A Beautiful Day in Istanbul: Vaniköy Mosque and a Simit Break | Part 1 (eng-tr)

Words
1444
Reading
7 min
11h
Listen to this post
~10 min

Hello everyone! Today, I want to share a beautiful day in Istanbul with you. I spent this day with a close friend. We visited a lovely old mosque, saw a small library, enjoyed the Bosphorus view, and ate fresh simit. It was a simple day, but we had such a good time together.

Herkese merhaba! Bugün sizinle İstanbul’da geçirdiğim çok güzel bir günü paylaşmak istiyorum. Bu günü yakın bir arkadaşımla geçirdim. Çok tatlı, tarihi bir camiyi ziyaret ettik, küçük bir kütüphane gördük, Boğaz manzarasının tadını çıkardık ve taze simit yedik. Aslında çok basit bir gündü ama birlikte çok güzel vakit geçirdik.

Our first stop was Vaniköy Mosque in Üsküdar, on the Asian side of Istanbul. This mosque is right next to the Bosphorus. I think it has one of the most beautiful views in Istanbul. You can see the blue sea, boats, green hills, and buildings on the other side. It is such a peaceful place.

İlk durağımız İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Üsküdar’da bulunan Vaniköy Camii’ydi. Bu cami hemen Boğaz’ın yanında. Bence İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip. Masmavi denizi, tekneleri, yeşil tepeleri ve karşı kıyıdaki binaları görebiliyorsunuz. Gerçekten çok huzurlu bir yer.

The weather was also wonderful. The sky was clear and blue, and the sun was shining. Actually, I thought the weather would be cold, so I wore warm clothes. But I was wrong! It was much warmer than I expected. I even regretted wearing so many clothes. But I was happy to see such beautiful weather in October.

Hava da harikaydı. Gökyüzü açık ve masmaviydi, güneş parlıyordu. Aslında havanın soğuk olacağını düşünerek biraz kalın giyinmiştim. Ama yanılmışım! Hava beklediğimden çok daha sıcaktı. Hatta o kadar kalın giyindiğime pişman oldum. Ama ekim ayında böyle güzel bir havayla karşılaşmak beni çok mutlu etti.

Before telling you more about our day, I want to share a little history. Vaniköy Mosque was built in 1665 by Vani Mehmed Efendi during the Ottoman period. The neighborhood also got its name from him. Sadly, the mosque was badly damaged by a fire in 2020. After restoration work, it opened again in 2023. Today, people can visit this beautiful historical building, pray, and enjoy its peaceful garden.

Günümüzü anlatmaya devam etmeden önce biraz da tarihinden bahsetmek istiyorum. Vaniköy Camii, Osmanlı döneminde 1665 yılında Vani Mehmed Efendi tarafından yaptırılmış. Mahalle de adını ondan almış. Ne yazık ki cami 2020 yılında çıkan yangında büyük zarar görmüş. Restorasyon çalışmalarından sonra 2023 yılında yeniden açılmış. Bugün insanlar bu güzel tarihi yapıyı ziyaret edebiliyor, namaz kılabiliyor ve huzurlu bahçesinde vakit geçirebiliyor.

One of the nicest surprises was the library below the mosque. Its name is Ahmet Kalyoncu Library. It was added during the restoration project. It is not a very big library, but I really liked it. There were many books, warm lights, and a quiet place for reading and studying.

Beni en çok şaşırtan güzel şeylerden biri de caminin altındaki kütüphaneydi. Adı Ahmet Kalyoncu Kütüphanesi. Restorasyon projesi sırasında yapılmış. Çok büyük bir kütüphane değil ama ben gerçekten çok sevdim. Birçok kitap, sıcak ışıklar ve kitap okumak ya da ders çalışmak için sessiz bir ortam vardı.

And there was something interesting about this library. We had to take off our shoes before going inside. Yes, just like entering a mosque! We took off our shoes and walked on the soft carpet. I thought it was a very nice idea. We looked at the books and spent some time there. I also saw families and children using the library. It made me happy.

Bu kütüphaneyle ilgili ilginç bir şey daha vardı. İçeri girmeden önce ayakkabılarımızı çıkarmamız gerekiyordu. Evet, tıpkı camiye girer gibi! Ayakkabılarımızı çıkardık ve yumuşacık halının üzerinde yürüdük. Bence çok güzel düşünülmüş. Kitaplara baktık ve biraz vakit geçirdik. Kütüphaneyi kullanan aileler ve çocuklar da vardı. Bunu görmek beni mutlu etti.

After visiting the library, we went upstairs and prayed in the mosque. Then we went outside to enjoy the view. The sea looked amazing under the sunlight. There were people sitting, walking, taking photos, and fishing. We also wanted to sit for a while and enjoy this beautiful place.

Kütüphaneyi gezdikten sonra üst kata çıkıp camide namazımızı kıldık. Sonra manzaranın tadını çıkarmak için dışarı çıktık. Deniz güneşin altında harika görünüyordu. Oturan, yürüyen, fotoğraf çeken ve balık tutan insanlar vardı. Biz de biraz oturup bu güzel yerin tadını çıkarmak istedik.

And then something funny happened. We saw a man selling fresh simit near the mosque. We were not even very hungry, but the simit looked so good! The seller definitely knew where to sell his simit. Who can say no to fresh simit with such a beautiful Bosphorus view?

Ve sonra çok tatlı bir şey oldu. Caminin yakınında taze simit satan bir adam gördük. Aslında çok aç bile değildik ama simitler o kadar güzel görünüyordu ki! Satıcı gerçekten simidi nerede satacağını iyi biliyordu. Böyle güzel bir Boğaz manzarasında taze simide kim hayır diyebilir ki?

My friend and I bought simit and ayran. For those who don’t know, simit is a Turkish bread covered with sesame seeds. Ayran is a cold drink made with yogurt, water, and a little salt. They are both very popular in Türkiye.

Arkadaşımla birlikte simit ve ayran aldık. Bilmeyenler için simit, üzeri susamla kaplı geleneksel bir Türk hamur işi. Ayran ise yoğurt, su ve biraz tuzla yapılan soğuk bir içecek. İkisi de Türkiye’de çok seviliyor.

I have to tell you something. For many years, I always thought simit and Turkish tea were the perfect pair. I still love eating simit with tea. But I learned about the simit and ayran combination much later. I had tried it before, of course, but eating it here was a different experience.

Size bir şey itiraf etmeliyim. Ben yıllarca simidin en güzel arkadaşının çay olduğunu düşündüm. Hâlâ simit ve çay ikilisini çok seviyorum. Ama simit ve ayran ikilisini çok daha geç öğrendim. Tabii ki daha önce de denemiştim ama burada yemek bambaşka bir deneyimdi.

The simit was very fresh. The seller had just brought them. They looked so delicious. And believe me, almost everyone enjoying the view wanted to buy one. I was thinking that he would probably sell all his simit in two hours. Maybe even sooner! I am sure he had more simit ready somewhere.

Simitler çok tazeydi. Satıcı yeni getirmişti. O kadar lezzetli görünüyorlardı ki. İnanın manzarayı izleyen neredeyse herkes simit almak istedi. İçimden, bu adam muhtemelen iki saat içinde bütün simitlerini bitirir, diye düşündüm. Belki daha da erken! Eminim bir yerlerde yedek simitleri de vardı.

We sat outside, right in front of the mosque, and ate our simit with ayran. The sun was shining, the sea was moving, and boats were passing by. We talked, laughed, and enjoyed the moment. Sometimes, you don’t need an expensive restaurant or a big plan to have a wonderful time.

Caminin hemen önünde, dışarıda oturduk ve simit ayranımızı yedik. Güneş parlıyordu, deniz hareketliydi ve tekneler geçiyordu. Sohbet ettik, güldük ve anın tadını çıkardık. Bazen harika vakit geçirmek için pahalı bir restorana ya da büyük bir plana ihtiyacınız olmuyor.

I think this is one of the things I love most about Istanbul. You can visit a historical place, spend time in a library, pray, and enjoy the sea, all in the same place. And of course, you can eat a delicious simit while looking at one of the most beautiful views in the city.

Bence İstanbul’da en sevdiğim şeylerden biri de bu. Tarihi bir yeri ziyaret edebiliyor, kütüphanede vakit geçirebiliyor, namaz kılabiliyor ve aynı yerde denizin tadını çıkarabiliyorsunuz. Ve tabii ki şehrin en güzel manzaralarından birine bakarken lezzetli bir simit yiyebiliyorsunuz.

After spending time at Vaniköy Mosque, we continued our day along the coast. But I want to share that part of our trip in my next post. There are more beautiful photos and little stories waiting for you.

Vaniköy Camii’nde vakit geçirdikten sonra günümüze sahil boyunca devam ettik. Ama gezimizin o kısmını bir sonraki paylaşımımda anlatmak istiyorum. Sizinle paylaşmak istediğim daha güzel fotoğraflar ve küçük hikâyeler var.

I hope you enjoyed this little trip with me. If you ever visit Istanbul, I think Vaniköy Mosque is a lovely place to see. And don’t forget to try fresh simit while enjoying the Bosphorus view!

Umarım benimle yaptığınız bu küçük geziden keyif almışsınızdır. Bir gün İstanbul’a gelirseniz bence Vaniköy Camii görülmesi gereken çok güzel yerlerden biri. Ve Boğaz manzarasını izlerken taze simit yemeyi unutmayın!

One last question: Would you choose simit with tea or simit with ayran? I’m curious about your answer! 😊

Son bir sorum var: Siz simidin yanında çayı mı yoksa ayranı mı tercih edersiniz? Cevaplarınızı merak ediyorum! 😊

See you in Part 2! ❤️

İkinci bölümde görüşmek üzere! ❤️

A Beautiful Day in Istanbul: Vaniköy Mosque and a Simit Break | Par... | Ecency