Sevdiğim ve değer verdiğim arkadaşlarımın hayatından sessizce uzaklaşırken ardıma dönüp baktığımda, belki de sadece güzel anıları ceplerime doldurup gittiğimi düşünsem de sararmış tarlalarda yürüdükten sonra paçalarınıza yapışan pıtıraklar misâli, hatırlamak istemediklerimi de yanımda götürdüğümü nereden bilebilirdim ki?
Canım hocam ya ne kadar hassas bir yapınız var, olsun üzmeyin kendinizi…
Söylenecek çok şeyi bir kelimeye sığdırmışlar da adını -neyse- koymuşlar sanki. :) Ağızdan çıktığı anda azıcık da olsa rahatlattığı yadsınamaz.
Sürekli kullandığım bir kelime :) Gerçekten kısa da olsa çok anlama gelebiliyor, içi dolu sanırım..
“Mutlu İnsanlar Şehri Tunceli” bu slogan nerden geliyor hocam?
Rotamızın oralar olduğunu öğrenen çevremin verdiği tepkiler de hep bu yöndeydi. Kısacası yalnız değildim, bu şekilde düşünen çok kişi vardı..
Hocam bu düşünceler varken sizi oraya iten sebepleri merak ettim
Haritaya bakınca da baya baya mesafe varmış.
Ankara'dan yola çıktığımızda daha kısa olan ve düz bir çizgide ilerlenen Erzincan'dan ulaşmak yerine, Kayseri - Malatya ve Elazığ üzerinden mesafeyi biraz uzatarak farklı bir güzergâhı tercih ettik. Çünkü Haziran 2019'da bile Erzincan - Tunceli arası güvenli değil ne yazık ki..
:(
Hocam nehrin üstten görüntüsü harika çıkmış, bir tepeden mi çektiniz?
Çünkü 'Palu Kalesi'nin ilerideki levhasını okuyuvermiştik.🤦♀️ Çık aklımızdan artık nalet palu ailesi. :/
Hocam palu ailesi hikayesi nedir, ben bilmiyorum :S
Ünlü Ters Lale'sinin o mütevazı selamına karşılık veremesek de orada bir yerlerde olduğunu bilmek iyi hissettiriyordu her şeye rağmen.
Hocam ben de diyorum bu lale de bir terslik var, ismi sonradan çağrışım yaptı ben de :D jeton her zamanki gibi köşeli ..
Alabalık'tan pek hoşlanmadığım için yörenin zengin otlarıyla damaklarda ayrı bir lezzet bırakan kırmızı etten vazgeçemedik yine.
İşte hocam ya :) Ünlü etçillerden kim kaldı :P
Tabii ki yine peçeteleri dikkatimi çekti ilk. :) Benim için gelenek hâlini aldı bu. Mekânda bulunduğum süre içinde peçeteye hissettiklerimi, kimlerle orada olduğuma dair bilgileri, tarihi de yazarak ölümsüzleştirmek o ânı.
Harika ve çok orijinal bir fikir hocam. Geçmişe dönmek istesem yapardım bende.
İçinde de 'Doğunun Muzu' :) dedikleri Işkınolurdu.
Vaaay ışkın bu muymuş? Arkadaş bahsedip duruyordu ama böyle bir şeye benzediğini bilmiyordum.
Mameki Parkı da çok güzelmiş hocam, çok doğal duruyor.
Kafalarına göre hareket edip kimse yokmuş gibi davranmaları öyle güzeldi ki. Aralarına karışmak istemedik desek yalan olur. :)
Mutlu insanlar şehri dememin sebeplerinden biri de bu. Herkes özgürce istediğini yapıyor, kimsenin bir başkasına tahakkümü yoktu gördüğüm kadarıyla.
Cevabımı almış oldum hocam :)
Yollardaki 'dikkat domuz çıkabilir' levhalarına şaşırmıştık ki insanların domuzları severek beslediği ve onlara sahip çıktıklarını duyunca artık şaşırmadık. :) Onları şehrin merkezinde yollarda gördük ve maalesef bazıları da cansız şekilde yerde yatar haldeydi. :/
Nasıl yani hocam insanların domuzları beslemesine şaşırmadınız mı ben çok şaşırdım :S
Fotoğraflar genel olarak oldukça güzel. Ama Mameki Parkı’nın üstten gece çekilen fotoğrafı, Munzur Gözeleri ve Halk Plajına bayıldım. Elinize sağlık. Harika kusursuz, muhteşem bir gezi yazısı olmuş. Gitmek isterdim :)
RE: Yol hikâyesi #2 | Tunceli