İnsan özgür müdür değil midir ?
Öncelikle soruları genel olarak değerlendirecek olursak zaten bunların birbirini tamamlayan parçalar olduğunu göreceğiz.
Varoluş ve yaşadığımız dünyanın temellerinde yatan tanrı ruh insan ve özgürlük kavramları insanın hayatını oluşturan can alıcı sorulardır diyebiliriz.
Tanrının varlığını sorgulayacak olursak demek isterdim lakin tanrının varlığını yada tanrıyı sorguluyor muyuz ? Önce sorgulamaya buradan başlamak gerektiğini düşünüyorum.
Nedir bu tanrı ? Nereden geldi ? Varolan birşey mi yoksa sadece bir hayal ürünümüdür ? Yaşadığımız coğrafyada %80-90 dolaylarında müslüman kesim hakim. Müslümanlara göre
ve şahsım adına müslüman olduğuma göre tek tanrılı inanca sahibiz. Bizi dünyayı bütün evreni ve herşeyi yaratan bir tanrı var. Yada var mı ? Müslümanlığın inancına göre
tek tanrılı inançta herşey tanrıya aittir ve herşeyi tanrı yaratmıştır. Kutsal kitap Kuran-i Kerim ve onun elçisi Hz.Muhammed'ce böyledir. Peki biz bunların doğruluğunu
ne kadar sorguluyoruz ? Yada sorguluyor muyuz ? Anlatılanlar yazanlar yada alışılagelmişliklerin hepsi doğrumu ? Yanlışları var mı ? Neye göre ve kime göre doğru kime neye göre
yanlıştır bunlar ? Müslümanlık inancına göre insanoğlu Havva ve Adem'den gelmektedir. Olaylara genel olarak bakacak olursak müslümanlığı bilim ile inkâr etmek mümkün.
Müslümanlığa göre anlatılan ve yazan herşeyin bilimsel olarak bir açıklaması mevcuttur. Lâkin müslümanlara göre bunların hepsi kutsal kitapları Kuran-ı Kerim'de yıllar öncesinden
yazılmıştı. Bir çok bilimsel olay bilimsel buluş burada geçmekteydi. Bunlar bile onların inancı için yeterliydi. Bunların yanı sıra aslında müslümanlara göre din görmeden sevmek
Allah aşkı Allah sevgisi Allah Korkusu ve ibadet Kutsal din Kutsal kitab'ın emirlerine uymaktan ibaretti. Peki bunların kaçı bu sistemi ve sistemin doğruluğunu sorguladı ?
Sürekli alışılagelmiş bir gelenek ve görenekler üzerinden genç bireylerin beyinleri yıkandı diyebiliriz aslında. Gerek aile baskısı gerek mahalle baskısı gerek buna zorunlu
hissetme eylemi çevre etkeni vs.vs. birçok sebep sayabiliriz buna.
Öte yandan ruh konusuna değinecek olursak ; Öncelikle ruhun tanımını yapmaya çalışalım. Genel olarak bunun tanımı " dinlerin ve ruhçu felsefelerin insanın vücudunda bulunduğunu
kabul ettikleri, yaşamın özü saydıkları, canlılığı sağlayan, maddesel olmayan varlık, ölümsüz sayılan töz, ilke." Peki ruh bu mudur? Her ruhun bir bedeni ve bedenin bir ruhu
olduğunu varsayarsak bedenler öldükten sonra ruhlarda bedenlerle birlikte ölür mü ? Ölmek demişken ölmek bir son mudur yoksa bir başlangıç mıdır yada bir sonun başlangıcı mıdır?
Her ruhun bir bedeni ve her bedenin bir ruhu oldugunu varsayarsak beden öldükten sonra ruhun ölmediğini aslında ruhun evrende ve sonsuzlukta özgür kaldıgını varsaymak çokta
imkansız sayılmaz. Üstelik bunun ispatı henüz net olarak yapılmadığını düşünürsek. Ölen bedenler midir ? Ruhlar mıdır ? Yoksa ruhlar bize verilen bu bedenlerde bir tutsak mıdır?
Ruh aslında soyut bir kavram olduğunu düşünürsek ve bedenlerimizin somutluğundan bahsedersek belkide 2-3-4-5-6-7. boyutta ruh özgür bir kavramdır soyut değil somuttur.
Biz bunların ne kadar farkındayız asıl mesele bu ? Yada bunları ne kadar merak edip araştırıp sorguluyoruz. İnsanoğlu aslında sorgulayabildiği kadar özgürdür.
İnsan aklıyla düşünüp mantığıyla karar verebilen canlıdır. Biz aklımızla düşündüğümüz zamanlarda bile bazen alışılagelmiş din klasikleri sebebiyle sanki bir yerde birileri
bize "orada dur bakalım !!!" dermişcesine kuşkuya düşüyoruz ve bu sorgulama eyleminden vazgeçiyoruz. Peki bu bir kısıtlanma değil midir ? Kısıtlı insan özgür değildir.
Kendi özgür ve hür iradesi ile özgürce istediğini istediği şekilde mantık çerçevesinde düşünen araştıran ve sorgulayan insan özgürdür. Aklın ve mantığın sınrıları yoktur.
İnsan ne kadar sorgulayıp araştırır ve öğrenmeye çalışırsan kendi sınırları o kadar genişler. Sorgulamayan insan kısıtlı insandır ve bu insanların sınırları da kısıtlıdır.
Etraflarından belirli bir daire çizgileri vardır ve bu çizginin dışına çıkamazlar bu insanlar özgür değil mahkumdur o çemberin içinde hayatını sürdürmeye.
Siz siz olun kısıtlı kalmayın ve özgür olun!.