Topkapı Sarayı Osmanlı İmparatorluğu’nda, altıyüz senelik tarihini boyunca, devletin idaresi için kullanılan bir saraydır. Sayısız tarihi olaya şahitlik etmiş, bir çok Osmanlı Padişahına evsahipliği yapmıştır. Topkapı Sarayı'nda, Osmanlı İmparatorluğu Döneminde aşağı yukarı dörtbin insan misafir edilmiştir. Birçok tarihi olaya tanıklık etmiş yapı, Osmanlı Padişahlarının yaşadığı saraydır.
Fatih Sultan Mehmet'in 1478 senesinde inşa ettirdiği bina, günümüzde müze olarak ziyaret edilmektedir . İlk defa müze haline getirilmesi Abdülmecit döneminde olmuştur. Dönemin İngiliz elçilerinin, Saraydaki hazine eşyaları ve eski eserleri görmeleri geleneğinin, müzeye dönüştürülmesinde önemli rolü vardır.
Topkapı Sarayının halkın ziyaretine açılmasıysa, Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1924 senesinde başlatılmış, ve günümüze değin gelmiştir. Topkapı Sarayı konum itibariyle, İstanbul Boğaz'ı, Haliç ve Marmara Denizi'nin arasında, Sarayburnu'ndaki Bizans Akropolü'nün üzerindedir.
Topkapı Sarayı, kara kısmından Fatih Sultan Mehmet'in inşa ettirdiği Sur-ı Sultani, deniz kısmındansa Bizans surları ile şehir merkezinden ayrılmıştır. Çeşitli kara kapısı ve deniz kapısıyla sarayın içinde değişik bölümlere açılan kapılar haricinde, sarayın anıtsal girişi Ayasofya'nın arka tarafında bulunan Bab-ı Humayun'dur. Topkarı Sarayı iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Bunun sebebi sarayın, eğitim, yönetim ve ikamet binası olarak kullanılmasıdır.
Bunlar, 1. ve 2. avluda bulunan hizmet yapıları Birun ile, iç örgütlenmeyle ilgili yapılar, yani Enderun'dur.
Osmanlı Dönemi'nde Topkapı Sarayı'nın en dikkat çekici bölümü haremdir. Haremin Arapça anlamı herkesin girmesine izin verilmeyen kutsal yerdir. Müslüman ülkelerde mahrem aile yaşantısı için de kullanılır . Harem kelimesinin 2 farklı anlamı vardı. İlki padişahın haremi yani ailesi, ikincisi ailesinin içerisinde yaşadığı mekandı. Osmanlı yönetim anlayışıyla devşirme kapıkulu kadrosu , hanedanı oluşturmasının yanısıra, disiplinli bir eğitimden sonrası cariyelerin, Enderun mektebinde yetiştirilen ağalarla evlendirilmesiyle bir devlet aristokrasisinin oluşturulmasıydı.
Topkapı Sarayı'nin içerisinde; Dört Avlu, Bir Harem dairesi, Aya İrini Yapıları, Kutsal Emanetler Dairesi, Enderun Mektebi bulunur.
Kapı üstünde Ali Bin Yahya Sofi'nin yazdığı celi sülus hatla, 4 satır 1478 tarihini anlatan bir kitabe vardır. Kitabe altında ve kapının iç tarafında Abdülaziz ve İkinci Mahmut'a ait tuğralar, kapının birkaç defa onarıldığını göstermektedir. Babı Hümayun'un iki tarafında kapıcılar için küçük odalar bulunur. Kapı üzerinde, 1866 senesinde yandığı için günümüze değin ulaşamayan, Fatih Sultan Mehmet için yaptırılan köşk şeklinde küçük bir daire bulunur. Üst katın esas önemi Beytül Mal olarak kullanılmasıdır. Burası, padişah, ölen kulların veya varissiz ölen şahısların alınmayan servetlerini, sultan hazinesi'ne almadan önce, emtianın 7 yıl emanete aldığı mekandır.
Topkapı Sarayı, İkinci Murat döneminde kurulan, zaman içinde değişikliklere uğrasa da Osmanlı Devleti'nin son zamanına kadar varlığını sürdürebilen bir saray mektebidir. Hıristiyan ailelerin devşirilen çocukları zekî ve gösterişli oldukları için, saraya alınarak özel bir şekilde yetiştirilirdi, bu gelenek özellikle Fatih Sultan Mehmet devrinde gelişmiştir.
Enderun Mektebine dahil olan çocuklara, tefsir, kelam, hadis ,Kur'an-ı Kerim gibi dini dersler, edebiyat,şiir, dil bilgisi, Farsça, gibi dersler, coğrafya, mantık, gibi ilim derslerinin eğitimi verilirdi. Diğer yandan da Osmanlı Sarayının gelenekleri, görgüsü, protokol kuralları ve bürokrasi öğretilirdi. Ayrıca çeşiti sanat dallarında yeterlilikler kazandırılır ve spor faaliyetleri de düzenlenirdi.
Kaynaklar :
http://www.istanbul.com/tadini-cikar/topkapi-sarayi.html
https://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/topkapi-sarayi-muzesi
https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/istanbul/gezilecekyer/topkapi-sarayi