( TR) Merhaba sevgili hive blog ailesi. Geçen sene bu günlerde tatil valizimi hazırlıyor ve Kırgızistan’ı ziyaret edeceğim için büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyordum. Yıllarca atalarımızın geldiği toprakları merak etmiş ve gerçek Türk kültürünü yaşamayı büyük bir istekle bekliyordum.Biletlerimizi eşimle beraber 2 ay öncesinden almış ve tatilimizi planlamıştık.Maceramız 10 gün sürecekti.
Heyecanla beklenen büyük gün sonunda kapıyı çaldı.Evdeki kedimizi arkadaşımıza emanet ettik ve koyulduk yola.
Uçak saatimiz akşam 22.00 civarındaydı.Eskişehir’ de yaşadığımız için öğlen 13.00 gibi koyulduk yola.
(ENG) Hello dear hive blog family. I was preparing my holiday luggage these days and I was very excited and happy to visit Kyrgyzstan. For years, I wondered about the lands our ancestors came from and was waiting to live the real Turkish culture with great desire. We bought our tickets with my wife 2 months ago and planned our holiday. Our adventure would last 10 days.
At the end of the great day awaited enthusiasm, he knocked on the door.
Our flight time was around 22:00. We living in Eskişehir, we set off at around 13:00.
(TR) İlk durak yüksek hızlı tren otogarıydı. 3 saat süren kısa bir yolculuktu. Pendik’te biraz vakit geçirdikten ve yemek yedikten sonra havaalanına koyulduk. Uçak saatimiz sonunda geldi. Artık Türkiye sınırlarından çıkmıştık.
(ENG)The first stop was the high-speed train bus station. It was a short trip lasting 3 hours. After spending some time in Pendik and having dinner, we went to the airport. Our plane hour has finally arrived. Now we have emerged from the border with Turkey.
(TR)Uçağa binme sırasını beklerken artık etrafımda yarı türkçe yarı rusça konuşmalar başladı.Uçak yolculuğu 6 saate yakın sürdü. Gözlerimi açtığımda güneş yeni doğuyordu. Parsel parsel bölünmüş çoğunluğunu sarı ekinlerin oluşturduğu çok büyük bir arazinin olduğu yerdeydik.Bazı yerlerde küçük küçük evlerden başka bir şey yoktu.Uçak 3 4 dakika sonra inişe geçti. Manas Havaalanına iniş yaptığımızda bizden başka sadece bir uçak daha vardı.Tertemiz bir hava vardı. Etraf çok sessiz görünüyordu. İçeriye girdiğimde asker kıyafeti giymiş sert görünümlü bir kadın pasaportumu kontrol etti ve sanıyorum beni yabancı sanmadığı için rusça bir şeyler sormaya başladı çok iyi rusça konuşamadığım için eşim yabancı olduğumu nerede kalacağımı vs anlattı ve kontrolden sonunda geçebildik. Küçük bir havaalanıydı.Şaşırmıştım biraz ama bir yandan da çok fazla el değmemiş olması hoşuma gitmişti. Asıl isteğim gerçek kültürümüzü yaşamaktı.
(ENG) While I was waiting for the flight, the semi-Turkish, half-Russian conversations started around me. The plane journey lasted nearly 6 hours. The sun was just born when I opened my eyes. We were in a place where there was a very large area of divided, mostly yellow crops. In some places there was nothing but little houses. The plane went down after 3 minutes. When we landed at Manas Airport, there was only one other plane than us. He looked very quiet around. When I walked in, a tough-looking woman in a soldier's suit checked my passport. My husband spoke because I couldn't speak Russian very well. we were finally able to go through the control. It was a small airport. I was a little surprised, but I liked the fact that it wasn't too touched. My main wish was to live our real culture.
(TR)Kırgızistan'da kullanılan para birimi som olduğu için atmlerden dolarlarımızı soma çevirdik. Havaalanından çıktığımızda bir sürü taksi müşteri çekmek için birbiriyle yarışıyordu. Bazı araçlarda direksiyon sağ tarafta bazılarında ise sol taraftaydı.Bindiğimiz araç minik japon araçları gibiydi. Arabanın ekranında japonca birşeyler yazıyordu çok şaşırmıştım.Neden olduğunu sorduğumda ise çok rahat araç ticareti yapılabildiği ve vergilerin çok düşük olduğu öğrendim. Etrafta sovyet döneminden kalmış araçlar da vardı, çok sık görmeye alışık olmadığımız aşırı lüks araçlarda vardı. Vergiler düşük olduğu için neredeyse araba fiyatları bizdeki fiyatların yarısı kadardı.
(ENG) Since the currency used in Kyrgyzstan is som, we converted our dollars from ATMs to som. When we left the airport, many taxis were competing to attract customers. On some vehicles the steering wheel was on the right side and on the left side. The vehicle we were riding was like tiny Japanese vehicles. I was very surprised that it was writing something in Japanese on the screen of the car. There were also vehicles left from the Soviet era, too, in extremely luxurious vehicles that we are not used to seeing very often. Since taxes are low, car prices were almost half the price of us.
( TR) İlk durak yerimiz Tokmok adı verilen onların köy dediği ama bana göre küçük bir şehir diyebileceğim yerleşim yeriydi. Yollar çok büyüktü havaalanından çıktığımızda çok düzgün olan yollar biraz ilerlediğimizde bozulmaya başladı. Yolun sağ tarafı Kazakistan sınırıydı.Boş arazilerin arkasında çok büyük karlı dağlar uzanıyordu.
Bu doğal güzelliği mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Gördüğüm en güzel dağlar Kırgızıstan'daydı.
(ENG) Our first stop was the settlement called Tokmok, which they call a village, but I can call it a small city. The roads were very large. When we got out of the airport, the very smooth roads began to deteriorate when we moved forward a little. The right side of the road was the Kazakhstan border, behind the empty lands very large snowy mountains lay.
I recommend you to see this natural beauty. The most beautiful mountains I have seen were in Kyrgyzstan.
(TR) Sonunda Tokmok'a ulaştık. Ziyaret edeceğimiz eve gitmeden önce alışveriş yapmak için markete uğradık. Küçük küçük dükkanların olduğu bir yerdi.Marketlerin çoğu mahalle bakkallarına benziyordu.Diş doktorlarının bir sürü ofisi vardı.Biraz ilerlediğimizde bir avm ve banka şubeleriyle karşılaştık.Bazı yerler çok lüksken bazı yerler çok eskiydi.
(ENG) Finally we reached Tokmok. We went to the market to shop before we went home. It was a place where there were small shops, most of the markets looked like neighborhood grocery stores. There were a lot of offices of dentists. When we went a little bit we encountered a shopping mall and bank branches. Some places were very luxurious and some places were very old.
(TR ) Yollarda lepeşka adını verdikleri geleneksel ekmeklerini satan yerler vardı. Bir dükkandan 20 som karşılığında sınırsız interneti olan bir hat aldık. Bir hafta boyunca rahat bir şekilde sınırsız internet kullandık.
(ENG) On the roads were places selling traditional bread called lepeshka. We bought unlimited internet from a store. We paid 20 som. We used unlimited internet for a week.
(TR) Etrafta tek katlı etrafı çevrilmiş müstakil bahçeli evler vardı.Bazı evlerin çatılarında haçlar bulunuyordu.Çok fazla milletin ve kültürün bir arada yaşadığını öğrendim.Bir mahalle ileride kilise varken diğer mahallede cami vardı. Herkes birbirine ve kültürüne saygı duyarak huzurlu bir şekilde yaşıyorlardı.
(ENG) There were single-storey detached houses with surrounded gardens. There were crosses on the roofs of some houses. I learned that many nations and cultures lived together. There was a mosque in the other neighborhood while there was a church in the future. Everyone was living peacefully, respecting each other and their culture.
(TR) Türk misafirperverliğinin gerçek anlamını burda öğrendim.Dolu dolu sofralar birbirinden lezzetli yemekler...
(ENG) I learned the true meaning of Turkish hospitality here.Full tables full of delicious food ...
(TR) Yemeklerde et ve hamur işi ağırlıklı kullanılıyor.Mayonezli etli çeşitli salata çeşitleri vardı. Çorbaları püre kıvamında değil içerisinde tane tane belli olacak şekildeydi.Lagman adı verilen kendi ellerinde açtıkları etli bir yemek çeşidi var.Denediğim en güzel şeydi diyebilirim. Atkan çay adını verdikleri bir çay çeşitleri var. Sütlü kaymaklı bir çay. Geleneksel çayları olduğunu öğrendim kaymakla çok aram olmadığı için denemedim.İçerisine tuzlu bir ekmek olan sanzayı koyuyorlardı.
(ENG) Meat and pastry are mainly used in meals. there were too many salad varieties. Their soup was not mashed. There is a type of meat dish they open in their own hands called Lagman. I can say that it was the best thing I tried. There are a variety of tea they call Atkan tea. A creamy tea with milk. I learned that they had traditional teas and I did not try it because I did not like cream. They put the sanzza, a salty bread inside.
(TR) Eşim çok lezzetli olduğunu söylemişti. Ata çayını malesef denemedim.
(ENG) my husband said it was very tasty. Unfortunately, I haven't tried Ata tea.
(TR) Tokmok’ta bir süre kaldıktan sonra taksiye binerek Bişkek adı verilen başkente gittik.1 saat süren yolcuğumuza 5 10 lira gibi bir ücret ödedik.Benzin çok ucuz olduğu için insanlar taksiyi tercih ediyorlar.
(ENG) After staying in Tokmok for a while, we took a taxi and went to the capital called Bishkek. We paid a fee of 5 10 lira for our 1 hour journey. People prefer the taxi because it is very cheap.
(TR) Bişkek’te avm ve restaurantlar ağırlıklıydı.İnsanlar kalabalığın ritmine kendilerini kaptırmışlardı.
(ENG) There were shopping malls and restaurants in Bishkek. People were immersed in the rhythm of the crowd.
(TR) İlk olarak Ala Too Meydanı’nı ziyaret ettik. Etrafta küçük küçük seyyar satıcılar vardı.
(ENG) We first visited Ala Too Square. There were small peddlers around.
(TR) Şehrin merkezinde Panfilov adı verilen bir lunapark bulunuyor. Şehri daha güzel görebilmek için dönme dolaba bindik.
ENG) There is an amusement park called Panfilov in the city center. We entered the ferris wheel to see the city better.
(TR) 2 kişi 15 lira gibi bir ücret ödedik.
(ENG) We paid 15 lira for 2 people.
(TR) Yeni evlenen çiftlerin mutlaka ziyarete gittiği sönmeyen ateş …
(ENG) The never-ending fire that newly married couples visit.
Beyaz Saray.
(TR ) Bişkek ziyaretimizin ardından Isık Göl’e doğru yola koyulduk.Burada 2 katlı bir villa kiraladık.Etrafta bulunan bir otelden de yemek için anlaşma yaptık.
(ENG) After our visit to Bishkek, we set off towards Issyk Lake, where we rented a 2-storey villa.
(TR) Hayatımda bu kadar güzel manzarayı bir arada görmedim.Su çok soğuk ve tatlıydı. Cengiz Aytmatov'un neden Isık gölü bu kadar sevdiğini anladım.
(ENG) I have never seen such a beautiful view in my life. The water was very cold and sweet. Cengiz Aytmatov understood why he loved Isik lake so much.
(TR) 3 günlük burada kaldıktan sonra Ruh Ordo'ya müze ziyareti yapmak için gittik.
(ENG) After staying here for 3 days, we went to Ruh Ordo to visit the museum.
kırgız çadırları (kyrgyz tents)
içeride resim çekilmeden olmazdı tabi.
Kalpak adını verdikleri şapkalar (Hats they call Kalpak)
(TR) Ve son olarak bir kartalla resim çekilmeden dönemezdim.Çok heyecanlıydı.
(ENG) And finally, I could not return without taking a picture with an eagle.
(TR) Tatilimizin sonuna gelmiştik .10 gün çok hızlı geçmişti. Güzel hatıralarla Kırgızistan’a veda ettik. Göremediğim çok yer kaldı.Umarım tekrar ziyaret edebilme ve dağlara çıkabilme imkanım olur. Okuduğunuz ve vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.
(ENG) Our holiday is over. 10 days passed very quickly. We said goodbye to Kyrgyzstan with beautiful memories. I have a lot of places I couldn't see. I hope I will have the opportunity to visit again and go to the mountains.Thank you for reading and taking your time.
All photos taken by @appiades
Please Subscribe my Channel and Thanks for Supports...