Eski Türk filmlerinde ki kafayı sıyırmış kabarık saçlı hatunlar gibi kahkaha atarak dünyayı ateşe veresim var son yıllarda!
Her neyse…
Özlemle anılacak bir çocukluğa sahip olmak ne güzel.
186/188 “Adile Naşit Masal “ hattından masal dinleyenleriniz burada mı? Peki ya kokulu arı maya silgisi olanlar en yeşil ve pembesinden? Silgi yanı kokulu renkli kolonya almışlar kırtasiyeden? Annen sürekli kaybettiğin için iple asmıştı silgini boyuna değil mi? Okul kantinde simit ve gazoz harici bir şey satılmayanlar… Kurbağayı öptüğünde prens olacağına tutkuyla bağlanmış hemcinslerim? Beverly Hills çizgi filmini izleyip de havuzlu limuzin hayallerine kapılanlar? Tadı damağında değil mi halen püskevit (!) arasına konan lokumun? Arkadaşlarınla boru içinden külah fırlattığın günler burnunda tütmüyor mu senin de? Kola kutusunu topuğunla ezerek yaptığın mahalle maçı?
Leblebi tozunu özlerken, 7’den 77’ye çıkmış insanları kıskançlıktan çatlayabilecek durumdayım. Bir elma yesek cücelerin evinde uyuya kalsak da, kimse uyandırmasa.
Ah be! Ne günlerdi? Şimdilerde öyle mi azizim? Ver eline tableti, telefonu oh ne ala memleket!
Işınlanmayı bulsun biri artık, yetti!
Güne de bu şarkıyla devam etmek icap etti yazıdan sonra...
Posted from my blog with SteemPress : https://nsab.000webhostapp.com/2018/10/yakarim-gezegeni