Bölüm- 0 Dünya
Kıta ülkelerinin birbirleri arasında yaptığı savaşın sona ermesinden henüz 3 yıl geçmişti. Son dünya savaşı devlet destekli terör guruplarının halka açık alanlarda yüze yakın hastaneden çaldıkları radyoaktif maddeleri birleştirerek yaptıkları radyoaktif sızıntı yüzünden başlamıştı. Hastanelerin nükleer tıp merkezlerinden ve özellikle kanser tedavisinde kullanılan bu izotopları gerek silah zoru ile gerek gece baskını gerekse içerden aldıkları destekle 1 günde çalmış ve terör lideri olan Bizunun hamarat elleriyle oluşturdukları sistemle 100 milyon insanı radyasyon zehirlenmesinden ölmesine sebebiyet vermişlerdi. Dünya ülkeleri bu acımasız katliamın önünde sesiz kalmayıp bu terör guruplarına destek veren Batılı devletlere karşı savaş başlatmıştı. Savaşta 2 milyara yakın insan ölmüş ve bunların yaklaşık 600 milyonu radyasyon zehirlenmesinden ve mini nükleer bombalardan dolayı ölmüştü. Savaşın galibi olan Avrupa Asya Afrika Barış Komitesi (Kısaca 3ABK) savaşın ardından sorunlu hükûmetleri devirmiş ve tek bir dünya ülkesi kurulmasına kanaat getirmişti.
Ancak bu birleşme tam tek bir ülke şeklinde olmayacaktı. Eyalet sistemi hakimdi ama eyaletlerin tabi ve değiştirilemeyecek hükümleri vardı. Sağlık eğitim ücretsizdi yönetim biçimi değiştirilemezdi. Ayrıca siviller her türlü silah taşımaktan mahrumdu. Öyleki bıçak taşıyanlar bile 1 yıl hapis ile cezalandırılıyordu. Suç oranları bu sebepten büyük oranda düşmüştü ancak halen minik terör gurupların etkisi bazı eyaletlerde böy gösteriyordu. Öyle ki bazı teröristlerin eyaletlerin önemli mevkilerde sesiz sedasız güç topladıklarına dair ihbarlar geliyordu.
Ancak dünyanın terör gruplarından ya da 3ABK’nın sert politikasının dışında çok önemli bir derdi vardı. Savaşın bitmesinden 3 yıl geçmesine rağmen nükleer bulutlar dağılmıyor asit yağmurları her yıl etkisini daha da artırıyordu. 21. Yuzyılda masmavi olarak anılan okyanuslar artık neredeyse balık barındırmıyor yeşil gri renkte çürümüş soğan kokuyordu. Kutupların çoğunluğunun erimesinden dolayı sahil kentleri sık sık sular altında kalıyordu. Mevsimsel gelgitler neredeyse Asya eyaletlerini muson dönemlerinde işlevsiz bırakıyordu. Asya kıtası bulaşıcı hastalıklar ve sellerle boğuşurken afrika ve brezilya eyaletlerinde yüksek sıcaklıklardan kuraklaşma ve büyük çapta yangınlarla uğraşıyordu. Dünya 3ABKya bu işi çözmesi için eylemler düzenliyordu.
Dünya yavaş yavaş ölümün eşiğindeydi. Önde gelen Üniversiteler ve sivil araştırmacılar filtreme sistemleri kurulmasını ve dünyanın her yerine araştırmacı ekosistem bilimcilerin gönderilmesini ve yetiştirilmesini istiyordu. Hükümet bu durumun kendi kendine düzelemeyeceğini anlayınca üniversitelere tam destek vermeye başlamıştı. Fizik kimya biyoloji mühendislik hatta ve hatta sosyal bilimler bu çevre sorunun çözülmesi için araştırmalar yapıyordu.
Mühendisliğe ile ünlü Türk eyalet üniversiteleri dev soğutma sistemlerinin kuzey kutbuna yerleştirilmesini talep etmişti. Böylelikle kutuplar yapay olarak sanayi öncesi devrindeki büyüklüklerine kavuşacak ve asidik bulutlar buzulların altına gömülmek üzere son kez yağacaktı. Havadaki durum düzeltilince sırayla kara ve suya filtreleme sistemleri koyularak gerekli temizliğin kalıcı şekilde olmasını sağlayacaktı. Karada katı atık toplama işletmeleri kurulacaktı. Denizde ise asidik iyonlar katı iyon toplaycılar üzerinde birikecek daha sonra pil ve akü olarak tekrar kullanıma sunulacaktı. Sonuç itibari ile temiz enerji kaynakları yoğunlaştırılmasının yanında var olan enerjilerinde verimli kullanılması sağlanacak böylelik 20 yıldan kısa bir sürede dünyanın eski doğal güzelliğinin kavuşması sağlanacaktı. Ancak yok olan türlerin ve soyu tükenmekte olan hayvan, mantar ve bitki türlerinin yanında bazı bakterilerin geri getirilmesi kadar kolay olmayacaktı. Bazı bilim adamlarının bu sürecin 1000 yıldan fazla süreceğini iddia ediyorlardı.
***
Dev soğutma sistemleri kutuplara yerleştirecekleri noktaya götürülüyordu. Dev vinçler kamyonlar üzerinde yüklenmiş balcık ve buzulların üzerinde yavaş ilerleyen bir araç konvoyu ile varış noktasına doğru ilerliyorlardı. Soğuk plazma soğutucular dışardan bakıldığında dev küresel metal yığını gibi duruyordu. Üzerindeki minik delikler ve çıkıntılar olmasa mükemmel bir küresel yüzeye sahip olacaktı. Soğuk füzyon soğutucular 3 küreden oluşuyor ve üçgen oluşturacak şekilde birbirlerine borularla bağlanıp soğutma işlemine başlanılacaktı. Soğutma sistemleri o kadar hızlı soğutmaya başlayacaktı ki makineler çalışır çalışmaz orası boşaltılacaktı. Gerisinin bilgisayarların halletmesi beklenecekti.
Konvoya bir askeri timde eşlik ediyordu. Komutanları dünya savaşında Bizmunu yaptığı operasyonla ele geçiren Albay Felixte vardı. Albay Felix kahraman olarak görülüyor medya spot ışıklarını onun üzerinden hiç eksik etmiyordu. Hatta 3ABK hükümeti de bilerek bu görevi ona vermişti böylelikle kendisi bir kez daha kahraman olarak ilan edilecekti. Tabikide bu işten gene 3ABK hükümeti en büyük ödülü alacaktı. Çünkü felix 3abk hükümüteni temsil ediyordu. Konvoyun asıl lideri Prof. Gabrieldi oda tanınmış bir prof. Soğuk plasma sistemlerinin mucidi idi ona yapay zekadan sorumlu asistanı güzelliği ile ünlü Keery eşlik ediyordu. Kerry zayıf kızıl saçlı mavi gözlü ve ince bir yapısı vardı. Kızıllığın sarışınlara göre daha az rastlanan çekinik genleri ile belrilen bu kadın Güzellik ve zekanın nadide bir karışımıydı. Prof gabril onun bu güzelliğini kullanarak çok daha iyi noktalara gelebileceğini düşünüyordu. Neden böyle bir güzellik labvaratuar faresi olmak istesin ki? Die düşünmeden edemiyordu. Gabrielin birçok çalışmasının altında keeryninde imzası vardı. Bu sebepten ona çok büyük bir saygıda duyuyordu.
Konvoy 2 gün süren yolculuktan sonra varış noktasına varmıştı. Prof Gabriel aracından indi buz ve minik su birikintileri arasından vinç operatörlerine her bir soğutucunun nereye konulması gerektiğini işaret ediyordu. Keery ise gabrielin arkasından uydu görüntüleri ve gps ile alanın doğrulamasını yapıyordu. Keerry bu işin milimetrik olmasından sorumluydu. Böylelik tam kuzey kutup noktasına yerleştirilen soğutucu işlevini daha iyi şekild eyerleştirelecekti. Albay felix ise askerlerin tipik alan koruma duvarı oluşturmaları için emir verdi. Felixe göre bu iş tam bir saçmalıktı kuzey kutbunda neden bir terörist saldırısı olsunki die düşündü. Çok geçmeden 3ABK’nın kendisini kurtaracak bir maske olarak beni kullanıyorlar die düşünmüyor değildi. Albay felix genç biriydi aslında albay rütbesini Bİzmunu ele geçirildiğinde almıştı. Belkide engenç albaydı oldukça yakışıklı biriydi. Hoş; bir kahraman olmasa bile esmer birinin medyanın etkisiyle dünyanın en seksi adamı olarak ilan edilmesi hiçte zor değildi. Emri verdikten sonra vinçlerin olduğu yere prof gabrielin yanına gitti. Dev vinçler dev küreleri sırayla milimetrik olarak yerleştirilmesini sağlamak için ömzenle çalışıyordu. 2 vinç küreyi sabitlerken diğer vinç ise küreyi sağa sola ve ileri geri hareketler yaptıralarak milimetrik olarak soğutucunun yerleştirileceği noktaya götürüyordu. Bu iş okadar yavaş ilerliyordu ki henüz 2 saat olmasına rağmen daha vinçler milim kıpırdamıyor gibiydi. Buna rağmen prof gabriel neredeyse hiç göz kırpmadan mavi buzullar üzerinde duran vinçlerin hareketini ve sıoğutucunun doğru konumda olup olmadığını inceliyordu. Asistanı keerry ise başını tabletten kaldırmadan prof gabriele konumunun tam olup olmadığını söylüyordu. Çok kısa bir süre geçmeden keery arkasında duran albayı farketti ve arkasına kısa bir süreliğinede olsada omuz silkerek baktı ve tekrar tabletine gömmüldü. Felix bu saçma görev yetmezmiş gibi kendini bir şey zanneden asistanların kaprislarınin bu işi daha dayanılmaz kıldığını düşündü. Felixin bilima dmalarının işine karaşıcagı yoktu sadece emrindeki askerler gibi oda bir an önce ev dediği yere gitmk istiyordu.
Keery
“Prof birinci küre tam yerinde. İndirebiliriz.”
Gabriel kerry az gerisinde duruyordu kerrye herhangi bir şey söylemeden vinç operatörlerine küreyi indirme prosüdürlerini başlamalarını telsizden iletti. Albay felix bu işin kısa süreceğini düşünüp mutlu oldu ama oda neydi küre 3 metre yükseklikte duruyor ancak fark edilemeyecek kadar bir yavaşlaklıkla yere indiriliyordu. Albay felix prof gabriele dayanammıyıp
“bu iş nezaman bitecek “ die sorduı
Gabriel
“1 saate ilkini indirmiş oluruz yarında 2.cisi ile 3.nü yerleşitirip gerekli bağlantıalrı yaptıktan 2 gün sonra ayrılabiliriz.” Dedi
Gökyüzü maviden sarıya boyandı güneş batmak üzereydi kutuplarda güneş çok kısa sürelğine batıyor ama tamamen karanlık olmuyordu.
İlk kürenin yere teması çok kısa bir süre sonra gerçekleşecekti. Küre buzlu zeminin üzerine oturtuldu. Albay için %33 lük sıkıcı iş bitmiş gibi duruyordu
Buz zemnine oturtulan küre. Garip sesler çıkarmaya başladı soğutma küresi ısınmaya başladı.
Kerry
“ bir sorun var profösor”
Gabriel
“bu imkansız henüz bağlantıları yapmadık bile”dedi kerryinin elinden tableti aldı
“Bu patlayacak” dedi gabriel. “ALBAY !” die bağırdı prof.
Albay askerlerine emirler yağdırmaya çoktan başlamıştı bile herkese çekilme emri verdi.
Çok geçmeden küre metalik kızıla dönüyordu ve çevresindeki buzullar sıvıya dönmeden fokurduyordu ve küre git gide buzulun içine gömülüyordu. Kürenin bir kısmı buz tabakasını fokurdatarak içeriye gömülürken bir yanda da buz tabakasını çatlıyordu çatlar. Çatlak hızlıca vinçlerin olduğu yere doğru ilerliyip genişliyordu. Soğutma küresi tiz bir sesle birdenbire gözden kayboldu. Oluşan çatlakta vinçlerden ikisini yuttu; büyük bir metal ve sürtünme gürültüsü koptu. Arta kalan vinç ise tamda oluşan hendeğin sınırındaydı. Albay gabriel ve kerryinin yapacağı bir sey yoktu takımın diğer üyeleri büyük bir şaşkınlık se ve sesizlikle olan biteni izliyordu
Albay telsizinnden
“Hemen bir kurtarma ekibi yollayın “dedi.
Gabriel “kerry burdaki buz tabakası kaç km kalınlığında?”
“14 km böyle bir şey olması mümkün değil.” dedi
Albay kurtarma ekibinin çukura halat ve kurtarma aletleriyle inişlerini izlerken bir askerin elinden dağcı kemerini aldı. Beline bağladı ve çukurun kenarından uçurumun karanlığında kayboldu. Felix ve diğer erler 36 metre indikten sonra bir metal yüzeye vardılar. Ancak albay bunun vincemi ait olduğu yoksa soğutma küresine mi ait olduğunu anlayamadı”
“Buraya ışık lazım dedi”
Çukura dev projektörler ışık yansıtıldığında sadece fenerlerin ışığında belirsiz olan buzullar projektörlerin ve sis lambaların yaptığpı aydınlatmayla masmavi görünüyor buzun belirsizliğinin bitiminde soğuk belirsiz selületleri siliyordu. Zeminde soğutma küresinin enkazı ve onun biraz uzağında vinç parçaları görünüyordu vinç operatörlerinin ve 3 çalışanın daha cesetleri yerde duruyordu. Ancak üzerinde durdukları metal yüzey ne vinçlere nede soğutma sistemine aitti. Albay Felix alt tarafındaki metal yüzeyin ne olabileceğini biliyordu ve telsizden
“Prof Gabriel bunu görmek isteyebilirsiniz”