim dendi. Özellikle Ayşegül’ün kendisine özel nefreti göz dolduracak cinstendi. Ne kavgalar ettiler beee. Finalden önceki son düzlükte Sima ile birlikte o da elendi. Böylelikle final haftasına hiçbir kraliçe olmadan girildi.
Serpil Gülşah Yılmaz : Üçüncü sezonda jürinin açık ara birincisiydi ama yarışmayı kazanamadı. All Star sezonu genelinde de en yüksek puanların sahibi kendisi. Yarım konuşmasıyla, oturduğu yerden debelenip susmamasıyla meşhurdur. Tam bir moda aşığı. Lakabı “Retro Gülşah”. Anlayacağınız üzere Retroda en başarılı isim. Maalesef bu sezonda da istediğini bulamadı ve yarışmayı altıncı olarak tamamladı.
Ayşegül Melisa Doğan : Yarışmanın her an her yerinde olan yarışmacısı. Nihal ile birlikte neredeyse her tartışmanın içinden çıkar. Emel ve Ezgi’ye özel bir nefreti var. İkisini de her podyuma çıkışlarında Ayşegül’ün sert eleştirilerine maruz kalır. Tabii ki tüm bunların Ayşegül’e geri dönüşü de oldu. Ayşegül bir bloggerı taklit ettiğini onun giydiklerini takip ettiğini her defasında söyledi. Büyük bir taklitçi ama oldukça başarılı. Yani çenesini çalıştırdığı kadar moda gözünü de işin içine soktu. Kendisi abiyelerin en iddialı ismi. Gerçekten de abiyelerle en yüksek puanı alan hep o oldu. Tüm bunlar da hesaba katılınca yarışmayı beşinci olarak tamamladı.
Özden Cerrahoğlu : İkinci sezonda talihsiz bir şekilde elenen Özden All Star sezonunun açık ara favorisi. Tokyo Fashion, Pop Art falan derken podyumda bir sürü farklı şey denedi. Vintage kraliçesi olması da farklı bir ekstrası. Taktığı çantalarla, renkli kombinleriyle, güzel fiziğiyle her zaman tartışılan isimlerden biri oldu. Özellikle yakın arkadaşı olan Nihalle birlikte kurup oynamaları,aynı kişiye aynı anda saldırmaları ya da eğlenceli diyalogları yarışmayı izlenebilir hale getirdi. Düşünüp bakınca benim de favori iki karakterim onlar. Her ne kadar jürinin favorisi Özden olsa da Özden halk oylamasında yarışmayı dördüncü olarak tamamladı.
Çiğdem Çelik : İkinci sezona sonradan dahil olup adeta estiren Çiğdem sonradan katılanlardan en başarılı olan yarışmacı. Bu konuda yarışma tarihine geçtiğini söyleyebiliriz. Her zaman dik yürüyüşü ve vücuduna yapışan şeyler giymesiyle eleştirildi. Ayşegül ile arasında defalarca kez yürüyüş tartışması geçti. Yarışmacılar sıkıştıkları anda onu hep yaşından vurdular. Ah , az kalsın unutuyordum bir de para mevzusu var. Çiğdem bu programı para kaynağı olarak gördüğü için her zaman daha ucuza mal etmeye çalıştı ve bunu sıklıkla dile getirdi. Hal böyle olunca yarışmacılar üstüne fazlasıyla yürüdü. Ne kadar doğru bir strateji olduğunu bilmiyorum ama böyle yaparak yarışmada üçüncü olabildi.
Nihal Candan : İkinci sezonun en itici All Star sezonunun ise en samimi karakteri desek yeridir. All Star’da herkese kendisini fazlasıyla sevdirdi. Arkadaşları tarafından elemelerden defalarca kez kurtarıldı. Yarışmanın en sempatik karakteri. Tarz konusunda pek iddialı olmasa da galalarda en yüksek toplam puanı alan kişi. Özellikle Lady Gaga ve Gökhan Özoğuz performansıyla podyuma imzasını attı. Ayşenur’a takık olduğu aşikardı. Ki kankisi Özden ile birlikte neler neler yaptılar. Bazı yerlerde haklıydı bazı yerlerde haksız. Jüriden azar da yese fikirlerinin hep arkasındaydı ama. Dürüstlüğünden emin olabileceğimiz yarışmacılardan biri. Her şeyle dalga geçebilmesi, kendi kötü haline bile gülmesi onu eşsiz kılan özelliklerden biri. Yaşının da verdiği bıcır bıcırlıkla hem jüriyi hem arkadaşlarını hem de seyirciyi güldürdü. Bu kadar olumlu özellik de onu All Star sezonunun ikincilik koltuğuna taşıdı.
Ayşenur Balcı : İlk sezonda bir kez elenip yarışmaya geri döndü. Birinciliği İkizler’e kaptırınca birincilik benim hakkımdı diye ağlayıp durdu. Tahmin edeceğiniz üzere İkizler’e bu yüzden takık biri. Onu daha çok mıyır mıyır konuşurken, ağlarken ya da birilerini sokaktan gördüğü moda kalıplarına göre eleştirirken gördük. İzlerken insana fenalık getiren yarışmacılardan biri. Sınırlı moda bilgisine rağmen doğru olduğuna inandığı şeyleri kullanarak insanları ölümüne eleştirdiğini sıklıkla izledik. Bu yüzden jüri tarafından defalarca kez zorrrrtlatıldı. Nur Yerlitaş’ın kendisine Donatella lakabını takması da unutulmayan anlardan. Bunu daha da unutulmaz yapan şey ise Ayşenur’un “Ben moda konusunda çok iddialıyım” diye çıkışlar yapmasına rağmen kendisine yakıştırılan Donatella’yı tanımamasıydı. Madem bu kadar biliyordun Donatella Versace’den neden haberin yok derler adama 😀. Kendiyle çelişme konusunda podyumda bir marka olsa da olumlu yönleri de var tabi. Kızların yapmaya cesaret edemediği birçok kombini o yaptı. Kısmen marjinal bir tarzı vardı ve bu da onu All Star sezonunun birinciliğine taşıdı.
Eveeeet yarışmacı analizleri de bu kadardı. Sanırım biraz uzun oldu. Bakıyorum da iki bin kelimeyi geçmişiz bile. Yaz yaz bitmedi. Ama tüm düşüncelerimi aktardığımı düşünüyorum. Keşke bunu da ekleseydim demeyeceğim. Benim favorimi soracak olursanız da objektif olmak gerekirse Özden en iyisiydi. Karakter olarak bana en çok hitap eden kişi Nihal olsa da bence birinciliği hakeden kişi Özden’di. En azından ikinci olabilirdi.
Word belgesinde an itibariyle beşinci sayfaya geçtim. Sanırım artık yazdıklarımı noktalasam iyi olacak. Buraya kadar benimle geldiyseniz okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Bir sonraki postumun konusu ne olur bilmiyorum. O zamana kadar sevgiyle kalın. Hoşça Kalın!