Sevgili Günlük #24 | Sonsuzluk ve bir gün

Uzun yolda ilerlerken, bir yanım yol hemen bitiversin de gideceğim yere çabucak varabileyim derken bir yandan da uzadıkça uzasın istiyorum. Uzasın ki içimdeki yolculuğun menziline de varabileyim..

Güneşe yetişmeye çalışır gibi boyunlarını uzatmış ekinlerdir yol arkadaşlarınız çoğu zaman. Saatler boyunca sükûneti, dinginliği ve bir o kadar da yalnızlığı paylaşırsınız onlarla.
Doğanın bir başka gözle bakan ressamlara ilham kaynağı olan manzaralarından biridir İç Anadolu'daki kahve - sarı ve yeşilin her tonunun olduğu halı misâli tarlalar. Arada tarla faresiyle göz göze gelmek de vardır. Karşıdan karşıya geçen arkadaşlarından bazıları o kadar şanslı değildir bazen. :(

Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver
Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver
kaynak

Fondaki Balkan esintileri rüzgara karışırken, ölümün soğuk tarafı varlığını hissettiriyor. En çok da yoldayken gelir aklıma. Sanki son kez görecekmişim gibi etrafı, kendine çağıran ufuktaki dağları, manzarayı, ağaçları ve belki de her şeyi daha dikkatli seyrederim. Hem öyle olmasaydı elektrik direklerinin üzerine yuva yapmış leylekleri ve minik yavrularını besleyişlerini izleyemezdim. :p

Yemyeşil tarlaların arasındaki rengârenk çiçeklere dalıp giderken yolun karşısındaki kayalardaki hareketlilik dikkatimi çekti. Yuvalarına minik pencereler açan kuşlar birer birer uçup giderken aklımdaki tek şey onlarla beraber uzaklaşıp kaybolmak.. Çünkü;

Bir kırlangıç, bir su birikintisi bir parça gök
Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar
Böyle diyordu, yoldan geçen biri
ilhan berk

Çalı-çırpı, börtü-böcek hepsi kendi hâlinde bir ahenk içinde ve bakan gözlere de bir şeyler fısıldar gibiler. Yol kenarlarındaki gelincikler mesela. O kadar narin ve kırılgan olmalarına rağmen yağmura ve fırtınaya kafa tutup toprağa nasıl da sıkı sıkıya tutunuyor. Belki de bunun sırrını durmadan haykırıyorlar ama duymak için kulak vermek lazım..

Yol boyunca iğde ağaçlarının o miss kokusuyla ilerlerken, tam karşıdaki heybetli Erciyes Dağı'ndan gözlerimizi alamadık. Özellikle bu kavurucu sıcaklıkta zirvedeki karları görünce. :) Tam üzerinde pamuk yumaklarına benzeyen bulutlar anne elini andırıyordu bana. Güneşin sıcaklığından kar taneleri erimesin istiyordu sanki. :)

Her köşe başında bir kayısı heykeline denk geldiğimiz güzide şehrimizden geçerken, yol kenarlarında satılan yöresel lezzetlerden almamak olmazdı. :p
Geçtiğimiz her ilde küçük molalar vererek ilerleyip bir yandan da tarihi ve turistik yerlerin tabelalarını görünce dönüşte uğrama planları yapıyorduk. Bu yol hiç bitmeyecek sandım bir an. Neyse ki Keban Barajı'nın o ferahlık veren mavi sularını görebilmiştik. Çok az kalmıştı artık.

Yarın ne kadar sürer Anna?
Sonsuzluk ve bir gün kadar.
sonsuzluk ve bir gün

Filmde geçen replik gibiydi bu yılki doğum günüm. 🎈🎈🎈
Uzun ve yorucuydu tüm gün yolda olmak ama her şeye rağmen güzeldi..

Bana eşlik eden şarkılardan birini de paylaşmasam olmazdı. :)
"Ne zaman dinlesem içime dönüyorum." yazmış biri yorumunda. "Sanki kırgınlığım notalara düşmüş gibi." demiş diğeri.
Sözlerinin anlamından daha değerliydi benim için bu şarkı. Belki 'çok erken geldik varılacak yere', belki de geç..


Yolda tuttuğum notları uyumadan yazmak istedim,
umarım sabah tekrar okuduğumda editlemek zorunda kalmam. 🤷‍♀️

10 Haziran 2019

Sevgili Günlük #23 | bahar yağmurlarıyla gelirsen

H2
H3
H4
3 columns
2 columns
1 column
30 Comments