TR
Bu yazının tüm hakları şahsıma aittir.
Bavulunun tekerlekleri kaldırımda dönmeye devam ediyorken, kırmızı ceketi üzerindeydi.
Orta yaşlı, uzun boylu ve çok zayıf olmayan bir kadındı. Koyu saçları uzundu fakat şapkasının altında topuz yapmıştı çünkü moda buydu. Yolculuk biraz onu yormuştu ama garda soluklanmaya zaman ayırmadan hemen bir taksi çevirdi.
Sıradaki taksi Ziya'nındı, 43 yaşına yeni girmişti. Taksiden kazandığıyla zar zor geçiniyorlardı , 2 çocuğu vardı. Sıradaki müşteriyi alıp gardan şehre doğru sürmeye başladı. Yıllar onu yıpratmıştı sadece işine bakıyordu. Müşterinin iyi mi kötü mü olduğunu uzaktan anlardı, kadın bindiğinde aynadan yüzüne bile bakmadı doğru düzgün. Kadın buraya epeydir gelmediğini ve yolu aklında kalanlarla tarif edebileceğini söyledi sonra başladılar gitmeye.
Kadın arada direktif verip "buradan sağa", "şurdan sola" diyerek tarif ediyordu. Yol yaklaşık 20 dakika sürdü. Durduklarında Ziya'nın kalbi birden hızlı atmaya başladı. Eski anıları geçti beyninden, onu ilk görüşü, ilk aşkı, sarılmaları ve ilk kalp ağrısı. Bir hışım döndü ve arka koltuktaki kadına baktı, ilk kez.
Bu yüz tanıdıktı, yıllar önce aşık olduğu kadın. "Suna" diyebildi sadece. Kadın birden irkildi, kısa bir sürelik şaşkınlıktan sonra, "Şimdi inmem gerekiyor, annem hastalanmış, apar topar Almanya'dan geldim. Belki daha sonra görüşürüz Ziya." dedi telaşlı, tereddütlü, şaşkın bir sesle ve inmeden son bir defa daha Ziya'ya bakıp indi sarı taksiden.
Kırmızı ceketli kadının arabadan evin kapısına yürümesini izledi, içeri girişini, kapıdaki karşılamayı. Kırmızı ceketli kadın artık yoktu yolun kenarında ama Ziya nerdeyse yarım saat orada kaldı, bekledi. Bu bekleyişi önceki bekleyişlerini andırdı birden. Almanya'dan gelen mektupları bekleyişini, uzun aralıklarla gelmeye başlamıştı sonra hiç gelmemeye. Almanya'dan Suna'nın dönmesini bekleyişini ama dönmemişti Suna. Almanya'ya okul için gitmişti, sonra bir başkası ile evlenip oraya yerleşmişti. Ziya bunlardan dört sene sonra biriyle evlendirilmişti. Aradan geçen 15 sene Suna'yı unutturmuştu ona ama bu evin önüne gelmeleriyle beraber, zihni durmak bilmeden geçmişi getiriyordu aklına...
Okuduğunuz içi teşekkürler...