Canım Türkiyemde maalesef projelerin fizibiliteleri hakkıyla yapılmıyor.
Herşeye etiket takma gibi bir kötü huyumuz oluşmuş. Bunu metro projelerinde bile yapıyoruz. Sırf "X kadar kısa süre metro yapmış olmak" etiketi için kollar sıvanıyor, işe koyulunuyor.
Burada direkt hükümeti kötülemiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Halkımızın tamamında böyle bir algı var. Herhangi bir şeyi detaylı düşündüğümüzde, hemen etrafımızdan "Yaa, işe koyul çok düşünme" gibi bir ses geliyor.
Hamle yapmadan önce, getirisini götürüsünü iyi düşünüp, danışmak gerekiyor. Çarpık kentleşmede rekorlara imza atmış şehirlerimizde, var olmayan altyapı üzerine, şu anda olabildiğince kullanmaktan kaçtığımız metroları inşa ettik. Şimdi bunların bakım onarım işletme maliyetlerini cebimizden ödüyoruz.
Düşünsenize, yerin altını aylarca kazarak açıp, içine metro yerleştirmek yerine, yerin üstüne ( kazı yapmadan ) daha az maliyetle tramway hatları kursaydık, araba kullanımı minimuma çekseydik, ne sonuçlar doğururdu.
Aslında konunun daha derin açıklamaları var. Metropolis filmini izlediyseniz bilirsiniz. Şehirlerdeki yoğun ve orta gelir altındaki nüfus hep yer altına itilir. Bu bir üst alt meselesi gibi bir noktaya gidiyor. Yerin altında metrolar, üstünde jipler.
Çok uzattım, özet geçmek istiyorum. Türkiye için, yapılan metro projelerinin getirisinden çok götürüleri var, ama metro yapmaya devam ediyoruz :(
Posted on Hede.io - Knowledge Sharing Dictionary
Read this entry or all entries about metro.