Uyanınca, bu fotoğraflara konu olan manzarayı görmenin hoşluğu için dönüyor sanırım dünya. Ya da dünyanın üzerinde olduğumu gördüğümde, buna şahit olduğumda döndüğünü farkediyorumdur belki. İnsan kendini günlük işlere kaptırdığında, ne dünyanın döndüğünün ne de böyle yerlerin varlığının farkında olmuyor. Bunu görmekle aramıza o kadar çok şey girmiş ki, 'alt tarafı' ormanda, denize bakarak uyanmayı bir mucize sanıyor, öyle anlatıyoruz. Aslında şu an kuzenlerimiz olan hayvanlardan, insanlığa yürüyüşümüz bu yollar üzerindeydi. Renkleri daha belirgin sabahlara uyandık.
Binaları dikip, onlar için yaşayıp, onlardan bıkıp, kendimizi, ilk adımlarımızı attığımız yerlerde buluyoruz gene. Oraya koşuyoruz. Çünkü gezerek keşfettik dünyayı. O ilk adımların alışkanlığı, peşimizi bırakmıyor. Bırakmasın.