Uygulama alanı içerisinde malzemenin konak ortam tarafından uygun reaksiyonu alma yeteneğidir. Çünkü vücut her türlü malzemeye tepki verir. Verdiği tepki ne kadar uygun olursa, malzeme o kadar kullanılabilir anlamına gelir. Toksik bir malzemenin vücuda girmesi çevresindeki dokunun ölümüyle sonuçlanır. Tahmin edeceğiniz üzere doku ölümü, iyi bir konak cevabı değildir.
Malzemelerin biyouyumluluğu kullandığımız bölge ve amaca göre değişkenlik gösterir. Örneğin şırınga iğnesi amacı doğrultusunda biyouyumludur. Çünkü vücutla sadece birkaç saniye temas eder. Fakat vücutta uzun süre kalsaydı toksik özellik gösterirdi.
Malzemelerin biyouyumluluğu sadece yüzeyin kimyasal ve fiziksel tepkileri ile sınırlı değildir. Aynı zamanda bağlandığı dokunun mekanik davranışlarına da uyum sağlamalıdır. Yani ne kadar yük altında kalacağı ve yük değişimi gibi mekanik faktörler de biyouyumluluğun bir parçasıdır.
Biyoaktif malzemeler yaşayan dokuya bağlanır. İyileşme için önemli bir etkendir. Kullanılan implantın kullanım süresi biyoaktivite ile doğrudan ilgilidir. Bir de implantın yerini canlı dokuya bıraktığı malzemeler vardır. Bunlar da biyobozunur malzemeler olarak bilinir. Zamanla çözünen implant, bu süre içerisinde yerini canlı dokuya bırakır.
Kullandığımız küpelerden yapay kalbe kadar biyomalzemeler uzun yıllardır hayatımızda ciddi bir yer edinmiş durumdadır. Eminim aranızda küpe kullanıp çokça iltihap problemi yaşayanlar vardır. Bu problem kullandığınız küpenin biyouyumluluğun düşük olduğunu gösterir. Her insan için aynı tepkiyi vermese de biyouyumluluğu düşük kabul edilebilir. Altın gibi biyouyumluluğu yüksek bir malzeme, iltihap sorununu beraberinde getirmeyecektir.
Bu ara biraz hastayım arkadaşlar. Biraz da kafam dağınık. Normalde bilimsel içerik de olsa kendi yorumumdan bolca nasibini alırdı. Düz bilgilendirme yazılarından çok hazzetmem fakat bu kez böyle oldu.
Hepinize iyi günler, akşamlar artık ne zaman okuyorsanız ondan dilerim.