ENG
TR
Herkese merhaba!.. Bu yaz benim için müthiş ilerliyor. Çok yoğun bir etkinlik takvimi var. Hem özel hayatımda hem de @Hive TR topluluğundaki yarışma ve sohbet etkinlikleri, yoğun bir gündem oluştururken, zaman su gibi akıp gidiyor. Hatta öyle ki, en boş zamanım işte geçirdiğim zaman oluyor. :)) Çünkü bu bir rutin ve alışkın olduğum davranışları yinelemekten ibaret. Bugün size anlatacağım Buca Gölet de aslında bir etkinlik için, veda buluşması için gittiğimiz bir yerdi. Hakkari iline tayin olan bir arkadaşımla son görüşmemizdi. Tabii ki ilerleyen zamanlarda hayat tekrar bizi bir yerlerde bir araya getirecektir. Çünkü irtibatımızı koparacak olsak zaten böyle bir veda buluşmasında bulunmazdım. Fakat şimdilik son görüşme oldu.
Organizasyonu üç gün önceden yaptık. Çünkü 5 tane çalışan insanın bir araya gelmesi ha deyince olmuyor. Arkadaşlarımdan bir tanesi arabasıyla hepimizi topladı. Yolda giderken alışveriş yaptık. Arkadaşlarım alkol kullanmadıkları için onlara kola aldık. Tek kaldığım için müsade isteyip, sorun olmadığını söylemeleri üzerine ben de bira aldım. Sevdiğim ve güvendiğim arkadaşlarımla, güzel bir yerde otururken bira içmeyip de ne zaman içeyim. Başıma bir şey gelirse, bana sahip çıkacak 4 tane arkadaşım var yanımda… :) Daha sonra yolumuza koyulduk. Ben buraya ilk defa gittiğim gibi bu bölgeye de ilk defa gittim. Halbuki çok güzel yerler, yolda giderken de bir sürü güzel işletme ve ağaçlık alan vardı. Güzel bir yere, güzel bir yoldan gittik yani dostlar.
Oraya vardığımızda, büyük bir alan olan Buca Gölet’in girişinde, ücretsiz ve büyük bir park yeri olduğunu görmek içimizi rahatlattı. Çünkü Büyükşehirlerde bir çok yerde park sorunu var. İnsanlar tercihlerini yaparken bunu hep göz önünde bulundurur. Biz bunu düşünmemiştik fakat gene de çok iyi oldu.
Büyük kapıdan içeri girdiğimizde, içeride, gölün etrafındaki büyük çimenlik alanın ortasında, ince ve taşlardan inşa edilmiş bir yürüyüş yolundan, etrafı seyrederek yürüdük. Karnımız aç olduğu için daha önceden de planladığımız gibi, buranın içerisinde olan bir restauranta gittik. Yolda aldığımız atıştırmalıklar gözümüzü doyurmamıştı. Onun için onları yemekten sonraya bıraktık.
Karnımızı doyurduktan sonra, gölün kenarındaki çimenlik alana, yere oturduk. Burada belediye tarafından yapılmış, masa ve etrafında sandalyeleri olan ahşap banklardan vardı. Fakat hepsi dolu olduğu için bulduğumuz, gölete yakın bir boşluğu seçtik. Kalabalık bir grup olduğumuz için gürültü çıkaracağımızdan, bizim gibi etrafta oturan insanlara çok yakın olmamayı tercih ettik. İlk oturduğumuzda, yeni yemek yediğimiz için çekirdek dışındaki atıştırmalıklara çok rağbet olmadı. :)) Ben böyle olacağını bildiğim için yemeği dengeli yedim ve ısınmadan önce ilk biramı açtım.
Burası yapay bir göl. Gölün içerisinde, ücret karşılığında binilen kayık ve deniz bisikletleri var. Binip gölün içerisinde tur atabilirsiniz. Buca İlçesi, İzmir’in kara bandında kaldığı, İzmir’in en yoğun bölgesi olduğu, Buca’da yaşayan insanların diğer İlçelere, sahil bandına gitmeleri için çok yol sarf etmeleri gerektiğinden bu göl yapılmış muhtemelen. Kalabalık olduğu için gölün etrafında çok büyük bir çimenlik alan var. Gölün diğer tarafında ise lunapark var. Burada yetişkinler için olan gondol, çekiç ismi verilen oyuncaklar da mevcut. Bunun yanında bir de teleferik tarzı bir şey var. İnsanlar tek başlarına güvenlik önlemi için gerekli teçhizat giydirildikten sonra Gölet’in çimenlik alanından, Lunapark tarafına gök yüzünde asılı ipten kayarak gidiyorlar. Fakat biz Lunapark tarafına ve teleferiğe gitmedik. Çünkü bu bir veda buluşması ve veda buluşmalarında önemli olan muhabbettir.
Akşam olup hava kararınca, zaten mevcut olan esinti iyice arttı ve hava epey serinledi. Bunaltıcı havanın olduğu bir günün akşamındaki bu esinti hepimize iyi geldi. Fakat çocuklu aileler, esintinin artmasıyla birer birer gittiler. Öyle olunca banklardan birisi boşaldı. Biz de eşyalarımızı toplayıp banka geçtik. Bir süre de bankta oturduktan sonra, vakit ilerleyip, akşam geceye dönerken, hava iyice soğudu. Arkadaşlarım bana nazaran daha tedbirli giyinmiş olsalar da üşüdüler. Ben artık 4. Biramın sonuna geldiğim için, üşüdüğümü fark etmeyecek kadar uyuşmuştum. Yani hepimiz için, buradan ayrılmanın en doğru zamanıydı…
Buca Gölet, içerisinde barındırdığı; göl ve göl üzerinde yapılacak Deniz bisikleti ve kayık turu, geniş çimenlik alanı ve çimenlerin üzerine yerleştirilmiş ahşap bankları, çocuklar ve yetişkinler için oyuncak bulunan Lunaparkı, macera severler için tek kişilik teleferiği, yemek yemek için restaurantları ile bir çok aktivite barındıran bir alan. Aklınızda bulunsun. :)) Herkese mutluluklar diliyorum…